Türkiye'nin Birleşmiş Milletler (BM) Daimi Temsilcisi Feridun Sinirlioğlu, BM Güvenlik Konseyi'nde ABD'nin Suriye'nin kuzey doğusunda, Türkiye'nin destek verdiği muhalif güçlerinin kasten sivilleri hedef aldığı ve bu eylemlerin doğruluğu kanıtlanırsa ''savaş suçu'' teşkil edebileceği iddialarına ilişkin, ''Her türlü uluslararası hukuk ihlali soruşturulmalı ve failler sorumlu tutulmalı ve tabii ki buna Amerikalı ve diğer dostlarımızın düzenlediği operasyonlar da dahil edilmeli.'' dedi.
Sinirlioğlu, BM Güvenlik Konseyi'nde Türkiye'nin Suriye'nin kuzey doğusuna yönelik Barış Planı Harekatı'nın neden yapıldığını anlattı.
Harekatın, PKK/PYD/YPG ve DEAŞ'a karşı sınırlı bir sınır ötesi terörle mücadele operasyonu olduğunu belirten Sinirlioğlu, ''Terörle mücadele operasyonumuzu saldırganlık olarak gösteren ter türlü yalan beyanı şiddetle kınıyorum.'' dedi.
Suriye'de DEAŞ'a karşı en fazla mücadele veren, göğüs göğüse savaşan ve en büyük bedeli ödeyen ülkenin Türkiye olduğunu ifade eden Sinirlioğlu, PKK/YPG hakkındaki gerçeklerin ise kasıtlı bir şekilde gizlenmeye ya da unutturulmaya çalışıldığını, YPG'nin ABD istihbarat birimleri tarafından PKK'nın Suriye kolu olarak görüldüğü ve PKK'nın da AB, NATO ve ABD tarafından terör örgütü olarak kabul edildiğini söyledi.
Sinirlioğlu, bazı ülkelerin ise bir terör örgütüne karşı diğer terör örgütünün kullanılmasının kabul edilebilir olduğu varsayımıyla PKK/YPG'ye ağır silahlar temin ettiğini ve bu silahların Türkiye'ye karşı kullanıldığını kaydetti.
PKK/PYD'nin yerli Arap ve Türkmenleri kovarak bölgenin demografisini değiştirdiğinin Uluslararası Af Örgütü ve İnsan Hakları İzleme Örgütü tarafından belgelendiğini ifade eden Sinirlioğlu, yüz binlerce Suriyeli Kürt'ün ise Türkiye ve Irak'ın kuzeyine kaçtığını ve örgütün kontrolündeki bölgenin ''yeni totaliter bir terör devleti için test alanı haline geldiğini'' söyledi.
Barış Pınarı Harekatı'nın Türkiye'nin Suriye sınırındaki uzun süredir var olan terör tehdidini ortadan kaldırmak, Suriye'nin toprak bütünlüğü ve birliğini sağlamak, yerel nüfusu korumak ve Suriyeli mültecilerin gönüllü, güvenli ve onurlu dönüşünü sağlamaya yönelik uygun bir ortam yaratmak için düzenlendiğin belirten Sinirlioğlu, operasyonda sadece teröristlerin hedef alındığını ve uluslararası insani hukuka saygı gösterildiğini anlattı.
ABD ve Rusya ile varılan anlaşmar ve ''başarılı diplomatik çabaların'' ardından Türkiye'nin Barış Pınarı Harekatı'nı 22 Ekim'de durdurduğunu ancak harekat bölgesinde kalmış olabilecek terörist unsurlara karşı kendini savunma hakkını saklı tuttuğunu aktaran Sinirlioğlu, ''Ortak çabalarımız Suriye'nin kuzeyinde bir terör devletinin kurulmasını engelledi. Bu belki de herkes için iyi bir haber olmayabilir ancak Suriye'de barışı ve güvenliği yeniden tesis edecek siyasi süreç için çok önemli bir adım.'' dedi.