Büyük Selçuklu Devleti'nde oldukça önemli bir yere sahip olan Nizamülmülk, 10 Nisan 1018'de Horasan'ın Tus şehrinde doğdu. Kur'an-ı Kerim'i ezberledikten sonra Halep, İsfahan, Nişabur ve Bağdat'ta ilim tahsiline devam etti. Devrin meşhur alim, edip ve şairlerinin sohbet meclislerine ve derslerine katılıp inşa ve hitabet sanatını ileri seviyeye taşıdı. Selçuklular'ın Horasan'ı hakimiyeti altına almasından sonra babasıyla birlikte Selçuklular'ın hizmetine girdi. Bir süre Melik Alparslan'ın vezirinin idari hizmetlerinde görev yaptı. Daha sonra onunla anlaşamayıp Çağrı Bey'in yanına Merv'e gitti ve kendisinden büyük ilgi gördü. Çağrı Bey'in Nizamülmülk'ü oğlu Alparslan'a takdim ederken onu bir baba gibi kabul etmesini istediği rivayet edilir.

Nizamülmülk, Çarğı Bey'in vefatının ardından Tuğrul Bey döneminde Horasan'ı yönetti. Alparslan tahta geçtikten sonra 1063'te vezirliğe tayin edilen Nizamülmülk, zaferlerin kazanılması ve isyanların bastırılmasında önemli rol oynadı.

Sultan Melikşah'ın rakiplerini bertaraf ederek tahta geçmesinde büyük hizmetleri oldu. Melikşah zamanında Büyük Selçuklu Devleti için büyük tehlike oluşturan Hasan Sabbah ve adamlarıyla mücadeleyi devlet politikası haline getirdi.

Uzun süre devlet yönetiminde olan Nizamülmülk'ün idari tasarrufları, evlat ve kölelerinin önemli mevkilerde bulunması bazı devlet adamlarını rahatsız etti. Onu sultana şikayet ettiler. Melikşah, bu şikayetler üzerine Nizamülmülk'ü huzuruna çağırıp dinledi. Her defasında onu haklı bularak yetkilerini artırdı ve şikayetçileri ağır cezalara çarptırdı. Şikayetlerden sonuç alınamadığını gören Terken Hatun ile veziri Tacülmülk, açıkça Nizamülmülk aleyhine konuşmaya başladı. Oğlu Mahmud'u veliaht tayin ettirmek isteyen ve bu hususta Nizamülmülk'ü engel gören Terken Hatun, sultanı etkilemeye çalıştı.

Nizamülmülk'ün muhalifleri onun evladınınn ve adamlarının devlet içinde devlet haline geldiklerini, halkın bunlardan rahatsız oludğunu bildirip Melikşah ile Nizamülmülk'ün arasını açamay çalıştı. Bunun üzerine sultan Nizamülmülk'e haber göndererek yetkilerini aştığını ve hükümdarlıkta ortağı haline geldiğini bildirip kendisini vezirlikten azletmekle tehdit etti. O güne kadar bilgece sözlerle Sultan Melikşah'ı sakinleştiren Nizamülmülk bu defa sert bir üslupla yaptığı iyilikleri ev idari hizmetleri sultana hatırlatıp kendisini vezirlikten azlettiği takdirde tacının ve devletinin yok olacağını söyledi. Melikşah, bu gerginliğe rağmen onu görevden almadı.

Bu olayın ardından Sultan Melikşah Nizamülmülk, Terken Hatun, Tacülmülk ve diğer devlet adamlarıyla birlikte İsfahan'dan Bağdat'a hareket etti. Yolculuk sırasında Nizamülmülk, bir batînî fedaisi tarafından öldürüldü.

Melikşah, Terken Hatun ve Hasan Sabbah'ın azmettirici olduğu öne sürüldü. Ancak Melikşah'ın bu olaydan büyük üzüntü duyduğu ve yemin ederek ilgili olmadığını belirttiği kaydedilmiştir.

Nizamülmülk'ün öldürülmesi halkı ve askerleri galeyana getirmiş, bizzat Melikşah ordugahta dolaşarak askeri teskin etmek zorunda kalmıştır. Nizamülmülk'ün ölümünden 35 gün sonra Sultan Melikşah vefat etmiş; Nizamülmülk'ün kendisinin vezirlikten uzaklaştırılmasıyla taç ve tahtının yok olacağına dair sözleri keramet diye yorumlanmıştır.

Nizâmülmülk’ün çocuklarından Fahrülmülk, İmâdülmülk, Müeyyidülmülk, İzzülmülk ve Ziyâülmülk ile torunlarından bir kısmı Büyük Selçuklular’a ve Abbâsîler’e vezir olmuş, diğerleri de önemli devlet makamlarına getirilmiştir.

Selçuklular’da bir görev unvanı olarak ortaya çıkan “atabeg” tabirinin ilk defa Nizâmülmülk’e verildiği kaydedilmektedir.

Sultan Alparslan ve Melikşah dönemlerinde 29 sene vezirlik yapan Nizamülmülk, Selçuklu’nun eşsiz bir medeniyet kurmasında önem önemli köşe taşlarından biridir.

Nizamülmülk’ün göreve başlar başlamaz attığı en önemli adım, kendinden önce bozulan ilim sofrasını ve sosyal barışı yeniden tesis etmek olmuştur.

O, göreve başlayınca mezhep taassubu nedeniyle yurtlarında baskı gören ve sürülen, aralarında önemli âlimlerin bulunduğu beş yüze yakın ilim adamının yurtlarına geri dönmesini sağlamış, bu alimlerin adlarına medreseler kurarak itibarlarını iade etmiştir. Bu sayede devleti arkasına alarak başka guruplara baskı yapan, kendi düşüncesinden başka hiçbir düşünceye yaşama hakkı tanımayan tek düze anlayışı silip atmıştır.

İlme ve eğitime verdiği önem de dikkat çekicidir. Bağdat olmak üzere birçok şehirde ‘Nizamiye Medreseleri’ni kurmuştur. Onun yaptırdığı medreseler dünyanın ilk üniversiteleri sayılmaktadır.

Nizamülmülk, Selçuklu devlet teşkilatını da kuran isimdir. Oluşturduğu yönetim örgütüyle devletin her alanda sağlam temeller üzerine oturmasını sağlamış ve askeri alanda birtakım yenilikler getirerek İkta (Dirlik) denen sistemi geliştirmiştir.

Uyanış Büyük Selçuklu

TRT ekranlarında büyük beğeni toplayan Uyanış Büyük Selçuklu dizisi ile de adından söz ettiren Mehmet Özgür'ün canlandırdığı Nizamülmülk, tarihe mal olmuş kişiliğiyle birkez daha gündeme geldi. İsmiyle müsemma bir devlet adamı olan Nizamülmülk Büyük Selçuklu İmparatorluğu'nun devlet yapısının oluşmasında başrol oynamıştır. Sultan Alparslan'ın veziri Sultan Melikşah'ın Hace'si, büyük devlet adamıdır. 

Yorumlar 1 Yorum Var
  • Erhanca 27.01.2021 20:33
    ah ahhh Türkiye Cumhuriyeti bir medeniyet inşa edemiyor, edemedi. Nizamülklere, Alparslanlara, Kılıçarslanlara, Tuğrul Beylere ihtiyacımız var.