İstanbul Topkapı Üniversitesi Öğretim Üyesi ve ASAM TÜRK DEGS Başkanı Müstafi Tümamiral Doç. Dr. Cihat Yaycı Haber 7 için EFES 2022 Tatbikatı'nı ve Turkiye Yunanistan ilişkilerini değerlendirdi.
Yaycı konuşmasında, "EFES 2022 planlı ve kimseyi hedef almayan bir tatbikat. Bu tatbikat planlı olmasına rağmen her iki senede bir icra edilmesine rağmen sanki özellikle yapılmış gibi lanse etmeye çalışan, dünya kamuoyunu yanıltan Yunan hükümeti var. Klasik bu. Yunanistan önemli bir devlet değildir ama Yunanistan sabah Türkiye ile kalkar akşam Türkiye ile yatar. Yunan’dan dostluk ve iyilik bugüne kadar görmedik bundan sonra da görmeyeceğiz.
Adalar denizinde Yunanistan 23 adayı Lozan ve Paris Barış Antlaşmalarına göre gayri askeri statüde olmak kaydıyla almıştır. O adalarda asayişi sağlayabilecek bir müfreze asker ile sınırlandırılmıştır sayı. Neden gayri askeri statüde verilmiştir? Türkiye’ye tehdit olmasın diye. Tutanaklarda yazmaktadır. Statüyü bozmak egemenlik devir şartını ortadan kaldırıyorsunuz demektir. Türkiye bugüne kadar hiçbir Yunan adasına saldırmamıştır. Ancak Yunanistan, Türkiye’ye tehdit oluşturan bütün örgütlere ev sahipliği yapmaktadır. Bütün PKK’lılar, FETÖ’cüler Yunanistan’dadır. Haddini bilmeleri lazımdır. Sayın Cumhurbaşkanının bugün söylediği sözler son derece yerindedir.
Haber7’den özel bir şey daha söylemek istiyorum. 1947 Paris Barış Antlaşması’nda Menteşe Adaları yani 12 adalar ve Meis Adası İtalyanlardan alınıp Yunanistan’a verilmiştir. 1923 Lozan Barış Antlaşması’nda bu adalar İtalyanlara verilmişti. 1947 Paris Barış Antlaşması’nda masada Türkiye yoktur. Hukuken bu anlaşmada devir hükümsüzdür. Türkiye’nin buna itiraz etmesi gerekir. O zaman ne olur? Ya bu adalar İtalyanlara verilir ya da aslına rücu eder yani Osmanlı Devleti’nin halefi olan Türkiye Cumhuriyeti Devletine. Tüm milletçe, iktidarıyla muhalefetiyle bunun arkasında durmamız lazım. Bunlar milli meseledir. Yunanistan’da en ufak bir çatlak ses yoktur. Bizde de olmaması gerekir.
EFES 2022 tatbikatına 37 devletin katılması, 20’ye yakın devletin Genel Kurmay Başkanları, Başbakanları, Devlet Başkanları, Dış İşleri Bakanları, Savunma Bakanları’nın gözlemci olarak katılmaları, 13 devletin fiilen katılmış olması zaten Türk Silahlı Kuvvetleri’nin eriştiği seviyeyi de gösterir. Bu tatbikatlara eğitim seviyesini arttırmak için gelinir. Demek ki TSK’nın eğitim seviyesi o kadar yüksek ki diğer devletler katılıp seviyesini yükseltmek istiyor. Bu tatbikatta bilgisayar destekli kısım tamamen NATO sürülerine uygun olarak icra ediliyor. Daha sonra da fiili arazi tatbikatı var. Eğer bu tatbikat Yunanistan’a karşı olmuş olsaydı o zaman, “Amerika neden katılıyor? İtalya neden katılıyor? Bosna Hersek, Makedonya, Azerbaycan, Libya niye katılıyor?” gibi sorular sormak lazımdı. Yunanistan’ın bu tür suçlamaları karalamadır. Yerli ve milli silahların burada kullanılmış olması bir övünç kaynağıdır. Savunma sanayi firmalarımızın sergilerinin yapılması, silahlarının kullanılması çok çok önemlidir. " ifadelerine yer verdi.