Su altı canlılığı açısından ön plana çıkan İzmir'in Karaburun ve Seferihisar ilçelerinde görülmeye başlanan aslan balığı, fotoğraf sevdalısı dalışseverlere görsel zenginlik sunuyor.
Dalış turizmi hareketlendi
Ege'de, eğitim öğretim döneminin sona ermesi ve tatil sezonunun başlamasıyla dalış turizmi de hareketlendi. Tatil için Ege kıyılarını seçenlerden bazıları İzmir'deki dalış merkezlerin yolunu tutuyor.
Karaburun ve Seferihisar ilçelerini tercih eden dalışseverler, birbirinden farklı deniz canlılarını doğal ortamında görme imkanı buluyor. Profesyonel eğitimlerini tamamlayarak aldıkları brövelerle derin dalış yapanlar maksimum 30 metre derinliğe kadar inerek su altındaki canlılığı yakından gözlemliyor. Bazı dalgıçlar özel olarak üretilen su altı görüntüleme ekipmanları ile deniz yaşamını fotoğraflarken bazıları da canlıları izlemekle yetiniyor. Son dönemde popülasyonu arttığı gözlenen aslan balığı da fotoğraf tutkunu dalgıçlar tarafından su altında kayıt altına alınıyor. Yurt içi ve dışından gelen dalışseverler de aslan balığını fotoğraflamak istiyor.
"Türkiye'de en çok 'Müren'in olduğu bölge Karaburun"
Karaburun Dalış Merkezi sahibi Hamdullah Aras ise Karaburun'daki su altı canlılığın bu yıl daha iyi durumda olduğunu vurguladı.
Deniz suyu sıcaklığının bu yıl daha erken yükseldiğine işaret eden Aras, şunları aktardı: "Üç haftada su sıcaklığı 4-5 derece birden artınca su altındaki canlılar sürekli yer değiştirmeye başladı. Mürenleri özellikle bir hafta görüyorsun ikinci hafta bir bakıyorsun yer değiştirmiş. Orfozlarda çoğalma var. Karaburun'da 15 dalış noktamızda duvar ve resif dalışı yapılabiliyor. Bunlar hem birinci seviye hem de ikinci seviye dalışseverleri yakından ilgilendiriyor. Çünkü dalış noktalarımızın çoğu 30 metrelerde. 6 dalış noktamız ise birinci seviye dalgıçları ilgilendiriyor. Karaburun'da en çok görebileceğimiz müren. Türkiye'de en çok mürenin olduğu bölge Karaburun. Orfozu da bol olan bir yer. Onun dışında deniz tavşanları, papağan balıkları, karagözler, ahtapotlar bu bölgede bolca var."
"Su altında dalgıç yaklaşmadıktan sonra agresif bir tutum sergileme ihtimali yok"
Aydın Adnan Menderes Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü Hidrobiyoloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Murat Bilecenoğlu, aslan balığının zehirli ve istilacı bir tür olduğunu, genellikle kıyıdaki balık popülasyonu üzerinde bir av baskısı oluşturduğu bilgisini verdi.
Aslan balığının vücudundaki dikenlerin zehirli olduğuna işaret eden Bilecenoğlu, sözlerini şöyle tamamladı:
"Dikenleri zehirli olduğu için dikkat etmek gerekiyor. Suyun altında dalgıç yaklaşmadıktan sonra aslan balığının agresif bir tutum sergileme ihtimali yok. Su altında fotoğraf çekecek olanlar ya da dalış yapacak olanlar araya belli bir güvenlik mesafesi koyduktan sonra güvenli bir şekilde dalışlarını tamamlayabilirler. Kesinlikle dokunmamak lazım. Tutmaya çalışmamak lazım. Aslan balığının insana karşı agresif bir davranış içinde olduğuyla ilgili bir vaka bulunmuyor. Sıkıntı insanın bu balığa karşı agresif davranarak rahatsız etmesi. Şu an için deniz altında aslan balığı ile ilgili bir dalgıç yaralanması görülmediğini biliyorum."