Kadın ve Demokrasi Derneği (KADEM), tüm dünyada varlığını sürdüren kadına yönelik şiddete karşı duyarlılığı artırmak amacıyla düzenlediği kampanyalara bir yenisini ekledi. 

“25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü”nü de içeren haftada başlatılan kampanyanın teması, “ısrarlı takip”.
Dernek, kampanyayı önceki yıllarda olduğu gibi zorunlu yayın kapsamındaki bir kamu spotu ile başlattı. ‘'Israrlı takip bir şiddet türüdür ve suçtur’’ mesajının verildiği kamu spotunda, ısrarlı takibin bu yıl, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nda 
suç olarak kabul edildiği hatırlatılıyor ve bu konuda toplumda bir farkındalık yaratmak hedefleniyor. 
Faillere, ısrarlı takip sırasında suç işledikleri; 
Mağdurlara ise “Yasaya Tutun” sloganı ile ısrarlı takibe uğradıkları zaman yasaların yanlarında olduğu hatırlatılıyor. 
Kamu Spotunun yanı sıra saha ve sosyal medya çalışmalarını da içeren kampanyanın basın lansmanı, KADEM’in İstanbul Edirnekapı’daki Kadın Destek Merkezi’nde düzenlendi. KADEM Mütevelli Heyet Başkanı Sümeyye Erdoğan Bayraktar, KADEM Yönetim Kurulu Başkanı Saliha Okur Gümrükçüoğlu ve yönetim kurulu üyelerinin katıldığı kampanya tanıtımında, Aile Bakanlığı iş birliği ile hazırlanan ve zorunlu yayın kapsamına alınan kamu spotunun ilk gösterimi yapıldı. 
45 saniyelik film; fiziki ve dijital takibe uğrayan genç bir kadının hissettiği sıkışmışlık ve dehşet duygusunu, telefon ekranı ve bu ekranı sembolize eden cam engelle anlatıyor. Telefonuna gelen mesaj ve aramaların (ısrarlı takibin), genç kadının duygu dünyasında açtığı yaralar, camdaki çatlaklarla sembolize ediliyor. 
 

“Yasaya Tutun” mesajı ise ısrarlı takibin suç kapsamına girdiği 5237 sayılı TCK’nın camı kırmasıyla veriliyor.

Kampanya tanıtım toplantısında konuşan KADEM Mütevelli Heyet Başkanı Sümeyye Erdoğan Bayraktar, kadına yönelik şiddetin bütün dünyanın ortak  sorunu olduğunu hatırlattı, KADEM’in en önemli çalışma alanlarından birinin Hak Savunuculuğu olduğunu söyledi. 
Kampanyanın ayrıntılarına da değinen Sümeyye Erdoğan Bayraktar, “Hazırladığımız kamu spotuyla ve sosyal medya içeriklerimizle ısrarlı takibin hak ihlali ve bir şiddet türü olduğuna dikkat çekmek, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununa göre ısrarlı takibin suç kapsamına girdiğini kampanyamız vasıtasıyla herkese duyurmak istiyoruz. Çünkü özellikle son yıllarda kadınların gerek fiziksel gerekse telefon ve sosyal medya üzerinden ısrarlı takibe maruz kaldığını biliyoruz. Hangi yolla olursa olsun ısrarlı takip, kadını korkutan, tedirgin eden, baskı altına alan, huzur ve sükûnunu bozan ve güvenlik endişesi taşımasına yol açan bir eylemdir. Aynı zamanda her ısrarlı takibin, fiziksel şiddete dönüşme potansiyeli taşıdığını da göz ardı etmemek gerekir” dedi. 
Sümeyye Erdoğan Bayraktar şiddetin çözümü konusuna da değindi. “Bu sorunu sadece kanunlar, yasal düzenlemeler ve cezalarla çözemeyiz. Kadına yönelik şiddet, öncelikle herkesin insani, ahlaki ve vicdani çerçevede yaklaşması gereken bir mesele… Toplum olarak şiddetle mücadele etme, bilinçlenme ve şiddete dayanak çıkan zihniyetin dönüşmesini sağlayacak adımlar atma noktasında sorumluluklarımız var. Kadının insanlık onurunun korunduğu, sevgi ve merhametin hâkim olduğu ilişkiler, güvenli aileler ve sağlıklı nesiller adına, toplumun her bir ferdini şiddete karşı mücadelede sorumlu görüyor ve bu sorumluluğu üstlenmeye davet ediyoruz.  Toplumsal bilinçle, yasal düzenlemelerle, caydırıcı cezalarla, devlet/sivil toplum işbirliğiyle ve en önemlisi de kadın-erkek hep birlikte bu insanlık ayıbının üstesinden geleceğiz” sözleriyle herkesi bu toplumsal sorumluluğu paylaşmaya davet etti.
KADEM’in bu yılki kampanyası, zorunlu yayın kapsamındaki spot filmin yanı sıra saha ve sosyal medya çalışmaları ile gerçekleşecek. Sahada yurt genelinde billboardlar ve dijital ekranlarda gösterimler yapılacak, bunun yanı sıra başta İstanbul olmak üzere toplu taşıma araçlarındaki tutamaçlarda “yasaya tutun” mesajı verilecek. Genç Kadem gönüllüleri de yasanın önemini hatırlatan uçan balonlarla sokakta olacak.
Türkiye’de Israrlı Takip Suçu

Kadına yönelik şiddetin bir türü olan “ısrarlı takip” Türkiye’de 27.05.2022 tarihinden itibaren yeni bir suç tipi olarak 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’na eklendi. Yasaya göre ısrarlı takibin suç teşkil etmesi için; 
Israrlı bir biçimde bir kimseyi fiziken takip etmek,
Bilişim sistemlerini, haberleşme yahut iletişim araçlarını veya üçüncü kimseleri kullanarak ısrarlı bir şekilde temas kurmaya çalışmak,
fiillerinden herhangi birinin gerçekleşmesi gerekiyor. Israrlı takibin, mağduru ciddi şekilde huzursuz etmesi, konunun yargıya taşınabilmesi için yeterli bir sebep.
Israrlı takip suçunu işleyen kişiye, suçun niteliğine bağlı olarak 6 aydan 2 yıla kadar hapis cezası veriliyor.  Bu suçun; çocuğa, ayrılık kararı/boşanılan eşe karşı işlenmesi veya mağdurun okulunu, işyerini, konutunu terk etmesine neden olması yahut hakkında uzaklaştırma kararı verilen fail tarafından işlenmesi halinde ceza, 1 yıldan 3 yıla kadar artırılabiliyor.
 

KADEM’in Önceki 25 Kasım Kampanyaları 
KADEM, her yıl “25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü”nde tüm dünyada varlığını sürdüren şiddete karşı duyarlılığı artırmak amacıyla kampanyalar düzenliyor. ‘’Bir insan hakları ihlali olan kadına yönelik şiddet; dil, din, ırk, sınıf, cinsiyet ayırt etmeksizin tüm toplumların ortak sorunu’ diyen KADEM, kadınların onurları ile yaşayabileceği adil bir dünya inşa etme hedefine; hak savunuculuğu ve literatüre katkılarının yanı sıra toplumsal bilinç oluşumuna yardımcı kampanyalarla ilerliyor.
KADEM, önceki yıllarda “Sen Varsan Şiddete Yer Yok”, “Şiddete Göz Yumma”, “Şiddete Hakkın Yok”,  “Sevgi ile Şiddet Yan Yana Gelmez” gibi kampanyalar düzenleyerek bu uluslararası soruna dikkat çekmişti. 

Yorumlar 7 Yorum Var
  • Toprak Deliorman 25.11.2022 14:18
    yeter artık bu mağdur edebiyatı. sizin saçma sapan fikirleriniz sebebi ile kadın erkek kimsenin birbirine güveni kalmadı. aile toplum yapısına zarar veriyorsunuz
  • Hükümet Kararı 25.11.2022 14:00
    Israrlı takip suçtur.... Ama 21. yüzyıl Türkiyesi'nde bütün suçların cezası iptal edilmiştir. Çünki her suçlu saygıdeğer bir seçmendir...
  • zeki 25.11.2022 13:45
    Şiddet kime uygulanırsa uygulansın suçtur mücadele edilmelidir. Kadına kötü de erkeğe çok mu iyi... Bu yapılanlar kadın koruma adına Aileyi yok etmektir.. Hatadan dönülmelidir.Ayrımcılık yenilerini getirir.
  • antikor 25.11.2022 13:42
    dogru.. kadin istemedigi anda erkek onu birakmasi gerektigini bilmeli ve ögrenmeli.. Türk erkekleri cok tutucu ve bagimli oluyorlar herseye.. bazi seylerden ayrilmayi ve birakmayi ögrenmeli.. gurur ve intikam duygusundan arinmali.. bunlar Türk erkeklerinde cok oldugu icin malesef cok sapkinlik yapiyorlar.. ben erkek olarak bunu gözlemledim.. hem kendimde hem baska erkeklerde.. haksizliga karsi ketum olunmali.. ALLAHIN adaletine güvenmeli.. sabirli olmayi ögrenmeli.. banada iftira atildi.. ama.. en sonunda kazanan ben oldum hep.. cünkü sabrettim herseye ragmen..
  • Attila 25.11.2022 13:37
    İnsan sevmediği biriyle evlenmemesi gerekir. Mantık evliliği tamamen şans işi. Sevdiği için değil de tamamen mantıklı geldiği için bireyler birbirlerini seçiyorlar. Daha mantıklı bir seçenek karşılarına çıktıklarında da tabiki de aldatıyorlar ya da boşanıyorlar. Ortada sevgi falan yok. Türkiye'deki evliliklerin %90'ı böyledir belki de. Zaten Türk kadınlarının pek sevgiyle falan ilgilendiklerini sanmıyorum. Tek düşündükleri rahat bir yaşam, bol instagram postları, tatiller, arabalar falan. Doğal olarak erkek de o kadını dış güzelliği için seçiyor. Günün sonunda biri diğerini aldatıyor.
Daha fazla yorum görüntüle