Tokat'ın 14 bin nüfuslu Pazar ilçe belediyesi, Kahramanmaraş merkezli depremlerden büyük ölçüde etkilenen Malatya'da günlük 12 bin porsiyon yemek çıkartarak, yaraların sarılmasına katkı sunuyor.
Tokat, Pazar Belediyesi, depremin ilk günlerinden itibaren günde 12 bin kişilik yemeği depremzedelere ulaştırıyor. Belediye meclis üyeleri ve çalışanlarla beraber Malatya'ya gelen Pazar Belediye Başkanı Erdoğan Yılmaz, AA muhabirine deprem sonrası yürüttükleri faaliyetler hakkında bilgi verdi. Kıyafet, gıda gibi yardım malzemelerinin toplanması ve dağıtımı için ilçe olarak tek vücut olduklarını aktaran Yılmaz, belediyenin aşçısını, seyyar mutfağını alarak Malatya'ya geldiklerini söyledi. "İlçemiz 14 bin nüfusa sahip. İkinci günden sonra biz burada 12 bin porsiyon yemek çıkartmaya başladık." diyen Yılmaz, dostluğun böyle günlerde belli olduğuna işaret etti.
Kardeşlerini zor günde yalnız bırakmamak için canla başla çalıştıklarını ifade eden Yılmaz, "Cenaze evinde yemek pişmez. Dostları gelir, pişirir mantığıyla hareket ettik. Malatya Belediyesi buradaki enkaz, cenaze işleri, enkaz kaldırma, yaralı kurtarma işlerini yaparken biz de hayat kurtaran arkadaşlarımıza, emniyet güçlerine 24 saat boyunca yemek çıkarttık. 54 yaşındayım. İnsanlığımın en güzel günlerini geçirdim burada. Acıları paylaştık, ağladık. Dertleri dinledik." ifadelerini kullandı.
Gönüllülerle beraber ihtiyaç sahiplerinin konum attıkları yerlere gittiklerini vurgulayan Yılmaz, Tokat'tan hayırseverlerin getirdiği 250 sobayla köylerden toplanan odunları da çuvallayarak depremzedelere teslim ettiklerini kaydetti.
"Onbeşliler gardaşlarının yanında" sloganıyla yola çıktıklarını belirten Yılmaz, şöyle konuştu:
"Onbeşliler deyince insanın yüreğini çekiyor. Tokat'tan 15 yaşında ve üzerinde olanlar Çanakkale Savaşı'na gitmiş. Biz de onbeşlilerin torunlarıyız. Onbeşlilerin torunları olarak bugün de burada aynı Çanakkale gibi zaferle sonuçlanacak, bir bedel ödenecek bir şey yaşadık. Çünkü bombalansa 10 şehir bombalanamazdı. Ecdat ne diyor? 'Devleti yaşat ki millet yaşasın, milleti yaşat ki devlet yaşasın'. Biz de onbeşlilerin torunları olarak burayı bir cephe olarak gördük. Burada kardeşlerimizin yanında olmak istedik. Bunlarla beraberiz, kovulana kadar da gitmeyeceğiz."