İsrail'in Filistin'e yönelik saldırıları devam ediyor. İsrail güçleri geçtiğimiz günlerden bu yana Gazze'nin kuzeyine karadan da girmeye başladı. Peki kara savaşında İsrail'in stratejisi nedir? Haber7 muhabiri Yavuz Selvi Haber7 Güvenlik Analisti Dr. Eray Güçlüer ile konuştu.
"İSRAİL'iN EN BÜYÜK ZAFİYETİ HAVA DESTEĞİ OLMADAN KARA SALDIRISI YAPAMIYOR"
Haber7 Güvenlik Analisti Dr. Eray Güçlüer şunları söyledi:
Beyt Hanun diye bir yer var. Buradan Gazze şeridine kadar olan mesafe 3 km. Yani 3 kilometrelik bir alana kadar girebildiler. Tabii bazı nokta operasyonları, esirleri kurtarma amaçlı yapmaya çalıştılar. Fakat bu başarılı olamadı. Hamas güçleri üç girişimi de etkisiz hale getirdi. Çatışmaların Beyt Hanun-Beyt Lahya hattında yoğunlaştığını biliyoruz ve yine aldığımız bilgiler henüz Beyt Hanun'u kontrol edemedikleri. Tabii burada yoğun bombardıman nedeniyle ciddi bir kara saldırısı beklentisinin aslında boşa çıktığını görüyoruz. Dikkat edilmesi gereken asıl husus neden en uzak noktadan bunu deniyorlar? Aslında iki sebebi var. Birincisi dikkat edilirse tek noktadan girme. Yani kuzeyden, batıdan, doğudan girme şeklinde değil. Bunun bir anlamı var tabii. İsrail'in tank ve mekanize birlikleri bir kuzey hattında, iki doğu hattında konuşlanmış durumdalar. Dolayısıyla burada tek yönlü girme yaparak kuzeyden ve güneyden ateş desteği sağlayabiliyorlar. Bu da şunu gösterir. Ateş desteği olmadan bir kara saldırısı hava kuvvetlerine rağmen yapamıyorlar. Bu İsrail'in büyük bir zafiyetini açığa çıkarıyor aslında. İkincisi normal şartlarda birden fazla noktadan girme yapılması lazım. Bir alanı kontrol edebilmeniz için. Tek yönlü girme birden fazla girmeyi yapamadıklarını gösterir. Bu da ikincisi.
"GAZZE'NİN KUZEYİNDEKİ GAZ SAHASI STRATEJİK HEDEF"
Ama burada daha sinsi bir stratejik plan olduğunu da size göstermek isterim. Beklendiği gibi İsrail, Gazze şehrine yönelmiyor. Herkes Gazze'yi bekliyor değil mi? Evet. Gazze'ye şeridiyle bu yerler arasındaki bölgeyi kontrol etmeyi amaçlıyor. Amaç küçük bir parça koparmak. Ama bu küçük parçanın çok büyük bir stratejik önemi var. O da gaz sahası. Demek ki ilk etapta bu stratejik alanı kendi kontrollerini alabilmek için bu küçük parçayı koparıp muhtemelen Bundan sonra da sivil İsrailli işgalcileri buraya yerleştirmek. Aynı Batı Şeria'da olduğu gibi.
"İSRAİL'İN GAZZE PLANI İLE KÜRESEL GÜÇLERİN ORTA DOĞU PLANI KOORDİNELİ YÜRÜYOR"
Şimdi çok büyük bir askeri güç hem Doğu Akdeniz'de hem de Kızıldeniz'de birikmeye başladı . Biz hep şunu merak ettik. Bu kadar büyük bir güç. Gazze için fazla değil mi? Çok fazla. İkincisi Gazze burada Kızıldeniz'e niye gidiyorsunuz? Şimdi burada Kızıldeniz'deki askeri varlığın bir meşruiyet sağlayabilmek amacıyla bir baktık ki Yemen'den füzeler atılmaya başlandı. İsrail'in Gazze'yi ilhak planıyla küresel güçlerin Orta Doğu'yu yeniden şekillendirme, stratejik planı birbiriyle koordineli yürüyor. Aslında üç ana aktör var. Ama neden burası Hamas'la İsrail arasındaki mücadele varken ne oldu da birden huşiler Yemen'den buralara füze atılıyor. Bunun iki sebebi var.
"ORTA DOĞU'YU YENİDEN ŞEKİLLENDİRMEK İSTİYORLAR"
Birincisi dünyanın bütün ilgisi şu an Gazze'nin üzerinde. Eğer bu ilgiyi buradan alıp başka bir noktaya taşıyabilirlerse İsrail buradaki insanlık dışı barbarca eylemlerini çok daha fazla yapabilme kabiliyetine sahip olacak. Şu an isteseler de istemeseler de dünya toplumlarının İsrail üzerinde bir baskısı var. İkincisi İsrail'in Hamas'la mücadelesini bahane ederek hem Doğu Akdeniz'e hem de Kızıldeniz'e toplanmış olan o büyük devasa askeri varlığı aslında üç aşamalı olarak, kullanarak Orta Doğu'yu yeniden şekillendirmek.
"OLAYLAR DİĞER ORTA DOĞU ÜLKELERİNE SIÇRAYABİLİR"
Olayın başta Suudi Arabistan olmak üzere diğer Orta Doğu ülkelerine sıçrama ihtimali var. Çünkü yönetimlerle halk arasında da bu konuda çoğu ülkede ihtilaf var. Her ne kadar Orta Doğu'daki yönetimler İsrail ve Amerika'ya adeta bağımlı hale gelmişlerse de toplumlar bu noktada yönetimlerle çoğu yerde ayrışıyor. Ürdün de dahil buna. Yani Mısır, Ürdün, Suudi Arabistan ve diğer körfez ülkeleri bu noktada bir domino etkisine maruz kalabilirler. Tam da bu noktada çatışmanın gelişmesi ilerlemesi ihtimaline karşı dikkat edin Ne oldu? Çin, Umman'a hemen Yemen'in komşusudur. Askeri güç gönderdi. Rusya bunun için hazırlıklı olduğunu ya da hazırlanmakta olduğunu ifade etti. Yani orada Umman'a, Çin'in, askeri güç göndermesinin sebebi aslında Yemen'deki olası gelişmelerin yayılma ihtimalidir. Ve İran'ı koruma isteğidir. Ve dikkat edin, daha önce ne yaptı? Geçtiğimiz Amerika TAHAT hava savunma sistemini kurdu. Böylece en nihayetinde İran'ın olan küresel güçlerin mücadelesi bittiğinde İran'ın olası saldırısını bekliyorlar. Bunun için de şimdiden bu hava savunma sistemini kurdular. Peki amaç ne burada? Burada aslında şu anki mevcut siyasal yapılar daha küçük parçalara ayrılıp dünyanın enerji deposu olan Orta Doğu'nun bütün güç ve kaynaklarının tamamen Amerika'ya ve Avrupa'ya akmasının sağlanması.
Eğer Orta Doğu devletleri daha küçük parçalara dönüşürlerse toplumsal bütünlükler parçalanırsa bunlar kendi başlarına kurumsal yönetimler kuramayacaklar. Kurumsal yönetimler kuramadıkları zaman adeta küresel güçler. Oralara eski 1800-1900'lü yıllar arasındaki dönemde olduğu gibi adeta kendi despot valilerini atamak suretiyle ya da kendilerine bağlı birer kişiler orada görevlendirmek suretiyle başka hiç kimsenin katkısı, desteği ya da müdahalesi olmadan Orta Doğu'daki bütün enerjiyi almış olacaklar.
"KÜRESEL GÜÇLER TEPİNMEYE BAŞLADI"
İşte tam bu noktada İran'ın artık son çare olarak müdahale etmesi gündeme gelebilir. İşte bunun için merak edilen soru şu. Bu durumda Çin ve Rusya ne yapacak? Çin'in oraya asker gönder Rusya'nın hançer füzelerini kullanırım demesi yani burada sen bir iş yapacaksın. Yeni denklem kuracaksın. Kusura bakma. Biz de bu denklemde yer almak istiyoruz. Biz de bu pastadan pay almak istiyoruz. Yoksa Gazze falan umurlarında değil. Artık büyük küresel güçler tepinmeye başladılar. Yani birbirleriyle mücadeleye girme ihtimali var.Husilerle İsrail arasındaki mesafe 2200 km. Yani eğer bir füze kullanmışlarsa ve gerçekten bu İsrail'i tehdidini bu orta menzil baristik füze olmalıdır. Bu orta menzilli bir balistik füzenin bir tek füze ağırlığı yirmi bir tondur. Şimdi bu buraya görünmeden nasıl gelir? Yani bu doğrudan müdahaleyi gerektiren zaten bir şeydir yani. Göz mü yumuldu? Ya da orta menzil, balistik füze diye atılan başka bir şey mi? Çünkü diyor ki Kızıldeniz'den atıldı. Kızıldeniz'den karadan karaya füze atamazsınız. O zaman deniz pilatformu vardı. Yani bir belirsizlik, bir karmaşa, bir bilgi kirliliği var. Ama sonuçta bütün bunların arkasında bir provokasyon olma ihtimali son derece yüksek.
"İRAN'I ZAYIFLATIP SAVAŞA SOKMAYI PLANLIYORLAR"
Dolayısıyla üçüncü kademe İran'ın zayıflatıldıktan sonra savaşa sokulması. Yani denklem bu. Bu olur mu olmaz mı? Olacak mı? Olmayacak mı? Bunu bilemiyoruz şu an. Yani neticede bir bloklaşma var ve dünya daha fazla ayrışmaya başladı. İran, Çin, Rusya hattı ile batı ve Amerika hattı iyice ayrışmaya başladı. Bunun olası gelişimleri çok ciddi ve çok tehlikeli sonuçlar oluşturabilir.
"KATAR VE SOMALİ ÜSLERİNDEKİ ASKERİ VARLIĞIMIZ ARTIRILMALI"
Türkiye aslında yapacağını yapıyor. Yani bir kere siyasal istikrarını muhafaza ediyor. İki, o kadar çok savunma sanayinde gelişmeler artık takip edemiyoruz. Dolayısıyla Türkiye aslında devlet aklı şu anlattığım senaryoyu çok önceden görmüş durumda ve buna karşı hazırlıklı Türkiye. Şunu söyleyebilirim Türkiye'yle ilgili son cümle olarak. Bizi istemediğimiz bir savaşın içine çekemezler. Zayıfsanız sizi çekerler. Zayıfsanız o ülkede provokasyon yaparlar. Manipülasyon yaparlar ve o ülkeyi bir belanın içine çekerler. Ama güçlüyseniz ki güçlüyüz. Yani Orta Doğu'nun en güçlü ülkesi.
Türkiye ayrıca Somali'deki askeri varlığını ve Katar'daki askeri varlığını mutlaka güçlendirmelidir. Yine çok şu an dikkate almıyoruz ama bu çatışmaların Afrika kıtasına da ribaunt etkisiyle sıçrama ihtimali var. Orada da küresel güçlerin büyük bir mücadelesi önümüzdeki dönemde söz konusu olabilir. Orada da dikkat edin Cebeli Tarık Boğazı'na hakim olan Fasla da yine ilişkilerin geliştirilmesi önem arz etmektedir.
Onları paydaş olarak bir Azerbaycan gibi bir Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti gibi bir paydaşlık ilişkisi şekline dönüştürebilirsek ve bunlar bizimle birlikte bir olası üçüncü küresel savaşa katılmazlarsa bunu sağlayabilirsek, üçüncü küresel savaş mücadelenin sonunda oluşacak dünyadaki üçüncü yeni küresel sistemin başat aktörlerinden birisi Türkiye olur. O yüzden stratejiktir.
-
Erdem
04.11.2023
00:57
Yılanın başı abd. orada büyük bir kargaşa çıkarmalı bu kafirleri birbirine düşürmeli. Kendi kendilerini bitirsinler.
Beğen
-
Yağız
03.11.2023
00:21
Esirleri çatılara baglasalardi bu kadar bombardıman yapamazlardi
Beğen
/ 5 kişi beğenmiş
-
Ömer
03.11.2023
00:15
Tam yerinde bir isabetli bir izah
Beğen
/ 5 kişi beğenmiş
-
Bir müslüman
02.11.2023
22:03
Öok değerli ve bilgi dolu bir yorum izledim. Yakından takip ettiğim konularda bile çok farklı bilgi ve analizler sınıyor bu komutanımız.
Beğen
/ 7 kişi beğenmiş
-
hıghlander
02.11.2023
20:27
Komutanın dediği gibi,aynen ,tüm manzarayı çizmiş,nokta.
Beğen
/ 8 kişi beğenmiş
Daha fazla yorum görüntüle