Haber7 - ÖZEL

Yerel seçim atmosferine giren Türkiye'de bütün dikkatler İstanbul'a çevrilmiş durumda. Son 5 yılda çözümsüz sorunlarla boğuşan megakent İstanbul'da CHP'li Ekrem İmamoğlu yönetimindeki İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nde zihniyet değişimi olasılığı oldukça yüksek görülüyor. İstanbul'un yaşadığı problemleri ve çözüm yollarını en iyi AK Parti kadrolarının bildiği değerlendiriliyor.

Kanal7 Medya Grubu olarak bu hususta İBB AK Parti Grup Başkanvekili ve Esenler Belediye Başkanı Tevfik Göksu ile bir araya gelerek İstanbul'un dünü, bugünü ve yarınına ilişkin enine boyuna görüşme gerçekleştirdik.

Haber7 Genel Yayın Yönetmeni Osman Ateşli, Ülke TV Genel Yayın Yönetmeni Hasan Öztürk, Ülke TV Tüzel Kişi Temsilcisi Mustafa Yıldız, Haber7 Yazarları Ferhat Murat ve Zekeriya Say, Başkan Tevfik Göksu'nun nazik ziyaretine icabet ederek Esenler'e çıkarma yaptı.

 

Osman Ateşli, Hasan Öztürk ve Ferhat Murat'ın sorularını cevaplandıran Başkan Tevfik Göksu, rakamlarla mevcut İstanbul Büyükşehir Belediyesi yönetiminin adeta röntgenini çekti. Tevfik Göksu, iç hesaplaşma içerisindeki CHP’nin sorunlarını büyükşehir belediyesine yansıttığını dile getiren Göksu İstanbul’un yönetilemediğinin Sayıştay raporlarına da yansıdığını söyledi.

Tevfik Göksu, afet durumlarında ulaşılamayan İstanbul’un büyükşehir belediye başkanı Ekrem İmamoğlu’nu eleştirdi. İmamoğlu’nun başkanlık dışında her şeye talip olduğunu ifade eden Esenler Belediye Başkanı, “Onun derdi İstanbul değil, koltuk.” dedi. İBB yönetiminin CHP’ye devredildiğinden beri hızla borçlandığına değinen Göksu, belediyedeki liyakatsizliğe ve imkanların tek bir kişi için kullanılmasına adeta isyan ederek “İstanbullu bunu hak etmiyor” dedi. İstanbul’un deprem konusunda yeterli tedbirler almadığını belirten Tevfik Göksu, İstanbul'daki kentsel dönüşüm faaliyetlerini durdurmak için CHP ile İBB’nin tam 1537 dava açtığını vurguladı. Başkan Göksu, şehrin her geçen gün geriye gittiğini de sözlerine eklerken İstanbul’un eski günlerine sadece AK Parti belediyelerinin hizmet anlayışıyla kavuşacağını söyledi.

 

ŞEHRİ BORÇ BATAĞINA SÜRÜKLEMİŞ

Sayın Başkanım, siz aynı zamanda İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nde AK Parti Grup Başkanısınız ve en son Meclis grubunda yaptığınız konuşma her yönüyle tartışıldı. Bir yönüyle de İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı’nı son derece rahatsız etmiş görünüyorsunuz ki üst üste açıklama yapma ihtiyacı hissetti. Orada benim dikkatimi çeken, İstanbul'un borç batağı haline gelmiş bir belediye olduğuna dair verilerdi. O borçlanma niye yapıldı? O borçlardan elde edilen gelir, o para nereye gitti konusunda benim merak ettiklerim var.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi kaynakları itibariyle çok güçlü kaynağa sahip olan bir belediye. Yani 28 Kasım'da biz bütçeyi oyladık. İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin 2024'e yılı konsolide bütçesi ne kadar biliyor musunuz? Tahmin edin 516 milyar TL. Bunun 213.5 milyarı o Saraçhane’de gördüğünüz binadaki Büyükşehir belediyesinin, diğeri İSKİ ve İETT şirketlerin toplam bütçesi. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanının seçimden önce kullandığı argümanlar vardı. İstanbul'a borçlanmak ihanettir, İstanbul’un öz kaynaklarını iki katına çıkaracağım, demişti. Çok basit bir istatistik verdim ben de. Sayın İstanbul Belediye Başkanı kendisine göre çarpmış, bölmüş, çıkartmış şu kadar borcu düşürdüm, diyor. Biz teslim ettiğimizde 30.06.2019'da 1.8 milyar Euro döviz borcu varmış belediyenin. Peki gelelim 30.09.2023 tarihine. Borcu 2.8 milyar euro. Düşmüş mü? Yüzde 52 artmış. Bu borç neyin borcu? Bizim borcumuzun karşısında ne var? Tüneller, viyadükler, sahil düzenlemeleri, binlerce yapılar, binlerce tesisler var değil mi? Geriye dönüp baktığınızda şu 1,8 ile ilgili çok şey söyleyebilirsiniz. Oysa şu anki yönetimde hiçbiri yok. Netice itibariyle İstanbul Büyükşehir Belediyesi bir kamu kurumu, bunun için de Sayıştay'a bağlı. Sayıştay diyor ki: Ey İstanbul Büyükşehir Belediyesi sen yönetilemiyorsun!

Ne zaman diyor?

Bakın çok ilginçtir yeni çıktı fırından. Belediye bünyesinde bulunan araçların sayısı da tam olarak tespit edilememiştir. 1258 tane aracın nerede olduğunu bilmiyoruz.

BAŞKANLIK DIŞINDA HER ŞEYE TALİP

İstanbul’un temel sorunu şu; İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı, başkanlık dışında her şeye talip. Mesela hatırlar mısınız? 14 ve 28 Mayısta yapılan seçimden sonra bir zoom toplantısı duyuldu. O tarihten sonra dedi ki; 200 defa toplantı yaptım. Bende mecliste sordum: Sayın Başkan, CHP’nin içini dizayn etmek için 200 defa toplantı yaptığınızı kendiniz ifade ettiniz. Acaba İstanbul’un geleceği için 200 defa toplantı yaptınız mı?

Bu şehri nereye taşımak istediğinize dair bir hedefinizin olması gerekir. Günü birlik vaatlerde ve günü kurtarmaya kalktığınızda sadece günü kurtardığınızda yani akşam saat 5 olduğunda “tamam, rahat, bugünü de atlattık” dersiniz. Bugün bu şehrin başında oturduğunu söyleyen Büyükşehir Belediye Başkanı, bu şehri yönetmek, bu şehri geleceğe taşımak gibi bir niyete sahip değil. Hep söylüyorum; İstanbul Büyükşehir Belediyesi, başkanını iki açıdan çok ilgilendirir. “Kasası ve masası”. Artık ben bile demiyorum CHP’nin İl Başkan Adayı çıktı dedi “Siz CHP’yi dizayn etmek için Büyükşehir’in kaynaklarını kullanıyorsunuz.” Cumhuriyet Halk Partisini dizayn etmek için 3 ayda İstanbul Büyükşehir Belediyesine alınan eleman sayısını biliyor musunuz?

Kaç adet?

8 bin 643.

 

BÜYÜKŞEHİR’İN İMKANLARI BİR KİŞİ İÇİN KULLANILIYOR

Bu son 3 ayda mı?

Evet, ne finansal yönetilebilirliği var ne diğer projeler için yönetilebilirliği var. Her şey kendi içerisinde akışına bırakılmış. Sadece Büyükşehir’in imkânları bir kişinin siyasi kariyerine odaklanmış ve bir kişinin siyasi kariyerinde hedeflerine ulaşabilmesi için sadece bir materyal olarak kullanılıyor.

Oysa bugün İstanbul’un çok önemli stres alanları var. Deprem, ulaşım, trafik, su, çevre… Bugün İstanbul’da herkesin odaklanması gereken ve düşünmesi gereken bir şeydir.

BİZİM YAPTIĞIMIZ HİZMETLERE KONDULAR

Her tarafa billboard astılar. “Aynı anda en çok metro yapan şehiriz.” Bu slogan kimin, biliyor musunuz? 2014 yılında Kadir (Topbaş) ağabeyin sloganı. Ve sana 105 kilometre inşaatı devam eden metro teslim etmişiz, bunu 82 kilometreye düşürmüşsün. 105 kilometreyi 82 kilometreye düşürmüşsün bir de çıkıp diyorsun ki “Ben tarihinde en fazla metro yapan Belediye Başkanıyım”. Mecliste de yüzüne söylediğim için rahatlıkla söylüyorum. İnsan bunu söylerken birazcık utanır! 47,3 kilometre metro yaptım diyor. Bu neye benziyor biliyor musunuz? Siz ÜLKE TV’nin başındasınız, kurdunuz, ettiniz, büyüttünüz. Emekli oldunuz sonra birisi geliyor diyor ki “ÜLKE TV’yi kurdum, büyüttüm, gurur duyuyorum”...

Hep sıfırlar trafiğe yükleniyor tabii değil mi başkanım ?

Burada Beylikdüzü’ne metro geliyor yazıyor. Gerçekleşme ne, sıfır. Çünkü her şey reklam ve algı üzerine kullanılmış. İstanbul Büyükşehir Belediyesi günü birlik yaşayan bir belediye. Ortaya uzun vadeli bir perspektif, uzun vadeli bir çözüm ortaya koyan bir belediye değil. Ama bu İstanbul'u nereye kadar taşır? Bugüne kadar AK Parti'nin mirası İstanbul’da vatandaş, hemen yansıyacağı, hemen hissedeceği eksikliği görmemiş olabilir. Ama hazine daha dayanmaz. Anadolu'da bir laf vardır. ‘Hazıra dağ dayanmaz’.

SİLÜETİ BURDA, RUHU BAŞKA YERDE

Varlığınız burada ama bütün kurgunuz başka yerde. Cumhurbaşkanı adayı olmak istedi, olamadı, cumhurbaşkanı yardımcısı adayı olmak istedi, şimdi CHP genel başkanı olmak istedi olmadı. En sonunda İsmail Saymaz’ın ifadesiyle ‘CHP eş başkanı oldu.’ Belki eş başkan bile değil. Şimdi İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı şu an neyin gayretinde? İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı 2024’te İstanbul'u kazanmanın gayretinde değil.

BİZİM SEVDAMIZ İSTANBUL, ONUN SEVDASI KOLTUK

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı 2024’te İstanbul'u kazanan değil, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı'nı koltuğunu kazanmanın gayretinde. Çünkü o koltukla CHP'yi dizayn etmeye devam edecek. Ve oradan hemen oraya atlamak istiyor. O koltukta oturup İstanbul'a ufuk saçmak, İstanbul'a ufuk turu yapmak, İstanbul’u bir yere taşımak gibi bir derdi yok. Oradan CHP'yi dizayn etmek, oradan da 2028 yılında başka bir hayalin peşinde koşuyor. Peki soruyorum size, az önce anlattığım İstanbul burada koltukta oturup da gözü başka yerde olan bir yönetici tarafından geleceğe taşınabilir mi?

Esenler Belediye Başkanı olarak uzun zamandır takip ediyoruz sizi. 2007 yılında sanırım bir hadise yaşanmıştı, bir gasp olayı ve gaspçılar bir çete olarak Esenler'de polis baskınında yakalanmıştı. Burası işte suç üreten şehrin periferisi olarak görülüyor. Esenler’deki dönüşüm ile ilgili üçüncü döneminiz ve hedeflerinize ulaştınız mı?

2009 yılında yola çıkarken ortaya bir vizyon tayin ettik. Bunu koymazsanız yönettiğiniz şeyi geriye bırakırsınız, yüzmeniz lazım. Ondan daha hızlı yüzmeniz gerekir ki yakalayın. Bir şehirde Belediye başkanı kendisini üç temel kriterle puana tâbi tutması lazım. Bu şehre hangi sosyal değeri inşa ettim, Bu şehre hangi ekonomik değeri inşa ettim, Bu şehirde hangi yeni mekansal değerleri inşa ettim? Bu sorularla belediye başkanı kendisini ölçmeli. Bunları yaptıysanız, bunlara puan veriyorsanız siz bir yerel yönetim olarak başarılısınız.

 

İSTANBUL DEPREMDE YIKILIRSA TÜRKİYE DİZÜSTÜ DÜŞER

Ben buradan herkese şu çağrıda bulunmak istiyorum. Herkes elini taşın altına koysun. Bu şehirde Allah korusun, bilim adamlarının söyledikleri deprem olacaksa yarın dizlerimize vurmanın bir anlamı yoktur. Biz çünkü 6 Şubat’ta ne olduğunu, o büyük felaketi yaşadık ve gördük.

Bunun için ne yapacaksınız?

İstanbul’un deprem tehdidi demekle kentsel dönüşüm olmuyor. Çözmek, oluşturmak, üretmek zorundasınız. Biz burada didindik, evet bir aşamaya geldik. Bu artık hızlı devam ediyor. Eskiden biz gidip vatandaşımıza yalvarıyorduk, şimdi vatandaşımız geliyor ortak çözümler üretiyoruz. İstanbul’da da acilen bizim bu konudaki perspektifi ortaya koyan bir yaklaşımı üretmemiz gerekiyor.

Öbür taraftan İstanbul Büyükşehir Belediyesi 2024'te toplam 2.4 milyar kentsel dönüşüm bütçesi kurmuş. Bunun hepsini bina yapayım dese 1500 konut yapabilir.

İstanbul'un kentsel dönüşümünde bırakın yol katetmek, İstanbul'da yürüyen kentsel dönüşüm faaliyetlerine 1537 tane dava açılmış. Açılan davalar ise ekseriyetle CHP-İBB tarafından. İstanbul'a ulaşım ile ilgili bir hamle yapılmamış, biz 4 yılda 2 bin 250 otobüs almışız öz kaynağımızla. Bu toplam şu anda yılda 50 otobüs alabilmiş. Otobüs filosu tamamen çökmüş, İstanbul'a yeni bir metrekare, bir kilometre yeni bir yol inşa edilememiş, İstanbul'daki trafik ortalama 30 km hızdan 24 km hıza düşmüş ve İstanbul'daki trafikte bekleme süresi 40 dakikadan 60 dakikaya çıkmış.

Hatırlıyor musunuz? İstanbul'da akıllı duraklar vardı. Bırakın akıllı duraklara yenilerini eklemeyi, mevcuttakiler yok olmuş ve hepsi bir bir geriye gitmiş.

 

Yorumlar 0 Yorum Var
'de daha fazlasını keşfet
Fragmanlar Dünya Sağlık Spor Yemek