Bir suyolu dünyayı savaşa sürüklemek için yeterli mi? Belki bu sorunun cevabını 1950’li yılların Mısır’ında bulabiliriz…

Süveyş Krizi’nden söz ediyorum; Süveyş Kanalı'nda patlayan kriz, dünyanın güç dengelerini tam anlamıyla alt üst etmişti.

Zira büyük devletlerin çıkarlarını çarpıştığı bu küçük suyolu, sadece ticaret yollarını değil aynı zamanda küresel hâkimiyeti de yeniden şekillendirecekti.

İşte bugün bir kez daha Akdeniz’in ortasında benzer bir hareketlilik görülüyor: İsrail’in Ben Gurion Limanı…

Süveyş Krizi’nin gölgesi, bu defa Ben Gurion’a uzanıyor. Peki İsrail'in Ben Gurion Limanı basit bir ticaret projesi mi? Yoksa bölgedeki güç dengelerini yeniden şekillendirecek bir adım mı? 

Tarih bir kez daha deniz yollarında mı yazılacak? Cevapları birlikte arayacağız...

Önce biraz geçmişe; Süveyş Kanalı'nda patlayan krize dönelim

Takvimler 26 Temmuz 1956’yı gösterirken dünyanın kalbinin attığı Süveyş Kanalı'nda sessiz bir devrim yaşanıyordu.

Mısır halkı, bu günlerde tarihinin en kritik anlarından birine tanıklık etti.

Dönemin Cumhurbaşkanı Cemal Abdülnasır, Süveyş Kanalı'nı millileştirme kararını açıkladığında sadece bir suyolunun kontrolünü elde etmek için değil aynı zamanda bir ulusun bağımsızlık mücadelesini kazanmak için de çalışmıştı.

Mısır'ın ekonomik ve siyasi bağımsızlığını pekiştirmek için atılan bu adım pekâlâ Süveyş Kanalı şirketinin en büyük hissedarları olan İngiltere ve Fransa'nın çıkarlarını da doğrudan tehdit ediyordu.

Dolayısıyla Süveyş Kanalı'nın kontrolünü kaybetmek istemeyen iki ülke Mısır'a karşı askeri bir müdahale planı hazırladılar.

Elbette tarih boyunca krizi fırsata çevirme iştahı ile bilinen İsrail de bu savaşın bir parçası olacaktı.

Fakat Süveyş Kanalı'nın güvenliğini sağlamak bahanesiyle Sina Yarımadası'na saldırarak İngiltere ve Fransa’nın saldırılarına önayak olan Tel Aviv’e karşı Mısır halkı büyük bir direniş gösterecekti.

Nihayetinde uluslararası toplumun tepkisi ve bilhassa Sovyetler Birliği ve ABD'nin baskıları ile müdahalenin durması üzerine 19 Aralık'ta İngiliz bayrağı Süveyş Kanalı’nın yönetim binasından indirilecekti.

Ve 70 yıl sonra bugün, katliamcı Tel Aviv yönetimi tarafından Akdeniz'in kalbinde bir kez daha yeni adımlar atılıyor,  stratejik hamleler planlanıyor… 

Adı; Ben Gurion Limanı… İsmini İsrail'in kurucu babası David Ben-Gurion’dan alıyor…

Görünürde ekonomik bir proje. Ama arkasında çok daha derin stratejik hesaplar var…

İsrail, Gazze'de devam eden savaşın ortasında Süveyş Kanalı'na alternatif bir kanal oluşturmaya hazırlanıyor.

Akdeniz'i Umman Denizi'ne bağlaması planlanan bu kanal, Süveyş Kanalı'nın alternatifi niteliğinde olacak.

Şüphesiz bu durum İsrail'in neden Süveyş Kanalı'na bir alternatif oluşturmak istediği sorusunu beraberinde getiriyor.

Uzmanlar, Gazze'de 15 aydır süren soykırımın yalnızca İsrail ile Filistinliler arasındaki bir varoluş mücadelesi değil, aynı zamanda başta Çin olmak üzere ABD ile rakipleri arasındaki küresel bir jeo-ekonomik savaş olduğunu belirtiyor.

Nitekim daha önce Mısır'da Ahlaki İşler Departmanı'nın başında bulunan askeri uzman Tümgeneral Samir Farag, Trump'ın Gazze'nin kontrolüne olan ilgisinin Çin'in ticaret yollarını kesme ve İsrail'in Süveyş Kanalı'na alternatif bir suyolu olan “Ben Gurion” planlarını kolaylaştırma çabalarıyla uyumlu olduğunu açıklamıştı.

İsrail bu bağlamda Amerika'nın da yardımıyla Orta Doğu devletlerinin denetiminde kalmayan bir başka alternatif kanal inşa etmek istiyor.

Dolayısıyla kanalın Kızıldeniz'i Akdeniz'e bağlayan ve Süveyş Kanalı'nı bypass eden alternatif bir deniz rotası oluşturması hedefleniyor.

Kahire yönetiminin Tel Aviv’in açtığı bu iktisadi savaşa elbette bir cevabı var…

Mısır’ın Akabe Körfezi'nde inşa edeceği Taba Limanı İsrail'in Ben-Gurion Kanalı'na stratejik bir cevap niteliğinde…

İnşa edilmesi planlanan Akabe limanı, İsrail'in uluslararası deniz taşımacılığını Süveyş Kanalı'ndan ayırmaya çalışan İsrail’in yıllardır dile getirdiği Ben Gurion projesine bir yanıt teşkil edebilir.

Sina'yı önemli bir lojistik merkez haline getirerek Kızıldeniz ve Akdeniz arasındaki ticari trafiği hızlandırmayı hedefleyen Mısır, Akabe Körfezi'ne bakan güney Sina kasabası Taba'da bir liman inşa etmeyi planlıyor.

Mısır'ın Akabe Körfezi yakınlarındaki yeni planının, uluslararası denizcilik faaliyetlerini Süveyş Kanalı'ndan koparma potansiyeli taşıyan Ben-Gurion kanalının inşası konusunda İsrail'de yeniden başlayan tartışmalara karşı bir hamle olduğu anlaşılıyor.

Öte yandan iddialara göre İsrail’in Gazze'yi kontrol etme ve Hamas'ı ortadan kaldırma isteği, kanalın yaratacağı ekonomik fırsatlarla bağlantılı.

Zira Gazze'deki savaş öncesinde Süveyş Kanalı küresel ticaretin yüzde 12 ila 15'ini oluşturuyordu.

Dolayısıyla altmış yılı aşkın bir süre önce planlanan bu stratejik hedef Gazze'de devam eden kargaşanın ortasında, dikkatleri üzerine çekerek bölgesel, jeopolitik ve ekonomik strateji tartışmalarını da yeniden alevlendirdi.

Peki sizce de bu liman basit bir ticaret projesi mi? Yoksa çok daha büyük bir oyunun parçası mı?

Yorumlar 0 Yorum Var
'de daha fazlasını keşfet
Fragmanlar Dünya Sağlık Spor Yemek