Sierra Leoneli girişimci Mallence Bart-Williams'ın 2015 yılında Batı'nın, asıl zenginliğin sahibi Afrika'yı istikrarsızlaştırarak ve yardım kampanyalarıyla bağımlı hale getirerek sürdürdüğü politikaları anlattığı TED konuşması yeniden gündem oldu.

"DÜNYANIN EN ZENGİN ÜLKESİNDEN GELİYORUM"

İşte Mallence Bart-Williams'ın o konuşması;

Dünyanın en zengin ülkesinden geliyorum. 

Bu ülke, dünyanın en zengin kıtasında, en zengin kıtanın batısında yer alıyor. Ülkemin adı Sierra Leone. Yüzeyde, sonsuz güzelliklerle kutsanmış bir ülkeyiz. Kahve, kakao, meyve, sebze ve kauçuk gibi en nefis ürünleri üreten, bol bitki örtüsüne ve faunaya sahibiz.

Aklınıza gelen ne varsa, bizde var. Çeşitli yaban hayatına ve geniş deniz kaynaklarına sahibiz. Şelalelerimiz, ırmaklarımız ve en güzel plajlara dökülen nehirlerimiz var. Toprağımız altın değerinde; kelimenin tam anlamıyla, gerçek bir cennet. Ve elbette en güzel ruhlarla dolu. Çok güçlü bir kültürel mirasa sahibiz.

Aslında, Sahra Altı Afrika’daki ilk üniversite Sierra Leone’de kuruldu. Bundan önce de dünyanın ilk üniversitesi olan Timbuktu Krallığı’nda bir üniversite vardı, Mısır ve Osiris’in büyük Gnostik okullarının ardından geliyordu.

Daha derin bir seviyede, dünyanın krallarının ve kraliçelerinin arzuladığı gerçek hazinelere sahibiz.

Bu, şimdiye kadar bulunan en büyük alüvyon elması. Neredeyse bin karat ağırlığında, tam olarak 969 karat. Bu güzellik, yaklaşık iki yıl önce yaşlı bir kadın tarafından arka bahçesinde bulundu. 125 karat. Bazı insanlar arka bahçelerinde altın madenciliği yapıyor. Bu oldukça yaygın bir durum.

Altın ve elmasların yanı sıra, bugün itibarıyla keşfedilmiş 20’ye yakın değerli mineralimiz var. Yeni keşfedilen büyük petrol rezervlerimizi çıkarmaya başladık. Platinimiz var, titanyum üretmek için ilmenit, jet kaplamaları için rutil, demir cevheri, Afrika’daki en büyük demir cevheri yataklarına sahibiz, dünyada ise üçüncü en büyük rezerv.

Tantalit, yani coltan, cep telefonlarınızda ve bilgisayarlarınızda kullanılıyor. Alüminyum üretimi için boksit, çinko, krom cevheri, bakır, kömür, fosfatlar, potasyum, tuz, kurşun, granit, asbest, nikel, zirkon. Ayrıca maun ve tik gibi nefis ağaçlarımız var. Ve dünyanın en güzel pullarına sahibiz.

Tabii ki Batı, Afrika’nın kaynaklarına en umutsuz şekilde ihtiyaç duyuyor, uçakları, cep telefonlarını, bilgisayarları ve motorları çalıştırmak için.

"BİZİM 5000 PARA BİRİMİMİZ NEDEN SİZİN 1 PARA BİRİMİNE EŞİT"

Ve elbette altın ve elmaslara da;

çünkü bunlar statü sembolüdür, güçlerini süsleyerek belirlemek ve para birimlerine değer kazandırmak için. Dünyanın en iyi üniversitelerinde finans ve ekonomi eğitimi almama rağmen, bir sorunun cevabını hâlâ bulamadım:

Neden biz altın rezervlerine sahipken, 5.000 birim paramız, sizin yalnızca 1 birim paranıza eşit oluyor? Açıkça görülüyor ki, Batı’dan Afrika’ya gelen yardım, aslında Afrika’dan Batı’ya gidiyor.Batı dünyası, Afrika’ya her yönden bağımlı, çünkü buradaki alternatif kaynaklar oldukça kıt.

"ÖLMEKTE OLAN AFRİKA" ALGISI

Peki, Batı bu bedava yardımın devam etmesini nasıl sağlıyor? Afrika’nın en zengin ülkelerini ve sistemlerini tutarlı bir şekilde istikrarsızlaştırarak, ve tüm bunları büyük halkla ilişkiler kampanyalarıyla destekleyerek. Bu sayede, tüm dünyayı Afrika’nın fakir ve ölmekte olduğuna, ancak Batı’nın merhametiyle ayakta kaldığına inandırıyorlar.

"YARDIM PORNOSU"

Tebrikler Oxfam, UNICEF, Kızıl Haç, Life Aid ve diğer milyon dolarlık reklam kampanyalarıyla Afrika’yı sürekli olarak "yardım pornosu" ile dünyaya sunan kuruluşlar.

Bağış yapan masum insanlar, paralarının yardım için kullanıldığına inanıyor. Oysa bir el, kameraların flaşları altında verirken, öteki el, gölgelerde geri alıyor.

Hepimiz biliyoruz ki dolar değersiz, euro ise sadece Alman zekâsı ve teknolojisiyle, belki biraz da İtalyan makarnasıyla destekleniyor.

Bu kadar az şeye sahip ülkelerden bağış beklemek nasıl mantıklı olabilir? Altın ve elmaslarımız karşılığında getirdiğiniz renkli kâğıtlar için teşekkür ederiz. Ama onun yerine, onur ve dürüstlükle gelmelisiniz.

Zenginliğimizi sizinle paylaşmak istiyoruz tıpkı sizin de bizimle paylaşmanızı istediğimiz gibi. Sağlıklı ve gelişen bir Afrika, kaynaklarını bedavaya veya ucuza dağıtmayacaktır, ki bu tamamen mantıklıdır. Onları dünya piyasasında gerçek değerinde satacaktır. Bu da, Batı ekonomilerini zayıflatır, çünkü Batı’nın ekonomisi, sömürge sonrası "bedava yemek sistemi" üzerine kuruludur.

AFRİKA'YI SÖMÜREN FRANSA

Geçen yıl, IMF raporlarına göre, dünyanın en hızlı büyüyen 10 ekonomisinden 6’sı Afrika’daydı. Fransa Hazinesi, Afrika ülkelerinden yıllık 500 milyar dolar dış rezerv almaktadır.

Eski Fransız Cumhurbaşkanı Jacques Chirac, "Bankalarımızdaki paranın büyük bir kısmının, Afrika kıtasının sömürülmesiyle geldiğini kabul etmeliyiz." demiştir. Afrika olmadan, Fransa’nın Üçüncü Dünya ülkesi konumuna düşeceğini de eklemiştir.

Bu, yarattığımız dünyanın bir gerçeği. Şimdi bakış açınızı değiştirmenizi istiyorum. Eksiklik görmeyin, her yerde bolluk görün, ve evrenin işbirliği yaptığını izleyin. Sorunlara değil, çözümlere odaklanın. Unutmayın, herhangi bir durumu nasıl algıladığımız, sonucu belirleyen tek faktördür.

Ben Mallence. Ben aynı zamanda Alman’ım. Kanalınızı değiştirin.

Yorumlar 18 Yorum Var
  • Selam çağrısı 07.03.2025 10:57
    tamam da siz de biraz kendinize çeki düzen verin...kendinizi sömürtmeyin , o zengin kaynakları kendiniz kullanacak hale gelin... öyle dış güçler demekle olmuyor...
  • coban 07.03.2025 01:34
    ben iki ay önce almanyada carsida standi olan unicef calisanlarina kizdim benden yardim isteyince.. sizin agababalriniz afrikayi peskes cekiyor oralarda savaslar cikariyor sonrada bizim cebimizden yardim ismi altinda paralari topluyor.. konustugum genclerin birisi zaten afrikali.. senin yetim olmana sebeb olanlar unicefin agababalaridir dedim.
  • Şahin 06.03.2025 16:57
    Avrupa- Amerika sömürgeci ve katliamcıdır...
  • Ahmet 06.03.2025 16:06
    Iyi de bu anlatilanlar bilinen gercekler, tüm dunya ulkeleri bi şekilde ab ve coniler tarafindan soyuluyo.haa bunu dile getirmek gayet basarili. Belki de en dogrusu bu tür ulkelerin liderlerinin yerli ve milli olmamasindan kaynaklaniyo.bati destekli liderler efendilerini her zaman dinlemek ve ulkesini ve halkini daima satmak zorundadir.
  • Demokrasi. 06.03.2025 15:36
    tebrik ediyoruz. Afrika uyanıyor. Uyanacak, hiç bir şey böyle gelmiş böyle gitmeyecek işaallah.
Daha fazla yorum görüntüle