Daha önce iki kez Gazze'de tıbbi görevde bulunan Amerikalı acil servis doktoru Dr. Mimi Syed, İsrail'in üçüncü görevi için bölgeye girişine gerekçe göstermeden izin vermediğini belirtti. Syed, bunun "sağlık sistemini kasıtlı ve sistematik olarak hedef alma" olduğunu söyledi. Syed "Bu, kasıtlı bir açlık kampanyasıdır. Örneğin, uzun süre aç bırakılmış bir bebeği öylece besleyemezsiniz. Bu nedenle ölümlerin arttığını göreceksiniz." dedi.
Dr. Mimi Syed, sosyal medya hesabından paylaştığı bir videoda, Gazze'deki üçüncü tıbbi görevi için yola çıkacağı 21 Ağustos'tan bir gece önce İsrail tarafından girişinin engellendiğini duyurdu. Syed, daha önce geçen yıl Ağustos ve Aralık aylarında iki tıbbi görev için Gazze'de bulunduğunu hatırlattı.
Syed, El-Aksa Hastanesi'nde görev yapmasının planlandığını belirterek, "Ancak dün gece İsrail tarafından reddedildiğim söylendi. Bana bunun için hiçbir gerekçe gösterilmedi. Fransa'dan seyahat eden ve daha önce de orada bulunmuş olan meslektaşım da reddedildi. Grubumuzun üçüncü üyesi olan hemşire onaylandı ancak doktorlar olmadan tek başına seyahat edemeyeceği için onun da girişine izin verilmedi." dedi.
Beraberinde kötü yaşam koşulları nedeniyle ortaya çıkan Guillain-Barré sendromu için plazma değişim filtreleri ve çok miktarda bebek maması gibi tıbbi malzemeler taşıdığını ifade eden Syed, "Çok büyük valizimin yarısı bebek maması ve ilaçlar gibi hayat kurtaran tıbbi malzemelerle doluydu." şeklinde konuştu.
"SAĞLIK SİSTEMİ KASITLI VE SİSTEMATİK OLARAK HEDEF ALINIYOR"
Syed, bu miktardaki malzemenin Gazze'deki açlık sorununu çözmeyeceğini ancak doktorlar olarak hayat kurtaran becerilere sahip olduklarını vurguladı. Gazze'deki sağlık çalışanlarının 22 aydır yorulmadan çalıştığını, hedef alındığını belirten Syed, "Ancak özellikle yabancı yardım görevlilerinin ve hekimlerin girişinin sürekli olarak reddedilmesi son üç ayda arttı ve bunun için hiçbir neden gösterilmiyor. Kimse nedenini sormuyor. Bunun için hiçbir hesap vermiyorlar." ifadelerini kullandı.
Bu durumun bir hakaret olduğunu dile getiren Syed, "Sağlık çalışanlarının girişini engellemek, tıbbi malzemelerin girişini engellemek bir başka hakarettir ve sağlık sisteminin kasıtlı, sistematik bir şekilde hedef alınmasıdır. Tüm sağlık sisteminin yok edildiğini gördük. Geriye neredeyse hiçbir şey kalmadı. Artık işleyen bir hastane yok. Ayakta kalan her şey asgari düzeyde." değerlendirmesinde bulundu.
Syed, yabancı doktorların Gazze'ye girişinin engellenmesinin, "Gazze'deki bu nüfusu kasıtlı olarak yok etmeye çalıştıklarına dair niyeti kanıtlamanın bir başka yolu" olduğunu savundu. Sağlık çalışanlarının da açlık çektiğini, tıbbi malzemeleri olmadığını ve hedef alınmaya devam ettiklerini söyleyen Syed, bazılarının hapsedildiğini, işkence gördüğünü veya öldürüldüğünü, ailelerinin de katledildiğini aktardı.
BU, KASITLI BİR AÇLIK KAMPANYASIDIR
Kendisi gibi yabancı yardım görevlileri bölgeye girdiğinde tanık oldukları hakkında konuştuklarını ve gerçeği ifşa ettiklerini belirten Syed, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Gazze'de yaşananların gerçeğini ifşa ediyoruz ve şu anda İsrail ordusunun Gazze Şehri'ni yok etme çabalarını yoğunlaştırdığını biliyoruz. Doğal olarak yabancı çalışanların girmesini reddedecekler çünkü yaptığımız şey gerçeği ifşa etmek ve İsrail kesinlikle bunu istemiyor. Bunu Mart ayında ateşkesi bozduklarında, STK'ların ve doktorların o zaman girmesini engellediklerinde gördük. Bu, Gazze içindeki gazetecileri hedef almaktan, başka ülkelerden gazetecilerin girmesine izin vermemekten farksızdır. Çünkü gazetecilerin yaptığı budur. Gerçeği ifşa ederler ve gördüklerini rapor ederler. Sağlık çalışanları da bu noktada tam olarak bu hale geldi. Gördüklerimizi ifşa ediyoruz ve bence bu, bunu durdurmak için kasıtlı bir girişimdir."
"GIDA VERİLSE BİLE BEBEK ÖLÜMLERİ ARTMA DEVAM EDECEK"
İsrail'in bir "açlık politikası" olduğunu ve bu konuda çok deneyimli olduklarını iddia eden Syed, "Bu, kasıtlı bir açlık kampanyasıdır. Örneğin, uzun süre aç bırakılmış bir bebeği öylece besleyemezsiniz. Bu nedenle ölümlerin arttığını göreceksiniz. Aralık ayında geri döndüğümde kronik açlık belirtileri görüyordum. Çocuklarda ve saçlarında hipopigmentasyon, nekrotik dişler gördüm ve bunu çok iyi belgeledim. Tüm bunlar gıda ablukasından önce de mevcuttu. Ve şimdi zaten yetersiz beslenen bir nüfusa akut bir açlık dayatıyorsunuz. Elbette ölümlerin olduğunu göreceksiniz ve bunu her gün görüyoruz." diye konuştu.