Suudi Arabistan ile Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) arasında Yemen sahasında yaşanan görüş ayrılıkları açık bir krize dönüşürken, bölgedeki askeri ve siyasi dengeler hızla değişiyor. Riyad yönetimi, Yemen’in talebi doğrultusunda BAE’den ülkedeki askeri varlığını 24 saat içinde çekmesini ve iç çatışmalarda taraflara destek vermemesini istemişti. BAE destekli Güney Geçiş Konseyi’nin (GGK) Yemen’in güney ve doğusunda kontrol alanını genişletmesi ise iki müttefik ülke arasındaki gerilimi daha da artırdı.
BAE’nin desteklediği GGK, Suudi Arabistan ve Umman sınırına yakın Mehra ve Hadramevt vilayetlerinde askeri kontrol sağlamış, Yemen Başkanlık Konseyi Başkanı Reşad el-Alimi bu ilerlemeye sert tepki göstererek çekilme çağrısı yapmıştı. Riyad, GGK’nin bu hamlelerini “ulusal güvenliğe tehdit” olarak nitelendirirken, sahadaki güç boşluğunun yeni riskler doğurabileceği uyarıları da peş peşe gelmeye başladı.
The National gazetesine konuşan güvenlik uzmanları, BAE askerlerinin çekilmesiyle Yemen’de oluşabilecek boşluğun El-Şebab gibi terör örgütleri tarafından doldurulabileceğini belirtti. IISS Yemen uzmanı Wolf-Christian Paes, güvenlik ortamının hızla kötüleştiğini ve aşırılık yanlısı unsurların hareketliliğine dair kaygı verici raporlar bulunduğunu söyledi. İsrailli uzman Inbal Nissim-Louvton ise BAE’nin sahadan çekilse bile yerel ortakları üzerinden Güney Yemen’de etkisini sürdürebileceğini vurgulayarak, “Terörle mücadelede perde arkasında varlık devam edebilir” değerlendirmesinde bulundu.