Altın piyasasında son yılların en güçlü rallilerinden biri yaşanırken, bu yükselişin 2026’da da sürmesi bekleniyor. Financial Times’ın 11 analistin öngörülerine dayandırdığı çalışmaya göre, 2025’te yüzde 64 değer kazanan külçe altının, 2026’da ortalama yüzde 7 artışla ons başına yaklaşık 4.610 dolara ulaşacağı tahmin ediliyor.
TEMEL DİNAMİKLER GÜÇLÜ KALACAK
Analistler, artış hızının geçen yıla kıyasla yavaşlayacağını vurgulasa da, fiyatları destekleyen temel dinamiklerin güçlü kalmaya devam edeceğine dikkat çekiyor. Özellikle gelişmekte olan ülkelerin merkez bankalarının yoğun altın alımları ve küresel belirsizliklerin beslediği güvenli liman talebi, fiyatlar üzerinde yukarı yönlü baskı oluşturuyor.
En iyimser tahminlerde altının ons fiyatı 5.400 dolara kadar yükselirken, bu seviye mevcut fiyatlara kıyasla yaklaşık yüzde 25’lik bir artışa işaret ediyor. Buna karşılık, en kötümser senaryoda fiyatların 3.500 dolara kadar gerileyebileceği öngörülüyor. Tahminler arasındaki yaklaşık 1.900 dolarlık fark, piyasadaki belirsizliğin boyutunu ortaya koyuyor.
FİYATLAR MEVCUT TAHMİNLERİN ÜZERİNE ÇIKABİLİR
Bazı analistler, yatırımcıların ABD dolarındaki zayıflamaya karşı korunma amacıyla altına yöneldiğini ve bu eğilimin uzun vadede fiyatları desteklediğini belirtiyor. Goldman Sachs ise yatırımcı çeşitlendirmesinin artması durumunda altın fiyatlarının mevcut tahminlerin üzerine çıkabileceğini değerlendiriyor. Bankaya göre, küresel portföylerde altının payı hâlen görece düşük seviyelerde.
Öte yandan riskler de göz ardı edilmiyor. Mücevher talebindeki zayıflama, faiz indirim döngüsünün sona yaklaşması ve mevcut seviyelerde talep yıkımına dair işaretler, aşağı yönlü baskı unsurları arasında yer alıyor. Bu nedenle bazı uzmanlar, 2026’yı fiyatların geniş bir bantta hareket ettiği bir konsolidasyon yılı olarak görüyor.
Altın, 26 Aralık’ta gün içi işlemlerde ons başına yaklaşık 4.550 dolar ile rekor kırmıştı. Jeopolitik gelişmelerin de etkili olduğu bu yükseliş, piyasada altının arz-talep dengelerinden ziyade yatırımcı duyarlılığına daha bağımlı hale geldiği yönündeki tartışmaları yeniden gündeme taşıdı.