Atlas Üniversitesi Öğretim Üyesi Enerji Uzmanı Prof. Dr. Şenay Yalçın, ABD'nin Venezuela'dan sonraki hedefini analiz etti. Yalçın, asıl kavganın petrolün ötesinde lityum rezervleri ve küresel güç dengesi olduğunu vurgulayarak "Bundan sonraki hedef yani en fazla Kolombiya. Çünkü Kolombiya'nın nadir toprak elementleri açısından ve diğer zenginlikler açısından Venezuela'dan daha zengin. Ona da bahane uyduruyor." dedi.
Prof. Dr. Şenay Yalçın, CNN Türk ekranlarında ABD'nin Venezuela'ya yönelik politikalarını, bölgedeki enerji denklemini ve küresel güç mücadelelerini değerlendirdi. Yalçın, yaşananların sadece bir petrol kavgası olmadığını, arka planda çok daha büyük bir jeopolitik satranç oynandığını belirtti.
MONROE DOKTRİNİ VE ARKA BAHÇE POLİTİKASI
ABD'nin jeopolitik doktrinleri açısından Güney Amerika'yı ve Latin Amerika'yı her zaman kendi "arka bahçesi" olarak gördüğünü hatırlatan Prof. Dr. Şenay Yalçın, Monroe Doktrini'ne atıfta bulundu. Yalçın, Venezuela'ya yapılan son harekatın da bu doktrinin hayata geçirilmesi için atılan bir adım olduğunu ifade etti.
LİTYUM ÜÇGENİ VE ÇİN TEHLİKESİ
Kavganın sadece petrol olmadığını vurgulayan Yalçın, meselenin Güney Amerika'daki yeraltı zenginliklerine başka güçlerin sahip olmasını engellemek olduğunu söyledi. Yalçın, Bolivya, Arjantin ve Şili arasında kalan bölgenin "Lityum Üçgeni" olarak adlandırıldığını ve dünya lityum kaynaklarının yüzde 60'ının bu bölgede bulunduğunu belirtti. Çin ve Rusya'nın bu kaynaklara yakın olmasının ABD'yi rahatsız ettiğini dile getiren Yalçın, ABD'nin bu güçlerin yukarıya doğru sirayet etmesini engellemeye çalıştığını kaydetti.
AĞIR PETROL VE RAFİNERİ TEKNOLOJİSİ
Venezuela petrolünün teknik özelliklerine değinen Yalçın, buradaki petrolün "ağır petrol" sınıfına girdiğini ve işlenmesinin farklı teknikler gerektirdiğini anlattı. ABD'nin Meksika Körfezi'ndeki rafinerilerinin milyar dolarlık yatırımlarla bu ağır petrolü işleyecek şekilde kurulduğunu belirten Yalçın, Venezuela'daki tesislerin atıl kalmasının ABD rafinerilerini de etkilediğini ifade etti.
MİLLİLEŞTİRME VE EKONOMİK ÇÖKÜŞ
Venezuela'nın 2007 yılında Chevron ve ExxonMobil gibi Amerikan şirketlerini millileştirdiğini hatırlatan Yalçın, bu hamlenin ardından ABD ile bağların koptuğunu söyledi. 2010 yılında gelen ambargolarla birlikte Venezuela'nın ekonomik dengesinin bozulduğunu belirten Yalçın, ülkenin petrol ihracatının 60 milyon varillerden 1 milyon varil seviyelerine kadar düştüğünü aktardı. Yalçın, Türkiye'den daha büyük topraklara ve zengin kaynaklara sahip olan Venezuela'da kişi başına düşen milli gelirin 2 bin 700 dolar seviyelerinde kalmasının ve altyapı yatırımlarının yapılamamasının temel sebebinin bu ambargolar olduğunu vurguladı.
ABD'NİN GEREKÇELERİ VE UYUŞTURUCU TİCARETİ
ABD'nin Venezuela'ya yönelik "petrolümüzü çalıyorsunuz" ve "uyuşturucu ticareti yapıyorsunuz" suçlamalarını değerlendiren Yalçın, bu argümanların tutarlı olmadığını savundu. Kendi ülkesindeki petrolü kullanan bir ülkenin hırsızlıkla suçlanmasının mantıksız olduğunu belirten Yalçın, uyuşturucu trafiği konusunda da verilerin ABD'yi yalanladığını söyledi. Yalçın, ABD'ye giren uyuşturucunun dörtte üçünün Meksika ve Pasifik Okyanusu üzerinden geldiğini, Venezuela üzerinden gelen kısmın çok düşük olduğunu ifade etti.
DÜNYA ÜÇE BÖLÜNEBİLİR
Küresel sistemin geleceğine dair endişelerini dile getiren Prof. Dr. Şenay Yalçın, dünyanın ABD, Rusya ve Çin hegemonyası altında üç parçaya bölünme riski taşıdığını belirtti. Yalçın, böyle bir senaryonun 3. Dünya Savaşı'na gidişatı tetikleyebileceği uyarısında bulundu.
SIRADAKİ HEDEF KOLOMBİYA MI?
Enerji mimarisinde yaşanan paradigma değişikliğine ve yenilenebilir enerjiye geçiş sürecine dikkat çeken Yalçın, fosil yakıtların hala değerliyken kullanılmak istendiğini belirtti. Yalçın, Venezuela'dan sonraki olası hedefin, nadir toprak elementleri açısından zengin olan Kolombiya olabileceğini öngördü. Ayrıca ABD Başkanı Trump'ın yaklaşan seçimler öncesinde güç gösterisi yaparak ve kaynak sağlayarak koltuğunu garantiye almak istediğini söyledi.