ABD kamuoyunda İsrail’i “stratejik yük” olarak görenlerin sayısındaki hızlı artış Tel Aviv’de alarma yol açtı. Özellikle Z kuşağı arasında İsrail karşıtlığının güçlenmesi üzerine, İsrail yanlısı çevreler ABD’de algı yönetimi atağına geçti. Hudson Enstitüsü Orta Doğu Merkezi Direktörü Michael Doran’ın yayımladığı ve İsrail Diaspora İşleri Bakanı tarafından da paylaşılan analiz, Washington’a hem “vazgeçilmez ortaklık” mesajı verdi hem de açık tehditler içerdi.
Doran analizinde, Orta Doğu’nun küresel enerji ve ekonomi için hâlâ kritik olduğunu savunarak, “İsrail’in bu coğrafyada ABD’nin kalesi” olduğunu ileri sürdü. İran tehdidini merkeze alan Doran, İsrail’in ABD için “ön savunma hattı” olduğunu iddia etti; İsrail’in askeri kapasitesi, savaş tecrübesi ve istihbarat gücünü öne çıkararak, Tel Aviv olmadan Washington’un bölgede zayıflayacağını savundu.
Analizin en dikkat çeken bölümünde ise ABD açıkça korkutuldu. Doran, Washington’un İsrail’den uzaklaşması halinde bunun “felaketler zinciri” başlatacağını öne sürerek, Çin ve Rusya’nın oluşacak boşluğu dolduracağını iddia etti. “ABD İsrail’i terk ederse Tel Aviv Çin’e yönelir” uyarısında bulunan Doran, İsrail’in dışında bölgede Amerikan çıkarlarıyla uyumlu başka bir aktör olmadığını savunarak mesajını netleştirdi.