Suriye’nin Halep kentinde PKK/KCK’nın yıllardır işgal altında tuttuğu Şeyh Maksud ve Eşrefiye mahallelerinde yürütülen operasyonların kısa sürede sonuç vermesi, örgüt yönetiminde büyük sarsıntıya yol açtı. Dört günde tamamlanan operasyonların ardından Kandil’den açıklama yapan KCK Yürütme Konseyi, yaşanan çözülmenin sorumluluğunu Türkiye’ye yükleyerek Türk SİHA’ları, tankları ve subaylarının sahada aktif rol aldığını öne sürdü. Terör örgütü, Halep ayağı kırılan yapılanmanın “tasfiye” edilmek istendiğini itiraf ederken, bölgeden sökülüp atılmayı “katliam” ve “Kürtsüzleştirme” söylemleriyle manipüle etmeye çalıştı.
Açıklamada, Türkiye’nin diplomatik temasları ve bölgedeki güvenlik adımlarının hedef alındığı görülürken, örgüt Halep’teki temizlik harekâtının ABD, İsrail ve Şam yönetimiyle yapılan mutabakatların sonucu olduğunu iddia etti. “Türk SİHA’ları, Türk tankları, Türk subayları” vurgusuyla uluslararası kamuoyuna mesaj vermeye çalışan KCK, sahadaki hızlı çözülmenin ardından açık bir mağlubiyet psikolojisi sergiledi. Örgüt, asayiş adı altında halka baskı kuran unsurların etkisiz hale getirilmesini ise “öz savunma” söylemiyle meşrulaştırma çabasına girdi.
Terörsüz Türkiye sürecine de atıf yapan KCK, operasyonların sürmesi halinde sürecin sabote edileceği tehdidinde bulunarak hükümete şantaj yaptı. AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik’in “terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge” ifadelerinden duydukları rahatsızlığı açıkça dile getiren örgüt, bu söylemi Fırat’ın doğusuna yönelik daha kapsamlı bir harekâtın işareti olarak yorumladı. Halep’teki hızlı çöküşün ardından yapılan açıklamalar, PKK/KCK’nın bölgedeki varlığının sona erme korkusunu tüm çıplaklığıyla ortaya koydu.