Suriye’de PYD/YPG ve SDG’nin kısa sürede sahadan çekilmesini değerlendiren uzmanlar, yaşanan sürecin Türkiye’nin yıllardır savunduğu güvenlik tezlerinin sahada karşılık bulduğunu ortaya koyduğunu belirtti. TAV Vakfı Araştırmacısı Dr. Ayhan Sarı ve İstanbul Medipol Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Faik Tanrıkulu’na göre, gelinen noktada terör örgütlerinin entegrasyon dışında bir seçeneği kalmadı.
Suriye’de son 48 saat içinde yaşanan gelişmeler, bölgedeki dengeleri kökten değiştirdi. Yıllardır Batılı ülkeler ve Amerika tarafından desteklenen terör örgütü PYD/YPG ve SDG’nin kısa sürede çözülmesi, Türkiye’nin Suriye politikalarının sonuç verdiği yönünde yorumlandı. İstanbul Medipol Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Faik Tanrıkulu ve TAV Vakfı Araştırmacısı Dr. Ayhan Sarı bölgedeki son gelişmeleri yorumladı.
"BU BİR BAŞLANGIÇTIR"
İstanbul Medipol Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Faik Tanrıkulu yaşananların Türkiye açısından tarihi bir kırılma noktası olduğunu söyledi. Terör sorununun uzun yıllardır Suriye kaynaklı olduğuna dikkat çeken Tanrıkulu, “Türkiye sınır içinde güvenliği sağladı ancak sınırın ötesindeki yapı sürekli bir tehdit oluşturuyordu. Bugün gelinen nokta, terörün kökünün kazınması için bir başlangıçtır” değerlendirmesinde bulundu.
"SDG ANLAŞMAYA UYMAK ZORUNDA"
SDG’nin kısa sürede çözülmesinin temel nedenlerinden birinin toplumsal tabanının olmaması olduğunu vurgulayan Tanrıkulu, çoğunluğu Arap olan bölgelerin baskı ve zorbalıkla yönetilmeye çalışıldığını belirtti. ABD başta olmak üzere dış desteklerin zayıfladığını ifade eden Tanrıkulu, “Bu aşamadan sonra SDG’nin ya entegrasyona tam uyum sağlaması ya da tamamen sahneden çekilmesi kaçınılmazdır. O yüzden ben alternatifsiz olarak SDG’nin buna uyacağını varsayıyorum. Ama tabii ki tahrikleri, süreçleri uzatmayı ya da pazarlık unsuru yapıyor olma ihtimali de her daim terör örgütü için muhtemel.” dedi.
TAV Vakfı Araştırmacısı Dr. Ayhan Sarı, süreci değerlendirirken Suriye’de bugüne kadar Rusya, ABD, İran, İsrail ve çeşitli silahlı örgütlerin kendi çıkarları doğrultusunda hareket ettiğini vurguladı. Bu aktörlerin Türkiye’nin ulusal güvenlik kaygılarını uzun süre göz ardı ettiğini belirten Sarı, “Türkiye, yıllar boyunca sabırla kendi tezlerinin arkasında durdu. Bunun sonucu olarak önce Şam’da Esed rejiminin düşüşünü, ardından da sözde on binlerce kişilik güce sahip olduğu iddia edilen PKK/YPG’nin çok kısa sürede dağıldığını gördük” dedi.