"TERÖRÜN RAF ÖMRÜ DOLDU, DEVRİ KAPANMIŞTIR"

Bu topyekûn kalkınma seferberliğinin, uzun süredir terör örgütlerinin işgali altında bulunan petrol sahalarının Suriye hükümetine geçmesiyle birlikte daha da hızlanacağına inanıyorum. Suriye halkının refahı için harcanması gereken kaynaklar artık yer altında tünel yapmaya değil, yer üstünde okul, hastane, fırın, fabrika ve yol yapmaya harcanacaktır. Suriye’nin zenginlikleri terör tahkimatı yerine eğitim, sağlık ve halkın refah seviyesini artıracak faydalı projeler için kullanılacaktır. Şunu bir defa herkesin görmesi ve kabullenmesi gerekiyor: Suriyeli kardeşlerimiz çatışmalardan, yıkımlardan bunalmış durumdadır. Suriye halkı barış istiyor, huzur istiyor. Arabıyla, Türkmeniyle, Kürdüyle, Nusayrisiyle kardeşçe yan yana yaşamak istiyor. Yıllardır çatışmaların bütün yükünü omuzlarında taşıyan Suriyeli çocuklar artık silah ve bomba sesi duymak istemiyor. Gelinen noktada kimsenin, ne uğruna olursa olsun, Suriye halkına yeni bedeller ödetmeye hakkı yoktur. Terörün, şiddetin ve silahın raf ömrü dolmuş, bunların devri kapanmıştır.

"NEFRETİ KÖRÜKLEMEYE ÇALIŞANLARA LÜTFEN İTİBAR ETMEYİN"

Bilhassa daha 14-15 yaşındaki çocukları öne sürüp çocukların arkasına saklanarak onların kanı ve canı üzerinden netice alma imkânı kalmamıştır. Devlet içinde devlet olmaz, devlet içinde ayrı silahlı güç olmaz, paralel ordu olmaz. Varılan anlaşmanın ruhuna uygun şekilde meseleyi suhuletle çözmek yegâne çıkış yoludur. Biz bu konuda aklı selimin hırsa ve ihtirasa galip gelmesini istiyoruz. Bilhassa Kürt kardeşlerimden, Kürt vatandaşlarımdan rica ediyorum: Bizim ezelî ve ebedî kardeşliğimize darbe vurmayı, aramıza nifak sokmayı amaçlayan oyunlara gelmeyin. İstismarcılara prim vermeyin, fitneyi, fesadı, ayrışmayı ve nefreti körüklemeye çalışanlara lütfen itibar etmeyin.

Türkiye Cumhuriyeti, 86 milyon vatandaşıyla, özellikle önünü ve yönünü kendisine dönmüş on milyonların da en güvenli sığınağıdır; yuvasıdır, güvencesidir. Bu devlet, adını duyunca gözleri umutla parıldayan herkesin devletidir. Türkiye sadece sınırlarının ötesinde değil, dünyanın hiçbir yerinde dost ve kardeşlerinin sıkıntı çekmesine kayıtsız kalmaz, seyirci kalmaz. Biz tarihimiz boyunca ihtiyaç sahiplerini hiçbir ayrım yapmadan bağrına basan bir millet olduk. Bugün de aynı samimiyetle hareket ediyoruz. Sınırımızın ötesinde yaşayan Kürt kardeşlerimizden gelen insani yardım taleplerini Suriye hükümetiyle yakın iş birliği içinde karşılıyoruz. AFAD’ımızın, Kızılay’ımızın yanı sıra insani yardım kuruluşlarımız da Suriye’nin kuzeyindeki ihtiyaç sahiplerine el uzatıyor, yardım ulaştırıyoruz. Yani kimsenin zarar görmemesi, kimsenin mağdur olmaması, daha fazla kan akmadan meselenin çözülmesi için son derece sağduyulu bir yol izleniyor, Türkiye olarak bunu son derece kıymetli buluyoruz.

Yorumlar 0 Yorum Var