Van'da eşini darp edip, 16 bıçak darbesiyle öldüren sanığın emniyette verdiği ifadeler kan dondurdu. Tutuklanmasının ardından eşini başka biriyle yazışırken yakaladığını iddia eden sanık, mahkemede bu ifadelerini hatırlamadığını söyledi.
Olay, 26 Aralık 2024 günü saat 17.30 sularında Van'ın Çaldıran ilçesindeki bir aile apartmanında meydana geldi.
Aktarılan detaylara göre, 28 yaşındaki Fatma Çakırbeyli ile eşi Reşat Çakırbeyli arasında henüz nedeni belirlenemeyen bir anlaşmazlık çıktı.
Fatma Çakırbeyli, uzun süre darbedildikten sonra 2'si boyun bölgesine olmak üzere toplam 16 bıçak darbesiyle hayatını kaybetti.
Cinayet sırasında çiftin iki çocuğunun apartmanın alt katında bulunduğu öğrenildi.
Olayın ardından polis ekipleri apartmandaki güvenlik kameralarını incelemeye aldı. Gözaltına alınan Reşat Çakırbeyli, çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi.
28 yaşındaki iki çocuk annesi Fatma Çakırbeyli'nin cenazesi ise 2 Ocak 2025 tarihinde memleketi Isparta'nın Yalvaç ilçesine bağlı Yukarıkaşıkara köyünde toprağa verildi.
5 Şubat'ta Erciş Ağır Ceza Hâkimliği'nde SEGBİS aracılığıyla ilk kez hâkim karşısına çıkan sanığın, yakalandığı gün kolluk kuvvetlerine verdiği ifadeler kan dondururken, duruşmada bu beyanlarını hatırlamadığını söylemesi dikkat çekti.
Mahkeme heyeti, ifadeler arasındaki çelişkiler nedeniyle duruşmayı ileri bir tarihe erteledi.
Duruşmaya Yalvaç Adliyesi'nde katılan aile ise sanığın en ağır şekilde yargılanması için yetkililerden adalet çağrısında bulundu.
"SOSYAL MEDYA KULLANDIĞINI YAKALADIM. BİR ERKEKLE YAZIŞIYORDU"
Sanık Reşat Çakırbeyli, mahkemede verdiği ifadesinde, "Fatma Çakırbeyli ile 10 senedir dini nikahlı evliydim. Bu evliliğimizden Efraim ve Bünyamin isminde iki çocuğumuz var. Olaydan bir ay önce Fatma'nın gizlice sosyal medya kullandığını yakaladım. Bir erkekle yazışıyordu. Mesajlarda birbirlerine aşk sözleri yazmışlardı. ‘Ucunda ölüm varsa sana geleceğim, seni bırakmam' şeklinde mesajlar vardı. Fatma'ya sordum ama kim olduğunu söylemedi." dedi.
Bir süre sonra oğlundan, eşinin bir öğretmene hediye verdiğini duyduğunu dile getiren sanık, "Fatma'ya bu kişinin kim olduğunu sordum. ‘Kimse duymasın, konuyu kapatalım' dedi. Oğlumun okulundan bir öğretmen olduğunu söyledi. Ben de kimseyle konuşmamasını istedim ve konuyu kapattım." diye konuştu.
"16 KEZ BIÇAKLANDIĞINI SÖYLÜYORLAR, İKİ TANESİ ÖLÜMCÜLMÜŞ"
Olayın meydana geldiği evde yaşananları anlatan sanık, "Yukarı çıktım, Fatma kapıyı açtı, morali bozuktu. Bana ‘Sen beni kamerayla mı engelleyeceksin, bu kamerayı sökeceksin' dedi. Ben de sökmeyeceğimi söyledim. Bana ‘Sen adam mısın, sen o öğretmenin tırnağı olamazsın, onun bana verdiği ilginin yarısını sende görmedim' dedi. Bu sözleri duyunca kendimi kaybettim." ifadelerini kullandı.
Mutfakta olduklarını ve çocukların evde olmadığını ifade eden sanık Çakırbeyli, "Fatma bana bıçağı gösterdi ama neden gösterdiğini bilmiyorum. Bıçağı nasıl aldığımı hatırlamıyorum. 16 kez bıçaklandığını söylüyorlar, iki tanesi ölümcülmüş, nasıl olduğunu bilmiyorum. O an kendimi kaybettim." diye anlattı.
İFADESİNDEKİ SÖZLERİNİ HATIRLAMADIĞINI SÖYLEDİ
Duruşmada sanığa, soruşturma aşamasında verdiği ve eşinin ölmek istediğini söylediğine dair beyanı hatırlatıldı.
Emniyetteki ifadesinde "Eşim bana ‘Kendimi öldürürsem cehenneme giderim, bunu ben yapamıyorum, sen yap beni öldür' dedi. Bunun üzerine önce ellerimle boğmaya çalıştım, sonra bana gösterdiği bıçağı alarak boyun ve boğaz bölgesine birkaç kez sapladım." sözlerini dile getirdiği öğrenilen sanık, hakim karşısında bu sözleri hatırlamadığını belirtti.
Mahkeme heyeti, sanığın emniyet, savcılık ve mahkemedeki ifadeleri arasında çelişkiler bulunduğunu tutanağa geçirdi.
"NAMUSUNU TEMİZLE, BU İŞİ BİTİR DEDİĞİNİ DUYDUK"
Mahkeme sonrasında konuşan Fatma Çakırbeyli'nin kuzeni Mevlüt Çelik, şu ifadeleri dile getirdi:
"Bugün kuzenimin davasına katıldık. Karşı tarafın avukatları, yaşadığı toplum yapısı nedeniyle sanığa çok fazla yüklenilmemesi gerektiğini savundu. Olayın bir anlık sinirle gerçekleştiğini söylüyorlar ama bu kesinlikle bir anlık öfke değildi. Sanığın koğuş arkadaşı da bazı şeyleri kendi ağzıyla itiraf etti. Ayrıca daha önceden sanığın abisinin ‘namusunu temizle, bu işi bitir' dediğini duyduk."