HABER7
Yabancı istihbarat birimleriyle yakın ilişkisi zaman zaman gündeme gelen Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ'ın en yakınındaki isimden çarpıcı ifşaatlar geldi.
Ümit Özdağ'ın eski Başdanışmanı Hasan Öztürk, Özdağ'ın Alman İstihbaratı BND ile temas kurduğunu söyledi.
Öztürk, Özdağ'ın Almanya ziyaretleri ve BND ile kurduğu ilişkilerin ardından, partinin milliyetçi çizgisinden saparak Osman Kavala, Selahattin Demirtaş ve Ekrem İmamoğlu gibi isimlere yönelik söylemlerini yumuşattığını belirtti.
Bu durumun bir tesadüf olmadığını ve istihbarat literatüründe stratejik analiz konusu olduğunu vurgulayan Öztürk, BND'nin bölgede MOSSAD ile iş birliği içinde olduğuna dikkat çekti.
Özdağ'ın politika değişikliğini "Alman dostlarının telkinleri ile savunduğunu" iddia eden Öztürk, konunun milli güvenlik meselesi haline geldiğini ifade etti.
Adalet Bakanlığına çağrıda bulunarak savcıları göreve davet eden Öztürk, Zafer Partisi'nin Alman istihbaratı ile bağlantısının araştırılmasını teklif etti.
Ayrıca partinin finansal kaynaklarının ve Ümit Özdağ'ın arka bahçesi olarak nitelendirdiği 21. Yüzyıl Enstitüsü'nün didik didik incelenmesi gerektiğini belirterek, "devletin ikinci bir 15 Temmuz tehlikesiyle karşı karşıya kalmaması için" uyarılarda bulundu.
VATANA İHANETTEN YARGILANMALI
Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ'ın eski Başdanışmanı Hasan Öztürk, sosyal medya hesabı üzerinden yayınladığı videoda şunları söyledi:
"Yeni İçişleri Bakanımız Mustafa Çiftçi hakkında 'vatana ihanetten yargılanmalıdır' sözleri üzerine kamuoyuna bazı ciddi sorular yöneltmek isterim ve ardından 'kim vatana ihanetten yargılanmalıdır' sorusunu kamuoyunun takdirine bırakıyorum. Devlet ciddiyetiyle.
Merdan Yanardağ ile Ümit Özdağ uzun yıllar boyunca ideolojik olarak zıt iki pozisyonda yer aldı. Ancak belirli bir dönemden sonra birbirleriyle dikkat çekici bir söylem yakınlaşması yaşandı. Bu kırılma iki ismin de yurt dışı temaslarının hemen ardından gerçekleşti.
Sonrasında Sayın Ümit Özdağ'ın Almanya'da Alman Dış İstihbarat Servisi BND çevresiyle temas kurduğunu kendisinden öğrendim.
MOSSAD-BND İÇ İÇE
Şimdi meseleye istihbarat doktrini açısından bakalım. Uluslararası sistemde istihbarat servisleri dostluk ziyareti yapmaz. Her temas bir çıkar denklemine dayanır.
Alman Dış İstihbarat Servisi BND Avrupa güvenlik mimarisinin merkez aktörlerinden biridir ve Orta Doğu–Doğu Akdeniz hattında İsrail Dış İstihbarat Servisi MOSSAD ile koordinasyonel çalışmalarıyla bilinir. Batı güvenlik ekseninde ortak operasyonel perspektif geliştiren yapılar arasında yer alırlar.
Bu bir komplo teorisi değil, istihbarat iş birliği literatüründe yer alan bir realitedir.
SÖYLEM DEĞİŞİKLİĞİ TESADÜF MÜ?
Dolayısıyla şu soruyu sormak zorundayım: Milliyetçi reflekslerle siyaset üreten Ümit Özdağ'ın yabancı istihbarat çevreleriyle teması sonrasında söylem yumuşaması yaşaması tesadüf müdür?
Temas sonrası dönemde daha önce ağır eleştiriler yöneltilen bazı isimler hakkında birdenbire farklı bir ton kullanılmaya başlandı. Ümit Özdağ'ın Osman Kavala, Selahattin Demirtaş, Ayşe Buğra ve Ekrem İmamoğlu hakkında yaptığı açıklamalar Avrupa İnsan Hakları referanslarıyla meşrulaştırılmaya çalışıldı.
Elbette insan hakları referansları evrensel bir değerdir. Ancak güvenlik literatüründe şu temel ilke vardır: Bir siyasi aktörün dış temasları ile iç söylem değişikliği arasında korelasyon oluştuğunda bu durum stratejik analiz konusudur.
Parti içinde Türk milliyetçilerinin bu söylem değişikliğinden duyduğu rahatsızlığı kendisine rapor ettiğimde “Alman dostlarının telkinleri” ifadesini kullandı.
ÖZDAĞ'IN REFERANSI TÜRK MİLLETİ DEĞİL YABANCI TELKİNLER
Şimdi buradan Türk milletine soruyorum: Bir siyasetçinin referans çerçevesi Türk milleti mi olmalıdır, yoksa yabancı dost telkinleri mi?
Mesele artık kişisel polemik değildir. Mesele Türkiye Cumhuriyeti'nin güvenlik ekosistemidir.
İKİNCİ 15 TEMMUZ'A DİKKAT
Buradan Adalet Bakanımız Sayın Akın Gürlek’e açık çağrımdır: Türkiye'nin ikinci bir 15 Temmuz yaşama lüksü yoktur.
15 Temmuz 2016 Darbe Girişimi tecrübesi ortadadır. Yurt dışı istihbarat temasları, finansal akışlar, bağış mekanizmaları, partinin tüm üyeleri ve olası uluslararası bağlantılar şeffaf biçimde didik didik incelenmelidir.
ÖZDAĞ'A AİT ENSTİTÜ DİDİK DİDİK
Öğrenciden iş insanına kadar tüm para trafiği hukuki denetime acilen tabi tutulmalıdır. Özellikle Ümit Özdağ'ın arka bahçesi 21. Yüzyıl Enstitüsü ve onun kadrosu didik didik edilmelidir. Pek yakında burası ile ilgili de açıklamalarım olacak.
Milli güvenlik duygusal değil kurumsal bir meseledir. Eğer bir siyasi hareketin yöneliminde yabancı istihbarat etkisi söz konusuysa bu artık parti içi bir tartışma değil doğrudan devlet meselesidir.
Türk milleti 15 Temmuz 2016’daki gibi devletini bir daha sokaktan toplamak zorunda bırakılmamalıdır.
-
Misafir
14.02.2026
12:36
İnşallah bu millet kimin ihanet içinde olduğunu çok iyi bilir toplumu bölen ayrıştıranları
Beğen
-
Eri eri
14.02.2026
12:35
Zaman kaybetmeden derhal gereği yapılmalıdır
Beğen
-
mehmet demirel
14.02.2026
12:30
Yargı göreve....
Beğen
-
Milliyet
14.02.2026
12:27
Bunlar bu vatanın evlatları degl
Beğen
-
Abdulbaki Yesil
14.02.2026
12:26
Ümit Özdağ ın mossad ajanı olduğunu Alparslan Türkeş söyleyeli 40 yıl oldu.
Beğen
Daha fazla yorum görüntüle