“Terörsüz Türkiye” hedefi doğrultusunda Meclis'te kurulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu, Komisyonun bugünkü 21. toplantısında, hazırlanan rapor kamuoyuna takdim edilerek oylamaya sunuldu.
TBMM bünyesinde çalışmalarını tamamlayan “Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi” Komisyonu, terörün Türkiye gündeminden tamamen çıkarılmasını hedefleyen raporunun öne çıkan başlıklarını kamuoyuyla paylaştı. Bugüne kadar 137 kurum ve kişinin dinlediği, toplantılar boyunca 88 saat çalışıldığı ve 4 bin 199 sayfa tutanak tutulduğu vurgulandı.
Güvenliği, demokrasiyi ve toplumsal bütünleşmeyi eş zamanlı birer sütun olarak konumlandıran raporun öne çıkan başlıkları şöyle...
MEŞRUİYETİN MERKEZİ TBMM VE KURUMSAL AKIL
Raporun giriş bölümünde, Terörsüz Türkiye sürecinin geçmişteki benzer teşebbüslerden en büyük farkının “Meclis zemini” olduğunu vurgulandı. Siyasetin ilk kez bu denli güçlü inisiyatif alarak meseleyi millî iradenin gözetimine sunduğu ifade edildi.
PAZARLIK YOK, ŞEHİTLERİN EMANETİNE TAM SADAKAT
Raporda, Terörsüz Türkiye sürecinin temel parametreleri net dille çizildi. Üniter devlet yapısı, toprak bütünlüğü, Türkçe’nin resmi dil statüsü ve Cumhuriyet ilkesi ortak temel değerler olarak korundu. Ayrıca, silah bırakma sürecinin kesinlikle pazarlık sonucu olmadığı, şehitlerin emanetine sadakatle bağlı kalınacağı belirtildi.
Sürecin anayasal düzlemde taviz değil, devletin egemenlik haklarını koruyarak yürüteceği toplumsal barış projesi olduğu yansıtıldı.
GÜVENLİK VE ÖZGÜRLÜK DENGESİNDE DÜNYAYA EMSAL MODEL
Terörsüz Türkiye hedefi başarıldığında bu yaklaşımın literatüre “Türkiye Modeli” olarak geçeceği belirtildi. Modelin merkezinde, silahların tamamen susturulmasıyla birlikte hak ve hürriyetlerin genişletilmesi, adalet duygusunun tahkimi yer aldı.
Türkiye’nin bu büyük sorunu kendi öz kaynakları ve milli iradesiyle çözerek dünyaya örnek olması raporun nihai hedefi olarak öne çıktı.
SİLAH BIRAKMAYA ÖLÇÜLEBİLİR KRİTERLERLE SAĞLAM MEŞRUİYET ZEMİNİ
Rapora göre sürecin en kritik noktası, münfesih terör örgütü PKK’nın bütün unsurlarıyla silah bıraktığının devletin güvenlik birimlerince ölçülebilir kriterlerle tespit ve teyit edilmesi olduğu vurgulandı. Silah bırakma tespitinin ardından yürütme içerisinde süreci izleyecek mekanizma kurulması önerildi.
Devletin teyit mekanizmasını ön şart koşması, sürecin belirsizliklerden arındırılmasını ve sahada somut neticeler üzerinden ilerlemesini garanti altına almayı amaçladığı belirtildi.
MÜSTAKİL VE GEÇİCİ KANUN
Münfesih terör örgütünün silah bırakma sonrası Terörsüz Türkiye sürecini yönetmek amacıyla müstakil ve geçici mahiyette kanuni düzenleme yapılması raporda tavsiye edildi. Söz konusu düzenlemenin toplumda “cezasızlık veya af” algısı oluşturmaması ve örgüt mensupları hakkında mutlaka adli işlem yapılması gerektiği vurgulandı.
Böylelikle “pişmanlık” mekanizmalarını daha kapsayıcı ve topluma uyumu kolaylaştırıcı çerçeveye oturtmak, aynı zamanda hukuki boşluk oluşmasını engellemek hedeflendi.