Türkiye’de kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları, üyelerinin teknik ve mesleki sorunlarıyla ilgilenmek yerine bir kez daha ideolojik tutumla siyasetin merkezine yerleşti.
28 Şubatvari “laiklik elden gidiyor” paranoyasının yeniden hortlatılmak istendiği süreçte, kamuoyunun yakından tanıdığı 168 isim tarafından yayımlanan “Laikliği Savunuyoruz” bildirisinde meslek odası temsilcileri de yer aldı. Üyelerinin aidatlarıyla finanse edilen yapılar, mesleki gelişim ve sektör sorunları yerine bir kez daha belirli siyasi çizginin savunuculuğunu yaptı.
Mühendislikten mimarlığa, hukuktan yayıncılığa kadar pek çok meslek grubunun üst düzey yöneticisi, mesleki tarafsızlığı bir kenara bırakarak siyasi blok oluşturdu. Temsil ettikleri binlerce üyenin ortak sesi olmak yerine CHP’nin arka bahçeliğini üstlenen oda yönetimleri, kurumların itibarını zedelemekle eleştiriliyor.