Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Fitch Ratings, Türkiye’deki tüm finansal sektörler için 2026 yılı beklentisini “nötr” olarak duyurdu. Kuruluş, dış finansmana erişimin sürmesi, makroekonomik dalgalanmaların hafiflemesi ve gerilemekle birlikte yüksek seviyesini koruyan enflasyon ile faiz oranları sayesinde faaliyet ortamının iyileştiğine işaret etti.

Döviz rezervlerindeki artışın öngörülerin üzerinde gerçekleştiği belirtilirken, sıkı para ve maliye politikalarının dış kırılganlıkları sınırladığı ifade edildi. Ocak ayında yukarı yönlü revize edilen ülke notu görünümünün ise bir sonraki seçim sürecinde artabilecek risklere karşı hassasiyetini koruduğu kaydedildi.

BANKACILIKTA SERMAYE TAMPONLARI YETERLİ

Raporda bankacılık sektöründe fonlama imkanlarının güçlendiği ve mevduatlardaki dolarizasyon oranının azaldığı aktarıldı. Varlık kalitesindeki bozulmanın 2026’da da sürebileceği ancak kontrol edilebilir düzeyde kalmasının beklendiği belirtildi.

1 Ocak 2026 itibarıyla düzenleyici esnekliklerin sona ermesiyle sermaye yeterlilik rasyolarında 170-200 baz puanlık düşüş öngörülse de, bankaların sermaye tamponlarının yeterli seviyede kalacağı tahmin edildi.

FAKTÖRİNGTE TEMKİNLİ GÖRÜNÜM

Leasing şirketlerinin düşen enflasyon, gerileyen faizler ve yabancı para cinsinden fonlamaya erişim sayesinde destek bulacağı değerlendirildi. Bununla birlikte alacakların yüzde 73’ünün döviz cinsinden olması ve yüksek risk içeren gayrimenkul işlemleri sektör açısından risk unsuru olarak öne çıktı. Faktoring tarafında ise bankalarla artan rekabetin etkisiyle 2026’da büyüme hızının yavaşlamasının beklendiği ifade edildi.

KAMU SEKTÖRÜNDE DAYANIKLILIK

Sigortacılık sektöründe 2026 boyunca güçlü prim artışı ve dengeli kârlılığın sürmesi bekleniyor. Hayat dışı branşta yatırım gelirlerinin kârlılığı desteklediği belirtilirken, trafik sigortasının yapısal yük olmaya devam ettiği ve birleşik rasyoların 2025-2026 döneminde ortalama yüzde 130’un üzerinde gerçekleşeceği öngörüldü. Sektörün sermaye yeterliliğini koruduğu da vurgulandı.

Kamu tarafında ise yerel yönetimlerin dayanıklı performansı ve kamu kuruluşlarına sağlanan güçlü devlet desteği görünümü destekledi. Enflasyonun harcamalar ve bütçe dengesi üzerinde baskı yarattığı, ancak yüzde 3,5 seviyesindeki büyümenin gelirleri desteklediği ifade edildi. Kamu borcunun yaklaşık yüzde 40’ının döviz cinsinden ve korunmasız olması nedeniyle, borç stokunun kur hareketlerine karşı hassasiyetini sürdürdüğü belirtildi.

Yorumlar 0 Yorum Var