ABD’de Donald Trump yönetiminin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Türk yetkililerle kurduğu yakın ilişki, ülkedeki yerleşik Yahudi lobisini rahatsız ediyor.

Türkiye’nin bölgesel nüfuzunu artırmasına engel olamayan karanlık yapılar, Ankara’nın hamlelerinin “ABD’yi rahatsız ettiği” algısını oluşturmaya ve yerleştirmeye çalışıyor.

ABD Başkanı Trump’ın bölgede İsrail yerine Türkiye ile işbirliği kurmasından dolayı “tasfiye" endişesine kapılan Siyonist lobiler, bu defa Fox News üzerinden algı operasyonuna girişti.

Türkiye’nin Afrika kıtasında Batı’nın sömürgeci düzenine alternatif olarak geliştirdiği “kazan-kazan” stratejisi ve savunma sanayiindeki önlenemez yükselişi, Trump’ın ‘Fake News’ (uydurma haber) olarak tanımladığı Fox News üzerinden hedef alındı.

Siyonist lobiye yakınlığıyla bilinen Demokrasileri Savunma Vakfı (FDD) ve Amerikan Girişim Enstitüsü (AEI) gibi kuruluşların “uzman” adı altında sunduğu Türkiye karşıtı isimler, Ankara’nın hamlelerini ABD stratejisine tehdit gibi gösterme yarışına girdi. Haberde, Türkiye’nin Afrika’daki askeri, ticari ve diplomatik genişlemesinin ABD’nin kıtadaki hedeflerine zarar verdiği iddia edildi. Asıl rahatsızlığın İsrail’de yaşandığı ise perdelendi.

Fox News tarafından servis edilen ve İsrail güdümündeki Yunan medyasında da geniş yer bulan analizde, Türk SİHA’larının başarısının Batılı silah üreticilerinin pazarını daraltması, “istikrarsızlık” kılıfı altında eleştirildi.

İSRAİL'İN PANİĞİNİ ABD'NİN ENDİŞESİ GİBİ YANSITTI

FDD analisti Mariam Wahba, Türkiye’nin bağımsız dış politikasından duyduğu rahatsızlığı, Osmanlı mirasına atıf yaparak şu sözlerle dile getirdi:

“Genel olarak bu, ABD çıkarlarını baltalama riski taşıyan endişe verici bir gelişmedir. İdeolojik yönelimi için iyiye işaret olmayan Hamas ve Müslüman Kardeşler gibi İslamcı hareketleri desteklemenin yanı sıra Ankara, Afrika’nın bazı bölgelerinde şimdiden somut bir biçim alan neo-Osmanlıcı bir dış politika izliyor.”

SUDAN ÜZERİNDEN KARALAMA KAMPANYASI

Haberde, Türk savunma sanayiinin gururu TB2 Bayraktar SİHA’larının Afrika’daki çatışma bölgelerinde “güç dengelerini değiştirdiği” vurgulandı. Amerikan Reaper SİHA’larının maliyetinin altıda birine mal olan Türk sistemlerinin, Batılı rakiplerini saf dışı bırakmasının, Siyonist lobi unsurlarını endişeye sevk ettiği görüldü.

Wahba, Türkiye'nin pragmatik yaklaşımını eleştirirken aslında Batı’nın kıtadaki kontrol kaybını itiraf ederek, “Türk şirketlerinin hem Sudan Silahlı Kuvvetlerine hem de Hızlı Destek Kuvvetlerine (çatışmadaki rakip milisler) dron tedarik ettiğine dair rapor, Ankara’nın pragmatik yaklaşımının altını çiziyor: erişim ve nüfuz; istikrar, sivillerin korunması veya Batılı siyasi hedeflerle uyumun önünde tutuluyor” dedi.

‘İKİ TARAFA DA SİLAH’ YALANI

Türkiye’nin Sudan’daki iç savaşta her iki tarafa da silah sattığı yönündeki iddialar, ilgili Türk şirketleri tarafından kesin dille yalanlanmasına rağmen Fox News tarafından ısrarla gündemde tutuldu. ‘Fake’ haberde, FDD Türkiye Programı Direktörü Sinan Ciddi’nin, Türkiye’nin bu satışları “kasıtlı strateji” olarak yürüttüğü yönündeki tezlerine yer verildi.

Türkiye’nin Afrika ülkeleriyle kurduğu eşit ilişki modelini “nüfuz satın alma” olarak niteleyen Ciddi, “Sudan gibi kırılgan devletlere dron, hafif silah ve güvenlik hizmetleri ihraç ederek Erdoğan hükümeti, Türkiye’yi Batılı ortaklara ekonomik ve makul bir alternatif olarak konumlandırırken, aynı zamanda hızla büyüyen savunma sanayii için yeni pazarlar açıyor. Bu silah transferleri, diplomatik nüfuz satın almak, limanlara, üslere ve sözleşmelere erişimi güvence altına almak ve Türkiye’nin bölgesel hırslarını ilerletebilecek rejimler ve milislerle müşteri ilişkileri geliştirmek için tasarlanmıştır.” ifadelerini kullandı.

TÜRKİYE’NİN AFRİKA VİZYONUNDAN RAHATSIZ

Operasyonel haberde görüşlerine yer verilen bir diğer isim olan Gönül Tol ise Türkiye’nin kriz bölgelerindeki varlığının Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı güçlendirdiğini söyledi. Tol, Washington’daki bir seminerde yaptığı konuşmada, Türkiye’nin kaos ortamlarından “sermaye devşirdiğini” iddia ederek şunlar kaydetti:

“Türkiye aslında Sudan, Etiyopya ve Somali’deki bütün çatışmalardan askeri varlığını, diplomatik ve ekonomik angajmanlarını güçlendirmek için sermaye devşiriyor. Dolayısıyla, daha fazla kaos olursa, bu sadece Erdoğan’ın elini güçlendirmesine yardımcı olacaktır.”

Türk Hava Yolları’nın 64 Afrika noktasına uçarak kıtayı dünyaya bağlaması ve Türkiye’nin büyükelçilik sayısını 12’den 44’e çıkarması, ABD’deki yerleşik nizam savunucuları tarafından “Washington’ın önceliklerini baltalayan” rekabet modeli olarak sunuldu.

Fox'taki ‘analiz’in, Başkan Erdoğan'ın, Türkiye’nin Afrika ile ticaret hacmini 2003’teki 5,4 milyar dolar seviyesinden 2024’te 41 milyar dolara çıkardıklarını açıkladığı döneme denk getirilmesi dikkat çekti.

 

Yorumlar 0 Yorum Var
'de daha fazlasını keşfet
Fragmanlar Dünya Sağlık Spor Yemek