Mersin'de üniversite okuyan Ömer Faruk Yiğit (24), kendini askeri personel olarak tanıtan komşusu K.Ç.'ye hesap bilgilerini verince hakkında "dolandırıcılık" suçundan 45 ayrı soruşturma açıldı, 6 dosyada 20 yıl hapis cezasına çarptırıldı.
Mersin Üniversitesi Bilgisayar Programcılığı Bölümü öğrencisi Ömer Faruk Yiğit, iddiaya göre, kendisini askeri personel olarak tanıtıp güven kazanan komşusu K.Ç.'nin "Kız kardeşimin düğünü için harcama yapmam gerekiyor; ama hesabımda bloke olduğu için bana para gönderemiyorlar. Bana IBAN bilgini verir misin?" demesi üzerine hesap bilgilerini verdi.
Bir süre sonra Yiğit hakkında "Bilişim sistemleri, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık" suçundan 45 ayrı soruşturma başlatıldı.
Karar verilen 6 dosyada toplamda 20 yıl hapis ve 130 bin TL adli para cezası verilen Yiğit, 1 yıldır cezaevinde bulunurken, 4 dosyası istinaf mahkemesine taşıdı.
"OĞLUMU 15 GÜN SONRA KARAKOLDAN ARIYORLAR"
Yiğit’in annesi Elif Yiğit, "TCK 158 Mağdurları Platformu" üyeleri ile birlikte Ankara'da Ulus Zafer Anıtı önünde yapılan basın açıklamasına katıldı.
Platform üyeleri, 158'inci maddenin uzlaşma kapsamına alınmasını talep etti.
Elif Yiğit, oğlunun 2022 yılında Mersin'de üniversite okurken K.Ç. ile tanıştığını söyleyerek, "Şahıs kendisini asker olarak tanıtıyor. Önce güven kazanıyor. Onunla birlikte geziyorlar, birlikte yemek yiyorlar, oturuyorlar. Her gün birlikte vakit geçiriyorlar. Sonra kartlarının bloke olduğunu söylüyor. Oğlumdan IBAN'larını ve online banka bilgilerini istiyor. Diyor ki; ‘Kız kardeşim evlenecek. Hesabıma para gelecek. Eniştem, babam falan para atacak. Onun alışverişlerini yapmam gerek.’ Oğlumu ikna ediyor. Tamamen güvene dayalı olarak da oğlum ona veriyor IBAN’larını. 5 gün sonra oğlum istiyor hesabını. Oğlumu 15 gün sonra karakoldan aradılar, çağırdılar, götürdüler. Böyle bir suça karıştığını falan söylediler. Daha önce benim oğlum hiç karakolun önünden geçmeyen, 18 yaşındaki bir çocuktu. Neye uğradığımızı şaşırdık. Aldı götürdüler, ceza verdiler." ifadelerini kullandı.
"AİLEM DARMADAĞIN OLDU"
Elif Yiğit, yaşanan olaydan eşinin ve ailesinin çok etkilendiğini belirterek, "Eşim lösemi hastası oldu bir anda. Hiçbir şeyi olmayan adam bir anda lösemi oldu ve ben onu bir ay önce kaybettim. Arka arkaya cezalar geliyor. 45-50 tane dosya açıldı. Biz hem müşteki zararı ödüyoruz hem adli sicil parası ödüyoruz. Ailem darmadağın oldu. Ne yapacağımızı bilmiyorum. Artık devletimizden bu konu hakkında bir çözüm istiyoruz. Adalet Bakanımız bundan bahsedince bize bir umut kaynağı oldu ve gerçekten acilen biz bu sorunun çözülmesini bekliyoruz. Kiminin annesi, kiminin çocuğu, kiminin kocası. Hepimiz aynı durumdayız ve hepimiz mağduruz şu an. Üniversite hayatı da bitti oğlumun, her şey bitti, hayalleri yarım kaldı. Kız arkadaşına yüzüğünü alıp, evlilik teklif ettiği gün cezaevine götürdüler. Hem eşimi kaybettim hem oğlumu." diye konuştu.