İran donanması, ABD-İsrail'in saldırıları nedeniyle Hürmüz Boğazı'ndan geçişlerin kapatıldığını duyurdu. Dünya petrolünün yüzde 20'sinin geçtiği bu stratejik nokta yeniden gündeme geldi. Kriz durumunda Hindistan, Çin ve Japonya gibi dev ekonomilerin yanı sıra Suudi Arabistan'ın da ağır darbe alması bekleniyor.
İran, Umman ve Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) arasında yer alan ve sadece 33 kilometre genişliğindeki Hürmüz Boğazı, küresel enerji sevkiyatının en kritik noktalarından biri olarak kabul ediliyor.
İran'ın boğazı kapatması, dünya petrol arzının yaklaşık yüzde 20'sinin, yani günde yaklaşık 17 milyon varil petrolün geçtiği bu dar su yolunun stratejik önemini bir kez daha gözler önüne serdi. İran, Irak, Kuveyt, Bahreyn, Katar, Suudi Arabistan ve BAE dahil olmak üzere Basra Körfezi'ndeki sekiz ülkenin petrol ihracatı bu rota üzerinden yapılıyor. Özellikle Suudi Arabistan, Kuveyt ve Katar'ın petrol ihracatının yüzde 90'ı Hürmüz Boğazı'na bağımlı durumda.
ENERJİDE YÜZDE 85 DIŞA BAĞIMLI HİNDİSTAN RİSK ALTINDA
Olası bir krizden en çok etkilenecek ülkelerin başında Hindistan'ın geldiği belirtiliyor. Petrol ihtiyacının yüzde 85'ini ithal eden Hindistan'ın bu ithalatının yüzde 60'ını Irak, Suudi Arabistan, Kuveyt ve BAE gibi Orta Doğu ülkelerinden karşıladığına dikkat çekiliyor. Boğazın kapanması durumunda Hindistan'da akaryakıt fiyatlarının fırlayacağı, petrole dayalı tüm endüstrilerin ciddi aksaklıklarla karşılaşacağı ve sanayinin durma noktasına gelebileceği öngörülüyor.
DÜNYANIN EN BÜYÜK PETROL İTHALATÇISI ÇİN DE HEDEFTE
Krizden ağır yara alması beklenen bir diğer ülke ise dünyanın en büyük petrol ithalatçısı olan Çin. Günde 10 milyon varil petrol ithal eden Çin'in, bu miktarın yüzde 40'ını Hürmüz Boğazı üzerinden temin ettiği biliniyor. Çin'in Rusya ve Orta Asya ile petrol boru hatları inşa etmiş olmasına rağmen, bu hatların ülkenin enerji ihtiyacının sadece yüzde 20'sini karşılayabildiğinin altı çiziliyor. Bu nedenle boğazın kapatılmasının Çin ekonomisine büyük bir darbe vurabileceği ve Çin ekonomisindeki bir sarsıntının etkilerinin tüm dünyaya yayılacağı ifade ediliyor.
JAPONYA VE SUUDİ ARABİSTAN EKONOMİLERİ İÇİN KRİTİK GEÇİT
Krizden etkilenecek üçüncü ülke olarak Japonya öne çıkıyor. Petrolünün yüzde 90'ını ithal eden Japonya'nın, bu ithalatın yüzde 75'ini Hürmüz Boğazı rotasıyla gerçekleştirdiği kaydediliyor.
Suudi Arabistan ise ihracatçı konumda olmasına rağmen en savunmasız ülkelerden biri olarak gösteriliyor. Petrol ihracatının yüzde 80 ila 90'ını Hürmüz Boğazı üzerinden yapan Suudi Arabistan'ın, Kızıldeniz kıyısındaki rotadan Avrupa'ya yaptığı sevkiyat ise toplam ihracatının sadece yüzde 10'unu oluşturuyor. Bu darboğazın kapanması halinde Suudi Arabistan ekonomisinin ağır şekilde etkileneceği ve ülkenin rotayı yeniden açmak için askeri müdahalede bulunma ihtimalinin durumu daha da kötüleştirebileceği belirtiliyor.
PAKİSTAN VE BAE İÇİN ALTERNATİF SENARYOLAR
Petrolünün yaklaşık yüzde 90'ını Hürmüz Boğazı üzerinden alan Pakistan'ın da krizden etkileneceği, bu sevkiyatın ülke enerji ihtiyacının yüzde 27'sini karşıladığı vurgulanıyor. Ancak Pakistan'ın İran ile kara sınırı olması dikkat çekici bir ayrıntı olarak öne çıkıyor. Bazı raporlara göre, Pakistan'ın dizel ihtiyacının yüzde 35'i halihazırda gayriresmi yollarla İran'dan geliyor. Boğazın kapanması durumunda Pakistan'ın resmi veya gayriresmi yollarla İran'dan petrol tedarikine yönelebileceği değerlendiriliyor.
Petrol ihracatının yüzde 72'si bu boğaza bağımlı olan BAE'nin ise Habşan-Füceyre boru hattı sayesinde bir alternatifinin bulunduğu ifade ediliyor. Bu boru hattı, BAE'nin petrolünün yüzde 60'ını boğazı bypass ederek ihraç etmesine olanak tanıyor. Ancak geri kalan yüzde 40'lık kaybın BAE gibi büyük bir ekonomi için ciddi bir darbe olacağı kaydediliyor.
Fransa, Almanya ve İtalya gibi Avrupa ülkeleri, petrol ihtiyaçlarının ortalama yüzde 10'unu Hürmüz Boğazı üzerinden karşılıyor ve olası bir abluka bu ülkeleri de etkileyecektir.