İşgalci İsrail yönetimi, bu Ramazan ayında başta Kudüs’teki Mescid-i Aksa ve El-Halil’deki Harem-i İbrahim Camii olmak üzere Filistin’deki kutsal mekanlara yönelik baskılarını artırıyor. İran’a karşı ABD ile ittifak kurarak saldırılar başlattığı 28 Şubat’tan beri Aksa ve Harem-i İbrahim’i kapatmaya devam eden işgal yönetimi, Müslümanların Ramazan ayının son 10 gününde yaptıkları itikaf ibadeti için de iki kutsal mescide gelmelerini engelliyor. 1967’de Kudüs’ün işgal edilmesinden bu yana ilk kez Ramazan ayında Mescid-i Aksa’da teravih namazı ve itikaf ibadetinin engellenmesi, bölgedeki dini ve tarihi statünün fiilen değiştirilmesine yönelik tehlikeli bir emsal olarak değerlendiriliyor.
EL-SAHİRA KAPISI'NDA DİRENİŞ
İşgalci İsrail hükümeti, İran’a karşı saldırıların başladığı 28 Şubat’tan itibaren, “Güvenlik nedenlerini” öne sürerek Mescid-i Aksa’ya giriş-çıkışları kapattı. Benzer bir uygulama El-Halil kentindeki Harem-i İbrahim Camii’nde de İsrail tarafından yapılıyor. Kudüslüler, 12 gündür yatsı ve teravih namazları kılmak için Mescid-i Aksa’ya en yakın noktalardan biri olan El-Sahira Kapısı yakınlarında toplanıyor. Genç Gruplar sık sık Mescid-i Aksanın kapıları önünde namazlarını eda ederek Mescid-i Aksa’yı yalnız bırakmadıklarını gösteriyor. El-Halil’de ise Filistin Enformasyon Merkezi’ne bilgi veren Harem-i İbrahim Camii Müdürü Hıfzi Ebu Senine, Müslümanların her gün Harem-i İbrahim’de ibadet etmek için camiye geldiğini ancak engellendiğini söyledi. Ebu Senine, caminin kapalı olmasının hem Müslümanların ibadet hakkına hem de Batı Şeria ve Kudüs’teki dini mekanların statüsüne ilişkin anlaşmalara yönelik ihlal olduğunun altını çizdi.
MÜSLÜMANLAR İLK KIBLELERİNE SAHİP ÇIKSIN
Kudüslü düşünür ve yazar Halil Assali, Mescid-i Aksa’ya yönelik kısıtlamaların hiçbir Müslüman tarafından kabul edilmemesi gerektiğini belirterek, Mescid-i Aksa’nın cemaatten neredeyse tamamen mahrum bırakıldığı anlarda bile minarelerinden ezanın yükselmeye devam ettiğini, namazların ise caminin az sayıdaki görevlisi ve bekçisi tarafından kılındığını söyledi. Assali, “Kudüs’te bazı kardeşlerimizin Aksa kapılarından birinin yakınında durmaya çalıştıklarını gördüm. İçeri giremedikleri için, çocuklar gibi ağlayarak oturuyorlardı. Zira bizler için bu mescit, İslam inancının en önemli temel unsurlarından biridir. Bugün Kudüslüler ve dünyanın dört bir yanındaki Müslümanlar arasında derin bir hüzün, öfke ve endişe hakim. Hüzün var çünkü Aksa yalnız bırakıldı. Öfke var çünkü işgal güçleri zorla kapatma kararı dayattı ve Araplar ile Müslümanların yokluğu bu öfkeyi artırıyor. Endişe var çünkü İsrail’in ilk kıbleye yönelik son derece korkutucu planlar uygulayabileceğini görüyoruz. Bu yüzden Müslümanların birleşmesini ve ilk kıblesine sahip çıkmasını istiyoruz” ifadelerini kullandı.
8 ÜLKEDEN KINAMA: BİR KARIŞINDAN VAZGEÇMEYİZ
Korsan karara ilişkin Türkiye, Mısır, Endonezya, Ürdün, Pakistan, Katar, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri Dışişleri Bakanları tarafından ortak açıklama yapıldı. 8 ülkenin bakanları tarafından, İsrail'in ramazan ayı süresince ibadet etmek isteyen Müslümanlara Mescid-i Aksa Harem-i Şerif’i kapalı tutmasına tepki gösterilerek kınama mesajı yayımlandı.
Hamas Hareketi de Mescid-i Aksa’nın 1967 yılından beri ilk kez Ramazan ayının son 10 gününde itikafa kapalı olmasına ilişkin bir açıklama yayınladı. Hareketin resmi telegram hesabından yayınlanan açıklamada, İsrail’in son gelişmeler ışığında bu yıl artırdığı baskının Batı Şeria’daki dini mekanların ve Mescid-i Aksa’nın statüsünü değiştirmeyi amaçladığına vurgu yapılarak, “Filistinliler bu mekanların bir karışından vazgeçmeyecek” ifadelerine yer verildi.