Eski Avrupa Komisyonu Başkan Yardımcısı Josep Borrell, katıldığı bir programda İsrail-Filistin meselesine ve bölgedeki tarihsel anlatılara ilişkin çarpıcı açıklamalarda bulundu. Borrell, İsrail’in kuruluşunu meşrulaştırmak için kullanılan söylemleri eleştirerek, gerçeklerin anlatılandan farklı olduğunu vurguladı.
Borrell, konuşmasında şu ifadeleri kullandı:
"Kendimize, bu durumu 'toprak boştur' diyerek haklı çıkaran bir söylem, bir anlatı inşa ettik. Yani, von der Leyen'in söylediği 'Sonunda Yahudi halkı kendilerine vaat edilen topraklara dönebildi ve çölü çiçek açtırdılar' söylemi... Bu, militan bir siyonistin tanımıdır. Bu siyonizmdir. 'Bize vaat edilen topraklara dönüyoruz.' Peki, kim vaat etti? Birleşmiş Milletler mi? Hayır, bunu Tanrı vaat etti."
"GAZZE BİR ÇÖL DEĞİL, DÜNYACA ÜNLÜ BİR BAHÇEYDİ"
İsrail’in bölgeyi bir "çöl" olarak devraldığı iddialarına karşı çıkan Borrell, Osmanlı İmparatorluğu dönemine de atıfta bulunarak tarihsel gerçeklere dikkat çekti. Borrell, şöyle devam etti:
"Sorun şu ki, o topraklar çöl değildi. Ve biz kendimize, orada hiç kimsenin olmadığına, en fazla kendi ulusal kimliği olmayan ve Osmanlı İmparatorluğu'ndan kalan birkaç bedevinin olduğuna dair bir hikaye anlattık. Ama bu doğru değil. Orada bir halk vardı. Gazze bir bahçeydi. Çölü çiçek açtırmadılar; Gazze, daha ilk Yahudi yerleşimci gelmeden önce zaten bir bahçeydi ve Gazze'nin zeytinyağı üretimi tüm dünyada takdir ediliyordu. Bir çöle gidip onu çiçek açtırmadılar. Ben bir kibbutzda bulundum ve evet, bazı yerlerde çölü çiçek açtırdılar ama sadece bazı yerlerde. Diğer yerlerde milyonlarca insan yaşıyordu."
"TARİHİN BÜYÜK UNUTULANLARI"
Bölgede yaşayan insanların görmezden gelindiğini ifade eden Borrell, yaşananları bir trajedi olarak nitelendirdi. Filistin halkının durumuna değinen Borrell, şu değerlendirmeyi yaptı:
"Ve onlar tarihin büyük unutulanları. Kimse onlarla ne yapacağını bilmiyor. Bu, o halkın yaşadığı ve çaresizlik hissinden dolayı konuşmadığımız büyük bir trajedi. Eğer bana ne yapılması gerektiğini sorarsan, ne yapılması gerektiğini biliyorum ama bunun gerçekleşmeyeceğini de biliyorum."
"TEK ENGELLEYİCİ GÜÇ ABD ANCAK ONLAR TEŞVİK EDİYOR"
Borrell, bölgedeki şiddetin ve sürgün politikalarının durdurulması konusunda tek belirleyici gücün Amerika Birleşik Devletleri (ABD) olduğunu ancak mevcut tutumun çözüme hizmet etmediğini belirtti. Borrell "Çünkü onların yok edilmesini veya sürülmesini engelleyebilecek tek güç ABD'dir. Ve ABD bunu yapmayacak; aksine, onları cesaretlendiriyorlar. Ve bu bana kendimi hiç iyi hissettirmiyor." dedi.