Finlandiya Cumhurbaşkanı Alexander Stubb, ABD ve İsrail'in İran'a saldırısı sonrası kapanan Hürmüz Boğazı'nın güvenliği için Donald Trump'ın NATO'ya yaptığı çağrının ciddiye alınması gerektiğini vurguladı.
ABD ve işgalci İsrail'in iki hafta önce İran'a düzenlediği saldırıların ardından küresel petrol ticaretinin can damarı olan Hürmüz Boğazı'nın fiilen kapanması, Washington ile müttefikleri arasında yeni bir krizin kapısını araladı. ABD Başkanı Donald Trump'ın, boğazın güvenliği sağlanmazsa NATO'nun geleceğinin çok kötü olacağı yönündeki tehditkar çıkışına Avrupa'dan ilk net yanıt Finlandiya'dan geldi. Finlandiya Cumhurbaşkanı Alexander Stubb, müttefiklerin Washington'dan gelen bu baskıyı göz ardı etmemesi ve ittifakın geleceğinin tehlikeye atılmaması gerektiğinin altını çizerek durumu şu sözlerle özetledi:
"Amerika Birleşik Devletleri Başkanı'nın söylediği her şeyi açıkça ciddiye almak zorundayız. Kapasitesi ve ABD'ye yardım etme iradesi olan ülkeler bunu yapacaktır ve yapmalıdır."
"ASIL OPERASYON MÜTTEFİKLERLE GÖRÜŞÜLMEDİ"
Küresel petrol arzının yaklaşık beşte birinin geçtiği dar boğazda tansiyon yükselirken, Avrupa Birliği cephesinde derin bir temkinlilik hakim. Pazartesi günü bir araya gelen AB dışişleri bakanları, Kızıldeniz'deki mevcut deniz misyonunu enerji sevkiyatı için Hürmüz'e kaydırma fikrine bile mesafeli yaklaşarak savaşın tırmanmasını istemediklerini vurguladılar. Stubb ise NATO'nun savunma odaklı bir blok olduğunu ve doğası gereği askeri saldırılar düzenlemeyeceğini hatırlatarak, krizin çözümü için Avrupa veya Hindistan'ın devreye girebileceği bir barış arabuluculuğuna ihtiyaç olduğunu belirtti.
Krizin patlak verdiği ilk aşamada Washington'un tek taraflı hareket ettiğine dikkat çeken Finlandiya lideri, diplomatik tabloyu ve barışın önündeki engelleri şu ifadelerle değerlendirdi:
"Asıl orijinal operasyon müttefiklerle görüşülmedi, ancak eminim ki Başkan Trump şu anda İngiltere, Fransa ve Almanya gibi büyük oyuncularla görüşme halindedir. Barış sürecinin önündeki asıl engel, İsrail, ABD ve İran gibi farklı çıkarlara sahip üç oyuncunun bulunmasıdır."
"HAYAL KIRIKLIĞI VE SABIRSIZLIK SEZİYORUM"
Ortadoğu'daki bu sıcak çatışma ortamı, küresel güvenlik mimarisinde de sarsıntılara yol açıyor. ABD'nin çok taraflı anlaşmalardan geri adım atma eğilimi, diğer Batılı aktörleri alternatif güvenlik ortaklıklarına itiyor. Bu kapsamda Stubb, önümüzdeki hafta Helsinki'de çok uluslu bir acil müdahale gücü olan Ortak Sefer Gücü (JEF) zirvesine ev sahipliği yapacak. İngiltere liderliğindeki bu yapıya, Kanada Başbakanı Mark Carney'nin de 26 Mart'taki toplantıya video konferans yoluyla katılması ve Kanada'nın olası üyeliğinin masaya yatırılması bekleniyor.
Ancak Finlandiya Cumhurbaşkanı için asıl endişe verici senaryo, Ortadoğu'da açılan yeni cephenin Rusya'nın Ukrayna'yı işgaliyle başlayan savaşa yönelik uluslararası ilgiyi ve ABD'nin çözüm arayışını gölgeleme ihtimali. Trump'ın Ukrayna meselesine yaklaşımındaki değişimi analitik bir bakış açısıyla yorumlayan Stubb, duyduğu derin endişeyi şu çarpıcı sözlerle dile getirdi:
"Şu anda durumla ilgili bir tür hayal kırıklığı ve sabırsızlık seziyorum ve bu beni endişelendiriyor. Elbette şu anda iki cephe var; biri ABD'nin gerçekten müdahil olduğu İran'da, diğeri ise ABD'nin arabuluculuk yaptığı Ukrayna'da. Amerikan askerlerinin işin içinde olduğu ve maliyetlerin astronomik boyutlara ulaştığı bir durum söz konusu olduğunda, odak noktasının barış arabuluculuğundan ziyade oraya kaydığını düşünüyorum. Ne yazık ki."