Reuter’ın savaşın kökenlerine ilişkin haberine göre, İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu, "Destansı Öfke Operasyonu"ndan 48 saat önce Başkan Donald Trump'ı İran’ın dini lideri Ali Hamaney'e karşı ortak bir saldırıda gerçekleştirmeye davet etti. Netanyahu bunun, "hayatta bir kez karşılaşılabilecek" bir fırsat olarak nitelendirdi.
Reuter’e bilgi veren üç kişi, Netanyahu'nun Hamaney'i öldürmek ve İran'ın Trump'a yönelik suikast girişimlerinin intikamını almak için bundan daha iyi bir fırsatın asla olmayabileceğini savundu. Hamaney'in yerleşkesinde üst düzey yardımcılarıyla yapacağı toplantının Cumartesi gecesinden Cumartesi sabahına alındığını ortaya koymuştu. Bu da bir lidere düzenlenecek suikastleri mümkün kılıyordu. Kaynaklar, "Telefon görüşmesi gerçekleştiğinde Trump, İran'a karşı askeri bir operasyon fikrini zaten onaylamıştı, ancak ABD'nin ne zaman veya hangi koşullar altında müdahil olacağına henüz karar vermemişti" şeklinde konuştu.
SAVAŞ İÇİN BASKI YOK İKNA VAR
Habere göre, Netanyahu'nun Trump'ı savaşa zorla çekmediğini, ancak "İsrail liderinin etkili bir savunucu olduğunu ve Trump'ı öldürme girişimlerini yönettiği iddia edilen bir İran liderini öldürme fırsatı da dahil olmak üzere kararı çerçeveleme biçiminin başkan üzerinde etkili olduğunu gösterdiğini" belirtti. Netanyahu Perşembe günü düzenlediği basın toplantısında İsrail'in baskı iddialarını reddederek, "Birilerinin Başkan Trump'a ne yapacağını söyleyebileceğini gerçekten düşünen var mı? Hadi canım" dedi.
ÖLDÜRME AMA SAKAT BIRAK
Beyaz Saray sözcüsü Anna Kelly, Reuters'e yaptığı açıklamada, "İran rejiminin balistik füze ve üretim kapasitesini yok etmeyi, İran rejiminin donanmasını ortadan kaldırmayı, vekil güçlerini silahlandırma yeteneklerini sona erdirmeyi ve İran'ın asla nükleer silah elde edemeyeceğini garanti altına almayı" hedeflediklerini ifade etti.
Savunma Bakanı Pete Hegseth Mart ayı başlarında, "İran, Başkan Trump'ı öldürmeye çalıştı ve son gülen Başkan Trump oldu" iddia etmişti.
NETAYNAHU VE SADIK DOSTU TRUMP
Reuters’ın haberine göre, İran ile nükleer görüşmeler 2025 baharında bir anlaşmayla sonuçlanmayınca Trump, İran’a saldırmayı düşünmeye başladı. Haziran ayında İsrail, İran’ın nükleer tesislerini ve füze üslerini bombalayarak birçok İranlı lideri öldürdü; ardından ABD güçleri 12 gün boyunca bu saldırılara katıldı.
Aralık ayında gerçekleştirdiği ziyarette Netanyahu, Trump’a Haziran’daki 12 günlük operasyonun sonuçlarından tam olarak memnun olmadığını belirtti. Trump, yeni bir saldırıya açık olduğunu ancak önce diplomasiyi denemek istediğini söyledi.
Şubat ayında Washington ziyareti sırasında Netanyahu, İran’ın büyüyen balistik füze programına dair endişelerini paylaştı ve İran’ın nihayetinde Amerikan topraklarını vurabilecek kapasiteye ulaşma riskine dikkat çekti.
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, 24 Şubat’ta Kongre’de önde gelen isimlere, İsrail’in İran’a saldırmasının muhtemel olduğunu ve İran’ın buna karşılık ABD hedeflerine misilleme yapacağını aktardı. Amerikan istihbaratı da böyle bir saldırının İran’ın ABD diplomatik ve askeri üsleri ile Körfez müttefiklerine karşı misillemeleri tetikleyeceğini öngörmüştü ve bu tahmin doğru çıktı.