Almanya Cumhurbaşkanı Frank-Walter Steinmeier, ABD ve İsrail’in İran yönelik saldırılarını ve Alman hükümetinin tutumunu eleştirerek, "Uluslararası hukuk ihlallerini ihlal olarak adlandırmamak dış politikamızı daha inandırıcı hale getirmez. Bununla Gazze Savaşı'nda zaten uğraşmak zorunda kaldık. İran Savaşı'nda da bununla uğraşmak zorundayız çünkü bu savaş uluslararası hukuka aykırıdır. Bu savaş siyasi açıdan feci bir hatadır. Eğer savaşın amacı İran’ı nükleer bomba yolunda durdurmaksa bu savaş gerçekten önlenebilir, gereksiz bir savaştır" diye konuştu.

STEİNMEİER: "İRAN SAVAŞI SİYASİ AÇIDAN FELAKET BİR HATAYDI"

Almanya Cumhurbaşkanı Frank-Walter Steinmeier, Berlin’de Almanya Dışişleri Bakanlığı'nın 2. Dünya Savaşından sonra yeniden kurulmasının 75. yıldönümü dolayısıyla düzenlenen etkinliğin açılış konuşmasını gerçekleştirdi. Kendisinin de Bakan olarak uzun yıllar görev yaptığı Dışişleri Bakanlığı'nın küresel sorunlara bakışına ve çözüm önerilerine ilişkin konuşan Steinmeier, İran savaşına ilişkin çarpıcı açıklamalarda bulundu. Steinmeier, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarını ve Alman hükümetinin tutumunu eleştirerek, "Uluslararası hukuk ihlallerini, ihlal olarak adlandırmamak dış politikamızı daha inandırıcı hale getirmez. Bu savaş uluslararası hukuka göre yasadışıdır ki bunda şüphe yok" dedi.

Bugüne kadar İran savaşını uluslararası hukuka göre yasa dışı olarak sınıflandırmaktan kaçınan Alman hükümetinden farklı bir tavır sergileyen Steinmeier, "Mevcut Amerikan hükümetinin dünya görüşü bizimkinden farklı. Bu görüş yerleşik kurallara, ortaklığa ve zamanla gelişen güvene hiç önem vermiyor. Bunu değiştiremeyiz. Bununla başa çıkmak zorundayız ama benim inancım budur. Bu dünya görüşünü benimsemek için hiçbir nedenimiz yok. Büyük güçler, kuralların olmadığı bir dünyada hayatta kalabilir hatta kısa vadede bundan fayda bile sağlayabilir. Ancak bu bizim için geçerli değil ve devletlerin ezici çoğunluğu için de geçerli değil" ifadelerini kullandı.

"İRAN SAVAŞI ULUSLARARASI HUKUKA GÖRE YASA DIŞIDIR"

"Yarının dünyası, ABD ile Çin arasındaki bir ikili mücadeleden daha fazlası olmalı. Bu nedenle dış politikamızın pragmatik ve etkili olması gerekir" diyen Steinmeier, "Dış politikamız, hukuk ihlalini haklar ilkesiyle adlandırmamamızla daha ikna edici hale gelmez. Bununla Gazze Savaşı'nda zaten uğraşmak zorunda kaldık. İran Savaşı'nda da bununla uğraşmak zorundayız çünkü bu savaş, uluslararası hukuka aykırıdır. Bu savaş, ayrıca siyasi açıdan feci bir hatadır. Eğer savaşın amacı İran’ı nükleer bomba yolunda durdurmaksa bu savaş gerçekten önlenebilir, gereksiz bir savaştır" ifadelerini kullandı.

"14 Temmuz 2015 tarihinde İran'ın nükleer silahlanmasının önlenmesine dönük anlaşmadan hiç bu kadar uzak olmamıştık" diyen Steinmeier, söz konusu anlaşma için "Amerikalıların İran'a karşı yapmak zorunda kalacağı bir savaşı önlüyoruz" ifadelerinin kullanıldığını ancak 2 yıl sonra, ilk görev süresinde 2018 yılında ABD Başkanı Donald Trump’ın bu anlaşmadan çekildiğini hatırlattı.

"ULUSLARARASI HUKUK GÖZ ARDI EDİLMEMELİ"

Trump’ın ikinci görev süresinde ise İran’da savaş yapıldığını belirten Steinmeier, "Uluslararası hukuk, başkaları yapıyorsa bizim de çıkarmamız gereken eski bir eldiven değildir. Aksine büyük güçler arasında yer almayan herkes için şimdi ve gelecekte, bazıları tarafından ihmal edilse ve ihlal edilse bile hayati önem taşır. Düzen çerçevesi, kural ve meşruiyet kaynağı olarak uluslararası hukuk, Almanya için olduğu kadar Avrupa için de önemini hiç kaybetmemiştir. Hukuk ve kuralların olmadığı bir dünyada bu Avrupa kaybolurdu. Çünkü Avrupa Birliği kendisi de kurallara dayalı bir yapıdır. Eğer büyük güçlerin dünya görüşünü kendimize mal edersek, o zaman bu yapı göz açıp kapayıncaya kadar çökecektir. Bu yüzden dış politikamızın pragmatik ve etkili olması gerektiğine inanıyorum, olması gereken yerde olmalı, olmaması gereken yerlerde ise olmamalı" diye konuştu.

Küresel sorunların küresel dengeleri yeniden şekillendirdiğine vurgu yaparak son dönemde kendisinin güçlü işbirliklerini geliştirmek için bir dizi ziyaretler gerçekleştirdiğini hatırlatan Steinmeier, "Bu kapsamda Güneydoğu Asya Ülkeleri Birliği (ASEAN) bölgesi, Körfez ülkeleri ve Türkiye’nin yanı sıra Kenya, Güney Afrika, Şili ve Brezilya’ya ziyaretler gerçekleştirdim. Bu ülkeler Almanya ile yakın ilişkiler kurmak istiyor. Bu devletler de Almanya gibi bağımlılıklarını azaltmayı ve uluslararası ortaklıklarını çeşitlendirmeyi hedefliyor" dedi.

Almanya Cumhurbaşkanı Steinmeier, İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra 15 Mart 1951’de yeniden kurulan ve bu yıl 75. yılını kutlayan Almanya Dışişleri Bakanlığı’nda 2005-2009 ile 2013-2017 yılları arasında Dışişleri Bakanı olarak görev yapmıştı. Steinmeier, P5+1 ülkeleri olarak adlandırılan ABD, Rusya, Çin, İngiltere ve Fransa ile Almanya’nın yanı sıra Avrupa Birliği arasında İran ile 14 Temmuz 2015’te imzalanan nükleer anlaşma sürecinde de Almanya Dışişleri Bakanı olarak görev almıştı.

FRANSA GENELKURMAY BAŞKANI, ABD'NİN GİDEREK "ÖNGÖRÜLEMEZ BİR MÜTTEFİK" HALİNE GELDİĞİNİ BELİRTTİ

 Fransa Genelkurmay Başkanı Fabien Mandon, ABD'nin giderek "öngörülemez bir müttefik" haline geldiğini belirterek "Bunun güvenliğimiz üzerinde etkisi var." dedi.

Fransa'nın başkenti Paris'te "2026 Paris Savunma ve Strateji Forumu" başladı.

Mandon, forumda yaptığı konuşmada, ABD askerlerinin Afganistan'dan hiçbir istişare yapmadan çekildiğini söyleyerek "(Afganistan'ı) Bize haber vermeden terk etmeyi seçtiler. Şimdi bizi haberdar etmeden Orta Doğu'ya müdahale etmeye karar verdiler. Oysaki Fransız ordusunun ilk endişesi, bölgede transit haldeki vatandaşlarını korumak için Fransa'ya çözüm sağlamak oldu."

Kendilerini şaşırtan Amerikan müttefikleri karşısında derhal harekete geçmek zorunda kaldıklarını vurgulayan Mandon, ABD'nin giderek "öngörülemez hale gelen bir müttefik" olduğunu dile getirdi.

Mandon, "(ABD) Askeri operasyonlar başlattığında bize haber verme zahmetinde bulunmuyor. Bunun, güvenliğimiz üzerinde etkisi var. Bunun, çıkarlarımız üzerinde etkisi var." değerlendirmesinde bulundu.

Yakın zamanda Grönland üzerindeki tehditleri gördüklerinde Danimarka'nın istediği çerçeve doğrultusunda bölgeye ekipler konuşlandırdıklarını aktaran Mandon, "Büyük güçlerin yapmak istediklerini tekrarlamak için burada değiliz." diye konuştu.

Mandon, Avrupalıların artık NATO karargahında bir araya geldiklerinde kendi aralarında toplantı düzenlediklerini ifade ederek Avrupalıların, Amerikalılara olan ciddi bağımlılıklarını nasıl aşabileceklerini çözmeleri gerektiğini savundu.

Mandon, Amerikalıların giderek tehlikeli bir hale gelen dünyada önceliklerinin kendi kıtaları olduğunu dile getirdiklerini ve Avrupa'nın artık ABD'nin önceliği olmadığını belirtti.

ABD'nin bunu kendilerine de söylediğini anlatan Mandon, "(Amerikalılar) Şu anda bize, savaşın Yakın Doğu ve Orta Doğu'da kendilerine çok pahalıya mal olması ve çok fazla askeri kaynak ayırmaları nedeniyle Ukrayna'ya eskiden olduğu ve savaşın başında yaptıkları gibi yardım etmekte zorlanacaklarını söylüyorlar." ifadesini kullandı.

Yorumlar 0 Yorum Var
'de daha fazlasını keşfet
Fragmanlar Dünya Sağlık Spor Yemek