İngiliz basınından The Guardian’ın kamu kayıtları ve hukuki verilere dayandırdığı analiz, İsrail’in 2020 yılından bu yana Batı Şeria’da Filistinli sivillerin ölümüne yol açan olaylarda hiçbir vatandaşını yargılamadığını öne sürdü. Rapora göre bu durum, bölgede süregelen şiddet için “fiili dokunulmazlık” ortamı oluştururken, Birleşmiş Milletler verileri aynı dönemde en az 1.100 Filistinlinin hayatını kaybettiğini ortaya koyuyor. İnsan hakları kuruluşu Yesh Din ise yerleşimci şiddetine ilişkin soruşturmaların yüzde 96’sının iddianame olmadan kapatıldığını belirtiyor.
Eski İsrail Başbakanı Ehud Olmert ve güvenlik bürokrasisinden bazı isimler, yerleşimci saldırılarını “organize ve sistematik” olarak nitelendirerek Uluslararası Ceza Mahkemesi’ni göreve çağırdı. Eski üst düzey yetkililerin imzaladığı mektupta, saldırıların artık münferit olaylar olmaktan çıktığı ve zaman zaman üniformalı kişilerin de dahil olduğu bir yapı haline geldiği ifade edildi. Yetkililer, bu durumun hem Filistinliler hem de İsrail için ciddi bir tehdit oluşturduğunu vurguladı.
Analizde, özellikle 7 Ekim 2023 sonrası süreçte yerleşimci şiddetinin belirgin şekilde arttığına dikkat çekilirken, İsrail içinden gelen eleştirilerin de büyüdüğü görülüyor. Bazı eski bakanlar hükümeti “etnik temizlik” iddialarıyla suçlarken, hukukçular ve uzmanlar mevcut sistemin hesap verebilirlik üretmek yerine cezasızlığı beslediğini savunuyor. Eleştiriler, hem ulusal yargı mekanizmalarının işleyişini hem de uluslararası hukukun devreye girme ihtimalini yeniden gündeme taşıyor.