İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Türkiye Basın Federasyonu'nun "Anadolu Sohbetleri" programına katıldı. Ülke TV Ankara Temsilcisi Mustafa Pala'nın da katıldığı programda Bakan Çiftçi gündeme dair önemli açıklamalarda bulundu. 

APP PLAKALARLA İLGİLİ AÇIKLAMA

Bakan Çiftçi, "Son günlerde kamuoyunda APP plakalarla ilgili denetimler ve uygulanacak yaptırımlar çok yoğun şekilde tartışılıyor. Bir yandan bunun güvenlik ve kamu düzeni açısından gerekli olduğu ifade edilirken, diğer yandan vatandaşlar arasında uygulamanın kapsamına ilişkin bazı tereddütler oluştu. Siz bu tartışmaları nasıl değerlendiriyorsunuz? APP plakalar konusunda devletin yaklaşımı tam olarak nedir; bundan sonraki süreçte nasıl bir uygulama çerçevesi göreceğiz." sorusuna şu ifadelerle yanıt verdi:

"Öncelikle şunu açıkça ifade etmek isterim; Bizim hiçbir zaman amacımız vatandaşımıza ceza kesmek, vatandaşımızı mağdur etmek değildir. Biz cezayı yöntem olarak gören bir anlayışla hareket etmiyoruz. Esas olan, vatandaşımıza rehberlik etmek, doğruyu göstermek ve uygulamada birlik sağlamaktır. Plaka meselesi, yalnızca şekle ilişkin bir konu değildir. Kamu güvenliği, ülkemizin huzuru ve genel güvenlik stratejilerimiz açısından son derece önemli bir husustur. Nasıl ki bir insanın kendisini tanıtan bir kimliği, nüfus cüzdanı ve ona ait bir vatandaşlık numarası varsa; plaka da bir aracın kimliğidir, üzerindeki harf ve rakamlar da o aracın numarasıdır. Nasıl kimliğimizi güvenliğimiz açısından yalnızca yetkili kurumlar düzenliyorsa, plakaların da aynı şekilde yetkili kurumlarca alınması gerekir. Çünkü plakalarda da tıpkı kimliklerimizde olduğu gibi birtakım güvenlik unsurları vardır. Plakanın üzerinde TŞOF’un mührü bulunmalıdır. Sol tarafta ülkemizin uluslararası işareti olan TR rumuzu yer almalıdır. Yine plakalarda hologram, güvenlik şeridi ve tekrar eden kare kutucuklar içinde ay-yıldız ile TR güvenlik işaretleri bulunmaktadır. 1 Ocak 2024 tarihinden itibaren basılan plakalara ayrıca karekod ve 12 haneli seri numarası da eklenmiştir. Ancak burada önemli bir hususun altını çizmek isterim: Bir plakada karekod bulunmaması, onun sahte olduğu anlamına gelmez. Mührün ve diğer güvenlik işaretlerinin bulunması, plakanın standartlara uygun ve geçerli olması için yeterlidir. Aynı şekilde, plakanın üzerinde yetkili kuruluşun mührü ve diğer güvenlik işaretleri mevcutsa, harf ve rakamlar normal standarda göre biraz daha kalın olsa bile bu plakalar geçerlidir. Araç sahiplerinin bu plakaları yenileme zorunluluğu yoktur. Vatandaşlarımız bu plakalarla araçlarını kullanabilir. Trafik denetimlerinde de bu kalın harfli plakalar nedeniyle herhangi bir cezai yaptırım uygulanmayacaktır. Burada yetkili kuruluş Türkiye Şoförler ve Otomobilciler Federasyonu’dur. Standardın korunması bu yüzden önemlidir. Çünkü araç sayısı her geçen yıl artmaktadır. 2019’dan bugüne ülkemizde toplam motorlu taşıt sayısı 23 milyon 200 binden 33 milyon 900 bine yükselmiştir. Motosiklet sayısı 3 milyon 300 binden 7 milyon 200 bine çıkmıştır. Hâlihazırda toplam tescilli araç sayısı da 34 milyon 525 bin 761’dir. Böylesine büyük bir araç parkını, güçlü bir teknolojik altyapı ve standart bir plaka sistemi olmaksızın sağlıklı şekilde denetlemek son derece zordur. Bu plakaların oluşturduğu güvenlik zafiyetlerini göz ardı etmemek gerekir. Standart dışı APP plakalar; radar sistemleri, PTS (plaka tanıma sistemleri), KGS (kent gözetim sistemleri) ve EDS (elektronik denetim sistemi) gibi elektronik denetim altyapıları tarafından sağlıklı biçimde tespit edilememektedir. Bu da sahada ciddi bir güvenlik açığı ortaya çıkarmaktadır. Çünkü plakanın doğru okunamadığı her durumda denetimin etkinliği zayıflamakta; trafik güvenliği, kamu düzeni ve vatandaşımızın huzuru bakımından risk oluşmaktadır. Daha da önemlisi, bu zafiyetin art niyetli kişiler tarafından istismar edilmesi ihtimalidir. Trafik güvenliğini tehlikeye atan, kamu düzenini bozan ya da suç teşkil eden fiillerin takibinde böylesi standart dışı uygulamalar ciddi sakıncalar doğurmaktadır. Bizim meselemiz vatandaşımızın huzurunu ve hukukunu korumaktır. Bu konu bir plaka biçimi olmanın çok ötesinde; doğrudan doğruya güvenlik, kamu düzeni ve hukuk meselesidir. Dolayısıyla burada mesele vatandaşımıza zorluk çıkarmak değildir. Mesele, standardı korumaktır. Mesele, denetimi sağlıklı yürütmektir. Mesele, güvenlik sistemimizin her aşamasında açıklığı, doğruluğu ve güvenilirliği temin etmektir. Biz bu konuya da bu anlayışla yaklaşıyoruz. Vatandaşımızın mağduriyet yaşamaması için rehberlik etmeye devam edeceğiz; ama ülkemizin güvenliği açısından gerekli olan standardı da titizlikle koruyacağız."

Yorumlar 1 Yorum Var
  • Osman soylu 29.03.2026 16:48
    Sn bakanım bunu 1 yıla yayın insanlar rahat bir şekilde halletsin
'de daha fazlasını keşfet
Fragmanlar Dünya Sağlık Spor Yemek