İşgalci İsrail'in Gazze Şeridi'ne yönelik Ekim 2023'ten bu yana sürdürdüğü ve şehit sayısının 72 bin 315'e, yaralı sayısının ise 172 bin 135'e yükseldiği saldırılar devam ederken, Amerikalı gazeteci Abby Martin'in İsrail ziyareti sonrası paylaştığı izlenimler dikkati çekti.
İsrail sokaklarındaki ırkçı yaklaşımlara işaret eden Amerikalı gazeteci Martin, "1932'de Berlin'e giriyormuşum gibi hissettim. Kesinlikle iğrendim. Duyduklarıma inanamadım." dedi.
Sokakta yürürken karşılaştığı tepkilerin şoke edici olduğunu anlatan Martin çarpıcı açıklamalarda bulunarak, "Sadece birkaç adım attığımda, bu kadar beyaz olmama rağmen bana 'Arap mısın?' diye sordular. 'Ben Amerikalıyım' dediğimde ise 'Ne güzel, o zaman Araplar hakkında konuşabiliriz. Filistinlilerden ne kadar nefret ettiğimizi konuşabiliriz.' dediler." ifadelerini kullandı.
İSRAİL TOPLUMUNUN İÇİNDE HİÇBİR UMUT YOK
Ülkedeki mülteci karşıtı gösterilere katıldığını ve tehlikenin boyutunu o dönemde fark ettiğini belirten Martin, şunları kaydetti:
"O zamanlar tehlikeyi gördüm. İsrail toplumunun içinde hiçbir umut olmadığını anladım. Tüm mültecilerin sınır dışı edilmesi çağrısında bulunulan mitinglere gittim. İsrail'in Holokost ve soykırım mağdurları için güvenli bir liman olduğu söyleniyor. Peki neden tüm Afrikalı mülteciler Necef Çölü'nün ortasındaki bir toplama kampına atılıyor?"
İsrail'in Etiyopyalı mültecilere yönelik politikalarını sert bir dille eleştiren Martin, "Etiyopyalı mültecileri vitrin malzemesi yapıyorlar ama sonra çoğalmalarını istemedikleri için onlara zorla doğum kontrol iğnesi yapıyorlar." diye konuştu.
ÜSTÜNLÜK VE NEFRET ÜZERİNE KURULU BİR ETNO-DEVLET
Sistemin temelinde ırkçılık bulunduğunun altını çizen Martin, konuya "İsrail toplumunun doğası budur. Bu bir etno-devlettir. Üstünlük ve nefret üzerine kurulmuştur, çünkü Siyonizm budur." sözleriyle işaret etti.