ABD'nin petrol ambargosuyla mücadele eden Küba'nın Devlet Başkanı Diaz-Canel, Rusya'nın insani yardım olarak gönderdiği petrolün ülkeye nefes aldırdığını belirterek, olası bir saldırıya karşı tüm halkla savunmaya hazır olduklarını söyledi.

ABD Başkanı Donald Trump'ın yaptırım kararlarıyla zor günler geçiren Küba'da Devlet Başkanı Miguel Diaz-Canel, Rus medyasına yaptığı açıklamalarda Washington yönetimine ve ülkesindeki enerji krizine dair önemli mesajlar verdi.

Trump'ın 30 Ocak'ta Küba'ya petrol sağlayan ülkelere yönelik gümrük vergisi kararnamesini imzalaması ve son olarak "Çok yakında, 70 yıldır beklenen gün gelecek. Buna, Küba için Yeni Bir Şafak deniyor." şeklindeki sözlerinin ardından gözler Havana yönetimine çevrildi. Dışarıdan petrol gelmeden ayakta kalabilmek için acil durum paketini devreye sokan Küba hükümeti, Rusya'dan gelen destekle stratejik bir adım attı.

"RUSYA'NIN DESTEĞİ BİZE NEFES ALDIRDI"

Rusya'dan gelen yakıt gemisinin önemine değinen ve spekülasyonlara girmek istemediğini belirten Diaz-Canel, "Küba'ya bir Rus yakıt gemisi ulaştı. Bunun zor durumlarda Küba'ya yönelik anlamlı bir destek ve eşlik etme eylemi olduğuna inanıyorum." dedi.

Söz konusu sevkiyatın dört ay aradan sonra ülkeye giren ilk yakıt olduğunun altını çizen Diaz-Canel, bu miktarın bir aylık tüketimin yaklaşık üçte birini karşıladığını ifade etti. Bu adımın diğer ülkelerle olan ticari ilişkiler için de bir emsal teşkil ettiğini anlatan Küba lideri, şunları kaydetti: 

"Bu durum, diğer ülkelerin de Küba'ya yakıt getirme hakkını savunması ve bizim de normal ticari mekanizmalarla yakıt ithal etme hakkımızı korumamız için alan açabilir. Ancak bu özel durum bir ticaretten ziyade, Rusya Federasyonu hükümetinin insani bir yardımıdır ve halkımız için bir nefes alma imkanı sunmuştur."

Gelen petrolün etkisinin neden henüz sokakta hissedilmediğine yönelik eleştirilere de yanıt veren Diaz-Canel, "Gemi ham Ural petrolü getirdi. Bu petrol bir rafinaj sürecinden geçiyor. Dağıtımın ardından, bugünden veya yarından itibaren bu Rus yardımının sonuçları görülmeye başlanacak." ifadelerini kullandı.

"VATANI SAVUNMAK GEREKİRSE SAVAŞTAN KORKMAYIZ"

ABD'nin artan baskılarına ve emperyalist söylemlerine karşı ülkenin savunmasını öncelikli hale getirmek zorunda kaldıklarına dikkat çeken Diaz-Canel, Küba'nın her zaman barıştan yana olduğunu vurguladı. 

Latin Amerika'daki en önemli barış görüşmelerine ve Ortodoks Kilisesi ile Vatikan arasındaki tarihi buluşmaya ev sahipliği yaptıklarını hatırlatan Diaz-Canel "Biz savaşı arzulayan veya savaşı teşvik eden bir ülke değiliz. Ancak vatanı savunmak gerekirse savaştan da korkmayız. Bu nedenle, tüm halkın savaşına dayanan, tüm halkın katılımını temel alan savunma anlayışımız doğrultusunda bir hazırlık sistemi devreye sokulmuştur." dedi.

Yorumlar 7 Yorum Var
  • Vatandaş 19.04.2026 08:41
    Küba sistemi değişturip, serbest piyasa ekonomisine geçerse düzelir. Verimli toprakları var,. Amerika'ya köle olmaktansa iyi yetişmiş gençlerini ön plana çıkarıp, ülkeyi daha vasıflı hale rahatlıkla getirebilirler.
  • Misafir 18.04.2026 22:57
    He aynen,Madara pardon Maduro da aynen senin gibi söylüyordu, tüm halkla mücadele edecekti,ama Sarı iblis bir gece tatlı uykusundan yatağından aldı.....
  • Misafir 18.04.2026 22:55
    Trump dışardan hiç bir şey yapamaz, içerden destek verenleri de küba idam eder.
  • Unknown 18.04.2026 22:46
    Küba halkı bu sefaletten kurtulmalı ama bu Küba halkının içten talebiyle olmalı dış müdahaleyle değil
  • suç işliyorlar 18.04.2026 22:27
    Kübaya hertürlü tehdit ve saldırıyı kınıyorum. Barışçı ülkeleri tehdit eden savaş yanlıları insanlık suçu işlediler.
Daha fazla yorum görüntüle
'de daha fazlasını keşfet
Fragmanlar Dünya Sağlık Spor Yemek