Dünya gündemi şu an ABD-İran savaşı nedeniyle Hürmüz Boğazı’ndaki enerji arz güvenliğine odaklansa da iklim krizi geleceğin değil, bugünün artık çok net bir gerçeği olarak karşımıza çıkıyor. 
Ani don olayları, artan sıcaklıklar hayatın her alanında olduğu gibi enerji sektörünü de çok yakından ilgilendiriyor. 

İklim krizinin enerji sektörüne olan etkisini, Türkiye’nin aldığı önlemleri, küreselde yaşanan olayları ve gerekli tedbirler alınmazsa dünyayı bekleyen tehlikeleri Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Levent Aydın Haber7’ye değerlendirdi.

 “İKLİM TEHLİKELERİ AFETE DÖNÜŞEBİLİR”

İklim kaynaklı olayların yalnızca ekonomik değil, sosyal refahı da etkileyen çok katmanlı sonuçlar doğurduğunu ifade eden Aydın, “Sel, aşırı sıcaklık ve kuraklık gibi olaylara artık ‘iklim tehlikeleri’ diyoruz. Çünkü henüz afete dönüşmemiş durumdalar. Ancak önlem alınmadığında çok hızlı şekilde büyük yıkımlara dönüşebilirler” diye konuştu.

Aydın, enerji sistemlerinin bu tehlikelere karşı son derece hassas olduğuna dikkat çekerek, enerji üretiminden iletim hatlarına kadar tüm yapının iklim krizinden doğrudan etkilendiğini söyledi.

“ELEKTRİK ÇAĞI GELİYOR AMA SİSTEM ÇOK KIRILGAN”

Elektriğin artık bir konfor değil hayatın temel unsuru haline geldiğini belirten Aydın, “Evde, sokakta, ofiste hatta ulaşımda artık elektrik merkezli bir yaşam var. Önümüzdeki dönemde tamamen elektrik çağına geçiyoruz. Ancak elektrik sistemi iklime karşı son derece duyarlı” dedi.
Aşırı sıcaklıkların enerji üretimini doğrudan düşürdüğünü kaydeden Aydın, güneş enerjisi santrallerinin sıcaklık arttıkça verim kaybettiğini, havanın yoğunluğunun azalması nedeniyle rüzgar santrallerinin de daha az enerji ürettiğini söyledi. Termik santrallerde de benzer kayıplar yaşandığını belirten Aydın, “Doğalgaz ve kömür santralleri her bir derece sıcaklık artışında üretim kaybediyor” dedi.

“TRAFO PATLAMALARININ EN BÜYÜK NEDENİ SICAKLIK”

Enerji üretimindeki kayıpların yalnızca santrallerle sınırlı olmadığını belirten Aydın, iletim ve dağıtım hatlarının da aşırı sıcaklıklardan ciddi şekilde etkilendiğini söyledi.

Aydın, “İletim hatlarında, trafolarda ve dağıtım sistemlerinde aşırı sıcaklık ‘derating’ dediğimiz güç kayıplarına neden oluyor. Aynı zamanda fiziksel hasar oluşuyor. Halk arasında sık duyduğumuz ‘trafo patladı’ olaylarının temel nedeni de çoğu zaman sıcaklık kaynaklı aşırı yüklenmedir” ifadelerini kullandı.

Uluslararası kuruluşların ve Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün yayımladığı risk haritalarına işaret eden Aydın, önümüzdeki dönemde aşırı hava olaylarının çok daha sert yaşanacağı uyarısında bulundu.

“EN KRİTİK BAŞLIK KOORDİNASYON”
İklim Kanunu’na rağmen bazı dirençler ve kabullenmeme sorunları bulunduğunu dile getiren Aydın, kurumlar arası koordinasyonun hayati önem taşıdığını söyledi.

Aydın, “Bu mesele artık fikir değil, doğrudan yaşam meselesi. Aşırı hava olayları insanların konforunu, güvenliğini ve yaşamını etkileyebilir. Kamunun, özel sektörün ve üniversitelerin birlikte hareket etmesi gerekiyor” dedi.

Türkiye’nin yenilenebilir enerji yatırımları ve enerji altyapısı açısından önemli bir potansiyele sahip olduğunu belirten Aydın, özellikle TEİAŞ’ın iletim altyapısında ciddi bir tecrübeye sahip olduğunu ifade etti.

“Tehlikeleri önceden tespit edip hazırlıklı olabilirsek enerji sistemlerimizi daha dayanıklı hale getirebiliriz” diyen Aydın, Türkiye’nin iklim uyumu konusunda henüz yolun başında olduğunu ancak zaman kaybetmeden harekete geçilmesi gerektiğini sözlerine ekledi.

Yorumlar 0 Yorum Var
'de daha fazlasını keşfet
Fragmanlar Dünya Sağlık Spor Yemek