Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı ile Sıfır Atık Vakfı arasında Bakanlıkta yapılan törenle işbirliği protokolü imzalandı.

Bakan Uraloğlu, burada yaptığı konuşmada, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan öncülüğünde 2017'de başlatılan "Sıfır Atık Hareketi"nin, Türkiye'den doğan ve dünyanın 193 ülkesinde karşılık bulan küresel bir hareket ve marka haline geldiğini söyledi.

Ulaşım sektörünün, medeniyetlerin yükselişinde ve insanlığın ilerlemesinde belirleyici rol oynadığına işaret eden Uraloğlu, "Günümüzde ulaşım sektörü sera gazı emisyonuna neden olan sektörler arasında yaklaşık yüzde 21'lik payla dünyada üçüncü, yüzde 17,6'lık payla Türkiye'de ise ikinci sırada. Bu veriler, ulaşım sektörünün iklim değişikliğiyle mücadelede kritik rol üstlendiğini ya da üstlenmesi gerektiğini açıkça ortaya koymaktadır." diye konuştu.

Uraloğlu, küresel iklim değişikliği ve doğal kaynakların sınırlılığı gibi gerçeklerin ulaşım sektörünü değişime zorladığına dikkati çekerek, bu değişimin sadece bir zorunluluk olmadığını, aynı zamanda insanlığın geleceğine yönelik bir sorumluluk olduğunu bildirdi.

"Ciddi bir birikim oluşturduk"

Sıfır Atık Vakfı ile imzaladıkları protokolün bu sorumluluğun bilinciyle atılmış yeni ve güçlü bir adım olduğunu vurgulayan Uraloğlu, "Biz, kurumsal karbon ayak izi hesabını Türkiye'de ilk gerçekleştiren bakanlık olmanın gururu ve sorumluluğunu taşıyoruz. 'Türkiye'nin Ulaşımda Net Sıfır Emisyon Yol Haritası Projemiz', 'Her Bilet Bir Fidan Sevdamız Yeşil Vatan Kampanyası' gibi çevre odaklı çalışmalarımız ve sürdürülebilirlik vizyonumuzla bu alanda ciddi bir birikim oluşturduk." değerlendirmesinde bulundu.

Uraloğlu, protokolün mevcut çalışmaları daha da güçlendireceğini, sıfır atık yaklaşımlarının ulaştırma sektörünün geneline yayılmasını sağlayacağını, ayrıca, '2053 net sıfır emisyon' hedefine daha motive ve kararlı şekilde taşıyacağını anlattı.

Bakanlık olarak, doğanın ve çevrenin korunması hassasiyetlerini yalnızca sözde değil, icraatlarıyla da gösterdiklerini belirten Uraloğlu, şunları kaydetti:

"Ulaştırma yatırımlarımızı yalnızca ekonomik büyüme değil, çevresel sürdürülebilirlik ilkeleriyle de şekillendiriyoruz. Türkiye'nin Ulaşımda Net Sıfır Emisyon Yol Haritası Projesi'ni, Avrupa Birliği mali işbirliği kapsamında finanse ederek, sektördeki tüm ulaşım modlarını kapsayacak şekilde yürütüyoruz. Bu proje, ulaşım faaliyetlerinden kaynaklanan sera gazı emisyonlarını sıfıra indirmeye yönelik etkili bir çalışma oluşturmayı hedeflemektedir. Proje kapsamında geliştirilen emisyon modeliyle kara yolu, demir yolu, hava yolu, denizcilik, ulaşım modlarının mevcut durumunu analiz ederek, farklı senaryolara göre aktivite tahminleri, araç sayısı, yakıt türü ve emisyon projeksiyonları oluşturuyoruz."

"Gelecek nesillere daha temiz Türkiye mirası hazırladık"

Bakan Uraloğlu, kesintisiz trafik akışıyla yaklaşık 1 milyon yetişkin ağacın bir yılda temizleyebileceği 6,55 milyon ton karbon emisyonunu atmosferden bertaraf ederek, gelecek nesillere daha temiz Türkiye mirası hazırladıklarını bildirdi.

Ekolojik köprüler, bisiklet yolları, güneş enerji sistemleri ve asfalt geri dönüşüm tesisleriyle karbon ayak izini azalttıklarını vurgulayan Uraloğlu, yıllık yaklaşık 2 milyon ton asfaltın geri kazanımıyla kaynak ve enerji verimliliği sağladıklarını söyledi.

Uraloğlu, akıllı ulaşım sistemleri ile de trafik akışının iyileştirilmesi yoluyla emisyonların azaltılmasını sağladığını belirterek, demir yolunda yük taşımacılığının payını yüzde 5'ten yüzde 22'ye yükseltmek için projelerle daha güvenli, dengeli ve çevre dostu çok modlu taşımacılığı desteklediklerini bildirdi.

Sadece Marmaray Projesi ile 2013'ten bu yana 62 milyon ton karbon emisyonunu engellediklerini, Yeşil Liman Sertifikası ve Deniz Taşımacılığında Dekarbonizasyon projeleriyle denizcilik alanında da çevreci dönüşümü destekledikleri bilgisini veren Uraloğlu, şöyle devam etti:

"Dünyada 92 ülkede toplam 625 havalimanının dahil olduğu Uluslararası Havalimanları Konseyi tarafından yürütülen Havalimanı Karbon Akreditasyonu Programı kapsamında ülkemiz, karbonsuz havalimanı sertifikasına sahip 52 havalimanıyla ABD'den sonra en yüksek sayıda sertifikaya sahip ikinci ülke konumundadır. Havalimanlarında 'Follow Me' hizmetlerinde kullandığımız 145 yerli Togg sayesinde de havacılıkta sıfır emisyon hedefine hızla yaklaşıyor, bu tür çevre dostu yaklaşımlarımızla sürdürülebilirlikte Avrupa'nın örnek ülkeleri arasında yer alıyoruz."

Yorumlar 0 Yorum Var
'de daha fazlasını keşfet
Fragmanlar Dünya Sağlık Spor Yemek