Küresel enerji piyasaları, Hürmüz Boğazı’ndaki jeopolitik gerilim ve kritik stok seviyeleri nedeniyle tarihin en belirsiz dönemlerinden birine sürükleniyor.
OMEC Hidrokarbonlar ve Enerji Güvenliği Direktörü Sohbet Karbuz, küresel enerji piyasalarında yaşanan gelişmelere ilişkin Haber7’ye dikkat çeken açıklamalarda bulundu.
Karbuz, arz güvenliğindeki bu kırılganlığın yakın gelecekte enerji fiyatlarında sert bir şoka yol açabileceği konusunda kritik uyarılarda bulundu.
“BU STOKLARLA YIL ÇIKMAZ”
Enerji piyasalarında belirsizliğin sürdüğünü belirten Karbuz, normalleşmenin ne zaman gerçekleşeceğinin öngörülemediğini söyledi. Sürecin iki başlıkta değerlendirilmesi gerektiğini ifade eden Karbuz, “İran-ABD-İsrail hattında ateşkes çerçevesinde bir politik normalleşme olacak mı, bir de Hürmüz Boğazı’ndaki ablukanın ne kadar süreceği önemli. Bu iki konu birbirine bağlı” dedi.
Sürenin uzamasının etkileri ağırlaştıracağını dile getiren Karbuz, “Süre ne kadar uzarsa hissedeceğimiz enerji şoku o kadar şiddetli olur. Bu durum hem enerji piyasaları hem de ekonomi üzerindeki baskıyı artırır” diye konuştu.
“TANKERLERİN KARARI BELİRLEYİCİ OLACAK”
Savaş öncesi bölgeden çıkan tankerlerin yeni limanlara ulaştığını belirten Karbuz, bu gemilerin yeniden yükleme için bölgeye dönüp dönmeyeceğinin kritik olduğunu söyledi. Tankerlerin yavaş ilerlediğini hatırlatan Karbuz, “Bu gemilerin geri dönüşü ay sonunu bulur. Ancak boğaz kapalı kaldıkça gemi sahipleri risk almak istemeyebilir. Bölgeye gelip beklemek mi yoksa başka piyasalara yönelmek mi sorusu şu an en büyük belirsizlik” ifadelerini kullandı.
“BOĞAZ AÇILMAZSA DENGE DAHA DA BOZULACAK”
Sohbet Karbuz, Hürmüz Boğazı’nın kısa sürede açılmasının büyük bir krizi önleyebileceğini belirterek, aksi senaryoda ciddi riskler olduğuna dikkat çekti.
Karbuz, “Yılın ikinci yarısında petrol talebinin arttığı bir döneme giriyoruz. Eğer bu süreçte boğaz kapalı kalırsa arz-talep dengesi daha kötü bozulacak. Asıl etkiyi o zaman hissedeceğiz. Özellikle talebin çok daha yüksek olduğu yılın üçüncü çeyreğinde Hürmüz kapalı kalmaya devam ederse, stoklara yüklenmeye devam edilecek” dedi.
YIL SONUNA KADAR BÖYLE GİTMEZ
Uluslararası stokların da sınırlı olduğuna işaret eden Karbuz, “Uluslararası Enerji Ajansı 400 milyon varillik bir stok açtı. Gerekirse ikinci bir stok da devreye alınabilir. Ancak bu stoklarla en fazla 1-1,5 ay idare edilebilir. Yıl sonuna kadar bu şekilde devam etmek mümkün değil” diye konuştu.
“PETROL 150-200 DOLAR OLABİLİR AMA…”
Petrol fiyatlarına ilişkin senaryoları da değerlendiren Sohbet Karbuz, farklı tahminlerin olduğunu dikkat çekerek şunları söyledi:
“150 dolar diyen de var, 200 dolar diyen de. Bu seviyeler, ABD-İran geriliminin 3-5 ay daha sürmesi varsayımına dayanıyor. Ancak Hürmüz Boğazı açılırsa, sadece bunun yarattığı psikolojik etki bile fiyatları aşağı çekebilir.”
KRİZİN ORTASINDA GÜVENLİ LİMAN TÜRKİYE
Türkiye’nin enerji arz güvenliği açısından daha avantajlı bir konumda olduğunu ifade eden Karbuz, kaynak çeşitliliğine dikkat çekti.
Türkiye’nin hem petrol hem de doğalgazda oldukça çeşitlendirilmiş bir alıcı-satıcı portföyüne sahip olduğunun altını çizen Karbuz, “Türkiye hem boru hatlarıyla hem de LNG yoluyla farklı ülkelerden enerji temin edebiliyor. Bu nedenle benzer ülkelere göre daha az etkilenir” dedi.
Avrupa’nın ise daha zor bir süreç yaşayabileceğini belirten Karbuz, Türkiye’nin yerli üretim ve enerji çeşitlendirme politikalarının uzun vadede olumlu sonuç vereceğini söyledi.
“Nükleer enerji yatırımları devreye girdikçe ve yerli üretim arttıkça Türkiye’nin enerji arz güvenliği daha da güçlenecek. Uzun vadede ciddi bir sıkıntı öngörmüyorum” ifadelerini kullandı.