Belçika ve İsrail arasındaki sünnet krizine ABD de dahil oldu. Belçika'nın Anvers kentinde 14 Mayıs 2025'te yerel polis, yasa dışı sünnet uygulamalarıyla ilgili devam eden adli soruşturma kapsamında çeşitli adreslere baskın düzenledi ve 3 Yahudi sünnetçi (mohel) hakkında soruşturma başlattı. Soruşturmanın, Yahudi topluluğundan gelen şikayet üzerine başlatıldığı bildirildi. Ayrıca soruşturmanın "Herhangi bir tıbbi eğitim almamış kişiler tarafından gerçekleştirilen tıbbi işlemler" üzerine odaklandığı ifade edildi.
İsrail Dışişleri Bakanı Gideon Saar, Belçika'da 3 Yahudi sünnetçi hakkında hazırlanan iddianameye tepki göstererek, Brüksel'den konuyla ilgili çözüm bulmasını talep etti. Yahudi inancını uyguladıkları için Yahudiler hakkında kovuşturma açıldığını iddia eden Saar, "Brit Mila (sünnet), Yahudi inancının temel taşıdır." ifadelerini kullandı. Saar, Belçika'nın söz konusu kararına tepki göstererek, Brüksel yönetimini harekete geçmeye ve bir çözüm bulmaya çağırdı.
ABD DE TARTIŞMAYA DAHİL OLDU: "UTANÇ VERİCİ BİR LEKE"
ABD'nin Brüksel Büyükelçisi Bill White, Belçika'da Yahudi sünnetçiler hakkında hazırlanan iddianameye tepki göstererek, ABD yönetiminin yargı sürecini kınadığını bildirdi. Sosyal medya hesabından yayınladığı gönderide, "Bu, Belçika için utanç verici bir lekedir. Bu dinî şahsiyetlerin (sünnetçilerin), ki bunlardan biri Amerikalı, yargılanması yanluştır ve müsamaha gösterilmeyecektir. Belçika artık dünya tarafından Yahudi karşıtı olarak görülecektir. Bu çözülene kadar - bunun başka bir yolu yok. Trump Yönetimi bu yargısal işlemi kınıyor ve ayrıca Belçika Hükümeti'nin burada bulunan güzel Yahudi topluluklarıyla bir çözüm bulmak için gösterdiği siyasi eylemsizliği de kınıyor." dedi.
ABD'li elçi, Belçika hükümetini sertifikasyon çözümü bulmak için Yahudi topluluklarıyla işbirliğine çağırdı.
BAKANLIKTAN NET TAVIR: KARAR SİYASİ DEĞİL
Belçika Dışişleri Bakanı MAxime Prevot, resmi X hesabı üzerinden yayınladığı gönderide kararın siyasi olmadığını vurguladı ve ABD müdahalesine ilişkin şu ifadelere yer verdi:
"Sizi daha fazla ölçülü davranmaya ve rolünüzü doğru bağlamında görmeye davet ediyorum. Bir ülkeyi sadece yargı süreçleriyle aynı fikirde olmadığınız için kamuoyu önünde eleştirmek ve imajını zedelemek uygunsuzdur. Size bunu zaten söylemiştim. Washington’daki Büyükelçimizin aynısını yapmasını kabul edilebilir bulur muydunuz? Belçika’da yargı bağımsızdır ve kararlarını—bunlarla aynı fikirde olun ya da olun—herhangi bir siyasi etkiden uzak olarak verir. Hatırlıyorum ki, söz konusu davalar Yahudi topluluğunun temsilcileri tarafından bizzat başlatılmıştı. Bunları bir ülkenin Yahudilerin dini özgürlüğünü baltalama arzusu olarak sunmak iftiradır. Bu özgürlük hiçbir zaman sorgulanmamıştır ve ülkemizde hiçbir zaman sorgulanmayacaktır. Anayasamız bunu korur. Ve bir büyükelçinin hükümetin gündemini dikte etmesi de doğru değildir. "