Katil İsrail ordusunun siber istihbarat birimi 8200'ün eski mensubu Shaiel Ben-Ephraim, katıldığı bir YouTube programında İsrail istihbaratının operasyonel kapasitesi ve ülkenin iç siyasi dinamiklerine dair çarpıcı açıklamalarda bulundu. Mossad'ın suikast stratejilerinden İsrail'deki demografik değişime kadar birçok konuya değinen Ben-Ephraim, aşırı sağın yükselişiyle birlikte ülkenin geri dönülemez bir faşizme sürüklendiğini ifade etti.
"MOSSAD BAZI SUİKAST GİRİŞİMLERİNDE ÇARPICI ŞEKİLDE BAŞARISIZ OLDU"
Mossad'ın İsrail ordusu ile işbirliği içinde kişilerin yerini tespit etme ve suikast düzenleme konusunda uzmanlaştığını belirten Ben-Ephraim, "Geçmişteki bazı suikast girişimleri çarpıcı şekilde başarısız oldu. Ürdün'de Halid Meşal'e yönelik suikast girişimi ve diğer birkaç operasyon ters tepti." dedi. Kahraman Hamas liderlerinden Halid Meşal'e yönelik 1990'lardaki operasyonun detaylarını anlatan eski istihbaratçı, "Kulağına yavaş etki eden bir zehir enjekte ettiler. O dönem Ürdün'de bulunan Ürdünlüler durumu fark etti ve Netanyahu'ya onu kurtarması için bir panzehir vermesi yönünde baskı yaptı. Aksi takdirde İsrail'le ilişkileri keseceklerdi. Netanyahu boyun eğdi ve panzehiri verdi." ifadelerini kullandı.
"YURT DIŞINDA İSRAİL'E KARŞI KONUŞANLARA SUİKAST DÜZENLEYECEK"
İsrail iç siyasetindeki radikalleşmenin dış operasyonlara da yansıyacağına işaret eden Ben-Ephraim en geç 27 Ekim 2026'da yapılacak olan seçimlerde aşırı sağcı Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir'in olası başbakanlık senaryosuna dikkat çekti. Bu durumun diplomatik bir krizden ziyade doğrudan bir güvenlik tehdidi oluşturacağının altını çizen Ben-Ephraim, "Bunu söylemekten nefret ediyorum ama bir gün Ben-Gvir veya onun gibi biri İsrail'de başbakan olacak. Bu gerçekleştiğinde, yurt dışında İsrail'e karşı konuşan insanlara suikast düzenleyecek. Bunu garanti ediyorum." diye konuştu. Bu sözler, İsrail'in gelecekte sadece Filistinli liderleri değil, kendi vatandaşları olan muhalifleri de sınır ötesi operasyonlarla hedef alabileceği yönündeki stratejik bir değişimin sinyali olarak değerlendiriliyor.
"YENİ HÜKÜMETİ HAİN VE HAMAS SEVİCİ OLARAK ADLANDIRACAKLAR"
Program sunucusunun, soykırımcı İsrail'in cezasızlık zırhının ortadan kalktığı ve ABD'deki desteğin azaldığı yönündeki yorumu üzerine değerlendirmelerde bulunan Ben-Ephraim, olası bir hükümet değişikliğinin bile radikal sağın baskısını kıramayacağını savundu. İsrail'de kurulacak yeni bir hükümetin ABD ile ilişkileri onarmaya çalışacağını anlatan Ben-Ephraim, şunları kaydetti: "Bunu yapmak için çeşitli seviyelerde uzlaştırıcı adımlar atacaklar. Ancak Netanyahu, Ben-Gvir ve diğer sağcılar tarafından gece gündüz hain olmakla suçlanacaklar. Medyada günün 24 saati hırpalanacaklar ve onlara Hamas sevici diyecekler. Popülariteleri eriyecek."
"EĞİTİMLİ ELİTLER ÜLKEYİ TERK EDİYOR"
İsrail'deki demografik yapının hızla değiştiğini ve bu durumun siyasi tabloyu doğrudan şekillendirdiğini vurgulayan eski istihbaratçı, "Gençler yaşlılardan daha sağcı. Dindar insanların daha fazla çocuğu oluyor. Liberal, eğitimli elitler ülkeyi terk ediyor. Arapların oy kullanmasını giderek daha fazla engelleyecekler ve seçmen kitlesi giderek daha sağcı hale gelecek." dedi. Uluslararası kamuoyunu yatıştırmak için uzlaşmacı sesler çıkaran herkesin hain ilan edileceğini belirten Ben-Ephraim, bu kişilerin suikasta uğrama ihtimalinin bulunduğunu ve kesinlikle seçimleri kaybedeceklerini dile getirdi.
"FAŞİST BİR ÜLKEDE YAŞAMAYA KENDİLERİNİ MAHKUM ETTİLER"
İsrail'de demokrasinin erozyona uğramasının durdurulamaz bir süreç olduğunu ve demografik unsurlar nedeniyle durumun giderek kötüleştiğini ifade eden Ben-Ephraim "İsrail'de tanıdığım eğitimli ve liberal oy kullanan herkes ya ülkeyi terk etti ya terk etmeyi düşünüyor ya da faşist bir ülkede yaşamaya kendilerini mahkum ettiler. Çünkü demografi ortada ve bundan kaçış yok. İnsanlar bunu düzeltmeye çalışacak ama başarısız olacaklar. Çünkü siyasi tepki çok büyük olacak." dedi.