Orta Doğu'daki kırılgan ateşkes sürecini değerlendiren Prof. Dr. John Mearsheimer, Suudi Arabistan, Katar ve Kuveyt'in petrol ve su arıtma tesislerinin vurulma riskine karşı ABD'nin yeni bir hava harekatına karşı çıktığını öne sürdü.

ABD Başkanı Donald Trump'ın, Katar, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) liderlerinin talebi üzerine İran'a yönelik 19 Mayıs'ta yapılması planlanan saldırıyı ertelediğini açıklamasının ardından, Chicago Üniversitesi Siyaset Bilimi Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. John Mearsheimer katıldığı bir YouTube programında sürece ilişkin çarpıcı değerlendirmelerde bulundu.

Sunucunun New York Times'ın, Trump'ın saldırıları müzakere veya Körfez müttefiklerinin talebi için değil, İran'ın hava savunmasını geliştirmesi nedeniyle durdurduğunu yazdığını hatırlatması üzerine Mearsheimer, "İran, ABD hava operasyonlarını izlemede hızla daha etkili hale geliyor, hava savunmasını geliştiriyor ve sürpriz bir saldırı belirtilerini tespit etmede çok güçleniyor." dedi.

Ateşkes sürecinin Tahran yönetimi tarafından stratejik bir fırsata çevrildiğine dikkat çeken Mearsheimer, "İran, bombalanan tüm balistik füze alanlarını kazıp çıkararak onları yeniden tamamen operasyonel hale getirmek için ateşkesi başarıyla kullandı. Ayrıca ülke genelinde çok sayıda yeni mobil fırlatıcıyı taşıdılar ve olası bir saldırının yeniden başlamasına karşı taktiklerini ayarladılar." ifadelerini kullandı.

"İSTİHBARAT TOPLULUĞU İRAN'A ZARAR VEREMEDİĞİMİZİ SÖYLÜYOR"

ABD istihbaratının sahadaki gerçekleri Başkan'a ilettiğinin altını çizen Mearsheimer, konuya şu sözlerle işaret etti: "İstihbarat topluluğu, 40 günlük bombardıman kampanyasında İran ordusuna çok fazla zarar vermediğimizi açıkça belirtti. İkinci olarak, İranlılar hasar gören varlıklarının çoğunu kurtardı ve onardı. Üçüncü olarak, ülkeler savaşırken öğrenirler. İranlılar da ABD ve İsrail'e karşı nasıl daha etkili savaşılacağı konusunda her türlü şeyi çözdüler."

Tahran'ın bu süreçte yalnız olmadığını vurgulayan Mearsheimer, "Ruslar ve Çinliler onlara yardım ediyor. İranlılar şu an kendi başlarına değiller. Tüm bunlar, yeni bir bombardıman kampanyası başlatmanın size pek bir şey kazandırmayacağı gerçeğini ortaya koyuyor." diye konuştu.

"KÖRFEZ ÜLKELERİ HAVA SAHASINI ABD'YE KAPATMIŞ OLABİLİR"

Bölge ülkelerinin tutumuna dair masada duran en ilginç sorunun hava sahası kullanımı olduğunu anlatan Mearsheimer "Suudiler, Katarlılar ve hatta Kuveytliler bize hava sahalarını kullanamayacağımızı söylemiş olabilir mi? Eğer Suudi Arabistan'ın yerinde olsaydım ve ABD yeni bir bombardıman başlatacak gibi görünseydi, İranlılara bu operasyonun bir parçası olmayacağımı iletmek isterdim. Bu da ABD'nin size saldırmak için hava sahamı ve hava üslerimi kullanmasını yasaklayacağım anlamına gelir." dedi.

Körfez ülkelerinin İran'ın misilleme kapasitesinden ciddi şekilde çekindiğini belirten Mearsheimer, şunları kaydetti: "Suudi Arabistan veya BAE'nin yerindeyseniz bu hava kampanyasının yeniden başlamasını istemezsiniz. Çünkü İranlıların ülkenizi vurması ve deniz suyu arıtma tesislerinin, petrol ve gaz altyapısının peşine düşmeleri halinde buraları mahvetmeleri çok muhtemel. İran'ın burada, özellikle Körfez ülkelerine karşı oynayacağı çok güçlü bir eli var. 40 günlük savaşta olanları gören Körfez ülkeleri, bunu yeniden başlatmanın kendi ulusal çıkarlarına olmadığı sonucuna kesinlikle vardılar."

Yorumlar 0 Yorum Var
'de daha fazlasını keşfet
Fragmanlar Dünya Sağlık Spor Yemek