Türkiye ile Irak arasında 1973 yılından bu yana yürürlükte olan ve 27 Temmuz 2026 itibarıyla sona erecek Ham Petrol Boru Hattı Anlaşması'nın yenilenmesi için taraflar masaya oturdu. ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırıları sonrası Hürmüz Boğazı'nın kapanmasıyla günlük 4 milyon varillik petrolünü dünyaya satmakta zorlanan Irak'ta, gözler Ankara'nın vereceği karara çevrildi. Konuya ilişkin bir televizyon programında değerlendirmelerde bulunan Irak Enerji Merkezi Müdürü Dr. Furat al-Moussawi, Türkiye'nin masadaki tutumuna ve öne sürdüğü şartlara dair çarpıcı açıklamalarda bulundu.
"TEK BİR VARİL BİLE GEÇEMEYECEK"
Türkiye'nin 27 Temmuz'dan itibaren Irak ham petrolünün kendi topraklarından geçmesine yasal olarak mecbur olmadığını belirten Dr. Moussawi, "Türkiye, yeni bir anlaşma sağlanmadığı sürece Irak petrolünden tek bir varilin bile Ceyhan üzerinden geçmesine izin vermeyecek. Irak hükümeti, Türkiye ile yeni ve Ankara için oldukça cazip maddeler içeren bir anlaşma yapmak zorunda." dedi.
"BU BİR ŞANTAJ DEĞİL, TİCARİ MENFAAT"
Program sunucusunun Türkiye'nin su ve petrol üzerinden Irak'a baskı yapıp yapmadığı yönündeki sorusunu yanıtlayan Moussawi, bu durumun bir şantaj olarak değerlendirilemeyeceğinin altını çizdi. İki ülke arasındaki müzakerelerin doğasına dikkat çeken Moussawi, "Bu bir şantaj değil. Bunlar tamamen ticari menfaatlerdir. Her ülke kendi fırsatlarını arar ve değerlendirir." ifadelerini kullandı.
"TÜRKİYE GÜVENLİ VE SÜRDÜRÜLEBİLİR BİR KORİDOR OLMAK İSTİYOR"
Yeni anlaşma taslağında Türkiye'nin öne sürdüğü şartları madde madde anlatan Moussawi, Ankara'nın sadece Kürdistan Bölgesel Yönetimi'nden gelen günlük 200 bin varillik petrolle ilgilenmediğini vurguladı. Moussawi, Türkiye'nin stratejik hedeflerini şu sözlerle sıraladı: "Birinci olarak, Basra'dan Hadisa'ya uzanan boru hattının Ceyhan'a kadar devam etmesini ve günlük 2 milyon 500 bin varil petrolün taşınmasını istiyorlar. Türkiye, Irak üzerinden Avrupa'ya uzanan güvenli, düşük maliyetli ve sürdürülebilir bir enerji koridoru olmayı hedefliyor. İkinci olarak, bu anlaşma kapsamında Ceyhan limanında Irak petrolünü işleyecek bir Türk rafinerisi inşa etmek istiyorlar. Burada ham petrolü türevlerine dönüştürüp satmayı planlıyorlar. Üçüncü olarak ise, Irak'ın kuzeyinden Türkiye'ye taşınan petrolün nakliye ve geçiş ücretlerini artırmayı talep ediyorlar."
"KABUL ETMEYE MECBURUZ"
Irak'ın mevcut bölgesel krizde başka bir alternatifi bulunmadığının altını çizen Moussawi, konuya "Eğer Irak hükümeti bu şartları onaylarsa Türkiye petrol geçişine izin verecek. Onaylamazsa, anlaşmanın süresi dolduğunda Irak, Türkiye'nin onayı olmadan tek bir varil petrolü bile ihraç edemeyecek duruma gelecek." sözleriyle işaret etti. Program sunucusunun "Şartları kabul etmeye mecburuz" şeklindeki yorumunu da onaylayan Moussawi, Ankara'nın masadaki elinin çok güçlü olduğunu kaydetti.