Küresel enerji piyasalarında son aylarda yaşanan sert dalgalanmanın ardından petrol fiyatlarında dengelenme süreci başladı.
Hürmüz Boğazı çevresindeki gerilim nedeniyle hızla yükselen brent petrol, ABD-İran’ın anlaşmasıyla düşmeye başladı.
Brent petrol fiyatları, ABD-İran gerilimin oluşturduğu jeopolitik risklerle 120 doları gördükten sonra, diplomatik çözümle birlikte 83 dolar seviyesinin altına geri çekildi.
Küresel arz-talep dengesinin yeniden kurulmasıyla fiyatların 6-12 ay içinde kademeli olarak 60-65 dolar bandına düşmesi öngörülüyor.
Brent petrolün varil fiyatı şu sıralar yüzde 82,4 seviyesinde seyrediyor.
Enerji Uzmanı Altuğ Karataş, enerji piyasaları, petroldeki düşüş ve bundan sonraki sürece ilişkin Haber7’ye dikkat çeken açıklamalarda bulundu.
Karataş, 28 Şubat'ta başlayan süreçte petrol piyasasının aslında petrolü değil, jeopolitiği fiyatladığını belirterek, özellikle Hürmüz Boğazı çevresindeki güvenlik riskleri nedeniyle brent petrolün kısa sürede 120 dolar seviyelerinin üzerine kadar yükseldiğini hatırlattı.
KÖTÜ SENARYO GERÇEKLEŞMEDİ!
Piyasaların korktuğu en kötü senaryonun gerçekleşmediğini ifade eden Karataş, “Hürmüz tamamen kapanmadı ve küresel petrol arzında kalıcı bir kesinti yaşanmadı. Arz tarafında önemli tampon mekanizmalar devreye girdi. Suudi Arabistan'ın Doğu-Batı (East-West) boru hattı ve Birleşik Arap Emirlikleri'nin Fuceyre çıkışlı ihracat hatları sayesinde Körfez petrolünün önemli bir bölümü Hürmüz'e bağımlı olmadan dünya piyasalarına ulaşabildi. Bu durum piyasaların beklediği büyüklükte bir arz şokunun oluşmasını engelledi” dedi.
Karataş, talep tarafında ise dünyanın en büyük petrol ithalatçısı olan Çin'deki ekonomik yavaşlamanın, sanayi üretimindeki ivme kaybı ve kapasite kullanım oranlarındaki gerilemenin de petrol talep artışını sınırladığını söyledi.
“PETROL PİYASALARI YALNIZCA SAHADAKİ GELİŞMELERİ DEĞİL, SİYASİ AÇIKLAMALARI DA FİYATLADI”
Bir tarafta beklenen ölçüde gerçekleşmeyen arz riski, diğer tarafta zayıflayan talep görünümünün fiyatlar üzerindeki baskıyı azalttığını belirten Karataş, şöyle devam etti:
“Ayrıca son üç aylık süreçte petrol piyasaları yalnızca sahadaki gelişmeleri değil, siyasi açıklamaları da fiyatladı.
Özellikle ABD Başkanı Donald Trump'ın açıklamaları zaman zaman fiyatlarda sert hareketlere neden oldu.
Diplomatik açıklamalarla yükselen ve düşen fiyatlar arasında ciddi bir volatilite oluştu ve enerji piyasalarında önemli bir servet transferi yaşandı.
Ancak yaklaşık 90 günlük süreç sonunda yatırımcı davranışlarında önemli bir değişim gördük. İlk dönemde piyasalar açıklamaları satın alırken, bugün sonuçları satın alıyor.
Piyasa artık manşetleri değil, gerçekleşen arz-talep dengesini fiyatlıyor.
Bu nedenle bugün yaşanan düşüşü, petrol fiyatlarından jeopolitik risk priminin çıkması ve piyasanın yeniden fiziksel petrol piyasasının gerçeklerine dönmesi olarak değerlendirmek gerekiyor.”