Türkiye'nin enerji ve ticaret koridorlarındaki stratejik hamleleri İsrail cephesinde yankı buldu. İsrailli Emekli Tuğgeneral Erez Winner, Körfez'den Avrupa'ya uzanan hat için Türkiye ile perde arkasında hayati bir savaş verdiklerini açıkladı.
Türkiye'nin, Suriye, Ürdün ve Suudi Arabistan'ı birbirine bağlaması öngörülen tarihi Hicaz Demiryolu hattını modern anlamda yeniden canlandırma projesi ve Basra Körfezi'nden Avrupa'ya uzanan Irak-Türkiye Kalkınma Yolu projesi, İsrail cephesinde endişeye yol açtı. İsrail'in de önemli ortaklarından olduğu IMEC projesinin gölgede kalması üzerine, İsrail Savunma ve Güvenlik Forumu'nda (IDSF) görev yapan Emekli Tuğgeneral Erez Winner katıldığı bir YouTube yayınında çarpıcı itiraflarda bulundu.
"TÜRKİYE İLE ARAMIZDA BÜYÜK BİR SAVAŞ VAR"
Enerji koridorları ve ticaret yolları konusunda Türkiye'nin attığı adımların İsrail'i kaygılandırdığını anlatan Emekli Tuğgeneral Winner çarpıcı açıklamalarda bulunarak, "Şu anda Türkiye ile aramızda bir savaş var. Türkiye, Körfez'den gelen tüm boru hatlarının ve yolların kendi üzerinden Avrupa'ya gitmesini garanti altına almaya çalışıyor. İsrail ise bu boru hattının merkezinde olmak, hattın İsrail'den Yunanistan'a veya Kıbrıs'a ve oradan Avrupa'ya uzanmasını istiyor." dedi.
"DAHA SALDIRGAN OLMALIYIZ"
İki ülke arasındaki bu stratejik rekabetin hayati önem taşıdığına dikkat çeken Winner, "Bu, şu anda yaşanmakta olan büyük bir çatışmadır. Çoğu perde arkasında gerçekleşiyor ama çok canlı ve hayati bir mesele. Bu konuda bir kenara itilmediğimizden emin olmalıyız. Körfez'de çok büyük bir potansiyel var, bahsettiğim riskler de var ve bu duruma karşı daha saldırgan olmalıyız." ifadelerini kullandı.
"HİZBULLAH LÜBNAN'IN DÜŞMANIDIR"
Konuşmasında Lübnan ve İbrahim Anlaşmaları sürecine de değinen Winner, işgalci İsrail'in Lübnan hükümetiyle müzakereleri hızlandırması gerektiğini savundu. Hizbullah'a karşı net bir tavır alınmasının altını çizen Winner "Hizbullah'ın Lübnan'ın düşmanı olduğunu ilan etmeye devam etmeliyiz. Lübnan ordusunun Hizbullah ile savaşacağını söylemiyorum ama bunu dile getirmeleri gerekiyor. Birleşik Arap Emirlikleri ve belki de Suudi Arabistan parasının Lübnan'a yatırılması, İsrail, Lübnan, Birleşik Arap Emirlikleri ve Suudi Arabistan arasındaki bu bağlantı, İbrahim Anlaşmaları'nı genişletmenin bir sonraki aşamasını yaratabilir." dedi.