Türk sinemasının unutulmaz isimlerinden Kadir İnanır, zatürre teşhisiyle tedavi gördüğü hastanede 77 yaşında hayatını kaybetti. Usta oyuncunun vefat haberinin ardından Ülke TV ekranlarına konuk olan Yönetmen Nazif Tunç, İnanır'ın sanat hayatına ve Türk sinemasındaki yerine ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu.
Kadir İnanır'ın bütün gönüllere yerleşmiş bir bayrak sanatçı olduğunu belirten Tunç, "Fransızların Jean-Paul Belmondo'su neyse, bizim için de Kadir İnanır odur. Büyük bir sanatçıyı kaybetmiş olmanın üzüntüsünü yaşıyoruz. Aylardan bu yana bir tedirginlik ve merak içindeydik, sağlığına kavuşması için dua ediyorduk. Lakin ölüm herkesin başında. Yaptığı filmler sonsuza kadar insanların gönlünde kalmasını sağlayacak kalitededir." dedi.
"BİR DEVRİN KAPANMIŞ OLABİLECEĞİNİ DÜŞÜNÜYORUM"
İnanır'ın vefatıyla sinemada bir dönemin sona erdiğine dikkat çeken Tunç, "Kadir İnanır'ın oyunculuğuyla birlikte bir devrin kapanmış olabileceğini düşünüyorum. Gerçekten sinemanın yıldızı, büyük oyuncu diyebileceğimiz bir karakteri sonsuzluk yurduna uğurladık." ifadelerini kullandı.
Büyük oyuncu tanımının detaylarını anlatan Tunç, konuya "Büyük oyuncu, canlandırdığı karakterlerle insanların hafızasında mıh gibi birtakım temsilleri, sözleri çakan insandır. Perdeye yakışan insandır. Girdiği her karakterle 'Bu sahici bir adam, bu benim hayatımı ve karakterimi temsil ediyor' dedirten oyunculardır. Kadir İnanır bu yönüyle çok gerçekçi, yerli ve memleketimize özgü bir temsili gerçekleştirdi." sözleriyle işaret etti.
"YAPAY DURAN HİÇBİR KARAKTERİ YOKTUR"
Usta sanatçının 1968 yılında sinemaya adım attığını ve yüzü aşkın filmde rol aldığını hatırlatan Tunç, şunları kaydetti:
"Oynadığı filmlerin içerisinde sakil duran, yapay duran, yama duran hiçbir karakteri yoktur. Hep karakterlere yakışan, senaryoyu yücelten işler yapmıştır. Aldığı ödüller de bunu gösteriyor. 1973 senesinde 'Utanç' filmiyle Adana'da en iyi erkek oyuncu ödülünü aldı. Yıllar sonra 'Yılanların Öcü' ile Antalya'da, 90'lı yıllarda ise 'Medcezir' ile yine en iyi erkek oyuncu ödüllerini kazandı. İlk filminden son filmi olan 'Kapı'ya kadar giydiği kostümünden yüzünün ifadesine kadar kendi insanımızı temsil eden bir karakterdi."
İnanır'ı Fransız aktör Alain Delon'a da benzeten Tunç, "Fransa'ya Alain Delon nasıl yakışıyorsa, Türkiye'ye de yakışan bir iki oyuncudan biri olduğunu düşünüyorum. Bazı durumlarda bayraklar iner, bir yas ilan edilir. Kadir İnanır gönüllerdeki bayrağı yükseltirken, bu yas gününde bizim matemimizi bayrakları yarıya indirecek derecede karşılayan bir sanatçıydı." diye konuştu.
"TÜRK MİLLETİNİN ADINA VAR OLACAKTIR"
Sanatçının geride bıraktığı eserlerin öneminin altını çizen Tunç, "İnşallah arkada bıraktıklarıyla, büyük eserlerle avunuruz. 'Selvi Boylum Al Yazmalım', 'Yılanların Öcü', 'Derman', 'Katırcılar', 'Tatar Ramazan' ile halk o filmlerde nasıl kendini buluyorsa, inşallah gönülleri de doldurarak sonsuza kadar Türk milletinin adına sinema sanatçısı olarak var olacaktır." dedi.
İnanır'ın 77 yıllık ömrüne asırlık eserler sığdırdığını vurgulayan Tunç, "Bir ömür yaşadı, 77 yaşında vefat etti ama arkasından yüzlerce yıl anılacak eserler bıraktı. Türk milletinin gönlünde yer etti. Çok az insan Kadir İnanır gibi yer edebilir. Ancak bunu velut, doğurgan, milletini seven insanlar başarır. Sinemamızın eşsiz bir abidesiydi." dedi.