ABD Başkanı Donald Trump'ın da katılması beklenen 7-8 Temmuz'da Ankara'da düzenlenecek 36. NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi öncesinde, Türkiye'nin bölgedeki artan askeri ve diplomatik etkisi İsrail medyasında geniş yankı buldu. İsrail merkezli i24 News kanalında yayınlanan bir programa katılan Türkiye uzmanı Etan Cohen Yanarocak ve eski İsrailli milletvekili Ruth Wasserman Lande, Ankara'nın stratejik hamlelerini ve Orta Doğu'da değişen dengeleri değerlendirdi.

"TÜRKİYE NATO'DAKİ BOŞLUĞU DOLDURUYOR"

ABD'nin NATO'daki liderlik rolünden geri adım attığı bir dönemde Türkiye'nin tarihi bir fırsatı değerlendirdiğini belirten Yanarocak, "Türkiye şu anda bu boşluğu dolduruyor. Savunma sanayisindeki üretim zinciri çok iyi biliniyor. Ürettikleri insansız hava araçlarını ve zırhlı araçları sadece Batı'ya değil, Afrika'ya ve birçok farklı bölgeye sevk ediyorlar." dedi.

Avrupa'nın doğudan gelen Rusya tehdidi ve İran sorunuyla karşı karşıya kaldığına dikkat çeken Yanarocak, "Türkiye burada çok önemli bir aktör olarak öne çıkıyor. Avrupa'nın şiddetle ihtiyaç duyduğu İHA'ları ve diğer askeri ürünleri sağlıyorlar." diye konuştu.

"TÜRKİYE İLE DÜŞMAN OLMAK İSTEMEZSİNİZ"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın geçmişte Karabağ ve Libya'ya yönelik askeri adımları hatırlatarak İsrail'e yönelik verdiği mesajları değerlendiren Yanarocak çarpıcı açıklamalarda bulunarak, "Türkiye'nin İsrail ile doğrudan karşı karşıya geleceğini düşünmüyorum ancak Türkiye, İran ile kıyaslandığında çok daha karmaşık bir oyuncu. Türkiye, NATO yeteneklerine, modern bir hava ve deniz kuvvetlerine sahip. Türkiye ile gerçekten düşman olmak istemezsiniz." ifadelerini kullandı.

"KUDÜS'TE ALARM ZİLLERİ ÇALDI"

İsrail'in Türkiye ile savaşmak gibi bir gündemi olmadığını anlatan Yanarocak, gerilimin Ankara'dan kaynaklandığını iddia etti. İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi'nin geçtiğimiz haftalarda yaptığı açıklamaya değinen Yanarocak, "Türk İçişleri Bakanı Kudüs Valisi olmak istediğini söylüyor. Elbette bu durum Kudüs'te alarm zillerinin çalmasına neden oluyor." dedi.

"KAVGA BİZİM İŞİMİZ, HİÇ PROBLEM DEĞİL"

İsrail medyasındaki bu tedirginlik, Türk yetkililerin son dönemdeki kararlı açıklamalarının ardından geldi. İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi kısa süre önce yaptığı bir konuşmada, "Niyazım şuydu, Rabb'im bir gün bana bir gün de olsa Kudüs Valiliğini nasip et. İnanıyorum ki Cenabıhak o günleri bizlere gösterecek, mutlaka gösterecek." demişti.

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ise katıldığı bir canlı yayında Türkiye'nin duruşunu net bir şekilde ortaya koyarak şunları kaydetti: "İsrail veya herhangi bir aktör bizim milli çıkarlarımızla, bölgesel çıkarlarımızla çakıştığında kimseden korkacak, çekinecek, geri adım atacak halimiz yok. Bizlik bir sıkıntı yok. Kavga bizim işimiz, hiç problem değil."

"İRAN'DAN ÇOK DAHA FAZLA ENDİŞELİYİM"

Aynı programda konuşan eski İsrailli milletvekili ve Orta Doğu uzmanı Ruth Wasserman Lande ise Türkiye'nin bölgedeki faaliyetlerinden duyduğu rahatsızlığı dile getirdi. İran ve vekil güçlerinden ziyade Türkiye'nin adımlarından korktuğunu belirterek, "İran İslam Cumhuriyeti ve onun Husiler, Hizbullah, Hamas gibi vekilleri konusunda çok daha az endişeliyim. Erdoğan ve rejiminin çok açık bir şekilde ortaya koyduğu hedeflerden dolayı çok ama çok endişeliyim." dedi.

Türkiye'nin küresel çapta bir etki alanı oluşturmaya çalıştığını öne süren Lande, "Erdoğan, İsrail'in düşmanlarını besliyor, eğitiyor ve finanse ediyor. Sadece Karabağ'da değil, Afrika'da, Sudan'da ve dünyanın dört bir yanındaki çatışmalara derinlemesine müdahil olmuş durumdalar. Bu benim en büyük korkum ve Avrupalıların, Kanadalıların, Avustralyalıların ve ABD'nin gündeminde olmalıdır." diye konuştu.

Yorumlar 0 Yorum Var
'de daha fazlasını keşfet
Fragmanlar Dünya Sağlık Spor Yemek