Bölgesel dengeleri sarsan adımlarıyla mazlum coğrafyaların umudu haline gelen Türkiye, işgalci İsrail'in Ortadoğu'daki kirli planlarına adeta set çekiyor. İsrail medyasında yer alan zman.co.il’in geniş kapsamlı bir analizine göre, Ankara'nın sadece Filistin davasını savunmakla kalmayıp, İsrail'i bölgesel ve küresel düzeyde nasıl köşeye sıkıştırdığını ve meşruiyet zeminini nasıl yok ettiğini çarpıcı verilerle ortaya koydu.
ANKARA'NIN ÇOK BOYUTLU STRATEJİSİ
İsrail merkezli analizlerde, Türkiye'nin geliştirdiği yeni doktrinin Tel Aviv yönetimini küresel ve bölgesel düzeyde nasıl felç ettiği itiraf ediliyor. Ankara, meseleyi yalnızca bir işgal veya çatışma olarak görmüyor; İsrail'i bölgenin güvenliğine, ahlaki değerlerine, hukuk düzenine ve ekonomik yapısına yönelik doğrudan bir tehdit olarak konumlandırıyor. Bu stratejik hamle, yerel bir direnişi dünya çapında kabul gören bir hakikat mücadelesine dönüştürüyor. Yapılan araştırmalar, toplanan 293 farklı kaynağın analiz edilmesiyle Türkiye'nin yürüttüğü bu kararlı mücadelenin somut sonuçlarını ortaya koyuyor. Bu kaynaklar arasında en çok öne çıkan unsur, İsrail devletinin meşruiyetinin tam 143 kez doğrudan sorgulanması oldu.
TÜRKİYE KÜRESEL VİCDANI HAREKETE GEÇİRİYOR
Türkiye'nin mazlumların yanında duran sarsılmaz duruşu, uluslararası kamuoyunu da harekete geçiriyor. Analiz verilerine göre, Ankara'nın terör devleti İsrail'in Gazze'deki vahşetine odaklanan yayınları ve küresel toplumu bu soykırıma karşı somut adımlar atmaya çağıran girişimleri tam 72 kez kayıtlara geçti. Bununla birlikte, işgalci yönetimin gerçekleştirdiği soykırım suçlarının 54 kez açıkça ifşa edilmesi, insani endişelerin 45 kez gündeme taşınması ve Türkiye'nin Gazze ile Batı Şeria'daki çaresiz insanlara ulaştırdığı hayati yardımların 44 kez vurgulanması, Ankara'nın sahada ve masada nasıl bir koruyucu kalkan olduğunu gösteriyor.