ABD Dışişleri Bakanlığı tarafından yayımlanan 100 sayfalık “Küba: 21. Yüzyıl Komünizminin Başkenti” başlıklı raporda, Havana yönetiminin yaklaşık yetmiş yıldır ABD’ye karşı gizli ve sistematik bir etki operasyonu yürüttüğü öne sürüldü. Raporda, Küba'nın Washington yönetimine sızmaya çalıştığı, ABD’li aktivistleri etkilediği, sol radikal hareketleri desteklediği ve geniş çaplı istihbarat faaliyetleri gerçekleştirdiği iddia edildi.

Raporda, Küba’nın ABD’ye karşı doğrudan askeri güç kullanma kapasitesine sahip olmadığı ancak casusluk, sabotaj, vekil ağlar ve sızma yöntemleriyle uzun soluklu bir “yıpratma savaşı” modeli geliştirdiği savunuldu. Ayrıca Havana’nın ABD’deki ajanları aracılığıyla Çin, Rusya, İran ve Kuzey Kore’ye bilgi aktardığı ileri sürülerek, Küba’nın istihbarat faaliyetleri Washington için “eşi benzeri görülmemiş bir tehdit” olarak nitelendirildi.

ABD ile Küba arasındaki gerilim son dönemde karşılıklı açıklamalarla daha da tırmandı. Başkan Donald Trump, Küba’ya petrol sağlayan ülkelerden gelen ürünlere ek gümrük vergisi uygulanmasını öngören kararnameyi imzalarken, Küba Devlet Başkanı Miguel Diaz-Canel ise Washington’un olası bir müdahale için zemin hazırladığını savundu. ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio da Küba ordusuyla bağlantılı GAESA holdingine bağlı şirketleri yaptırım listesine aldıklarını duyurdu.

Yorumlar 0 Yorum Var
'de daha fazlasını keşfet
Fragmanlar Dünya Sağlık Spor Yemek