Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Anadolu Ajansı'nın "Editör Masası" programına konuk oldu.

TERÖRSÜZ TÜRKİYE SÜRECİ

Çerçeve yasa taslağına baktığımız zaman gerçekten önemli hususların yer aldığını görüyoruz. Devam eden bu sürecin inşallah başarıyla nihayete ermesi için en kritik aşamalardan biri, söz konusu çerçeve yasanın kabul edilmesidir.

Bu süreçte, zaman zaman kamuoyu nezdinde oluşan birtakım endişeleri ve tereddütleri de yakından takip edip dinliyorum.

Eksik bilgilendirme sebebiyle kendilerince endişe duymakta belki de haklı olabilirler. Ancak şunu açıkça ifade etmek gerekir ki bu çerçeve yasa son derece iyi kaleme alınmıştır; süreci ve güvenliği garanti altına alan çok net hükümleri vardır. Yasa, dili ve kurduğu mekanizma bakımından oldukça güçlüdür.

Bu mekanizmanın özü şudur: Örgüt kendi silahlarını bırakmadan, tüm imkân ve kabiliyetlerinden tamamen vazgeçmeden bu yasanın sağladığı haklardan asla yararlanamayacaktır. Yasada tanımlandığı şekliyle örgütün silahlı varlığını sonlandırıp normal, demokratik ve sivil hayata evrilmesi esastır.

Bizim açımızdan nihai ve stratejik hedef; terörün tamamen bitmesi, halkımızın milli birlik ve beraberlik içinde normal yaşantısına devam etmesidir. Esasen en son demokratik reformların yapıldığı günden itibaren bu sürecin doğal olarak hayata geçmesi gerekiyordu.

Biliyorsunuz, 2013 yılında çok büyük kapsama sahip reformlar yapılmıştı. Anadilde eğitim imkânı, okullarda seçmeli dersler, Kürtçe yayın yapan televizyon kanalları gibi kimlikle ilgili temel sorunların tümünün ortadan kalktığı o dönemden itibaren esasen örgütün bu barışçıl yola evrilmesi gerekiyordu.

Fakat o süreçte, zaman zaman da dile getirdiğimiz üzere, bölgesel ve uluslararası konjonktürün, değişen dengelerin kendi lehlerine işleyeceğini düşündüler; bazı çevreler de kendilerini farklı yönlerde yönlendirip telkinlerde bulundu.

Sonuçta o fırsatı değerlendiremediler. Aradan geçen zamanın ardından gelinen bu aşamada, artık bölgesel ve küresel konjonktürün de kendi lehlerine işlemediğini net bir şekilde görüyorlar. Türkiye'deki bu demokratik atmosferin, herkesin yararına olan bu yapıcı ortamın aslında bir parçası olunması gerekiyor; zira izlenen bu yanlış tutumlar Kürtlerin de faydasına olan gelişmeler değildir.

Yorumlar 0 Yorum Var
'de daha fazlasını keşfet
Fragmanlar Dünya Sağlık Spor Yemek