Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, tarih profesörü ve bürokrat Prof. Dr. Ahmet Haluk Dursun’un vefatının 7’nci yıl dönümü nedeniyle Ankara Resim ve Heykel Müzesi’nde düzenlenen "Haluk Dursun Sergisi" ve belgesel gösterimine katıldı.
Dursun’un ‘ömrünü ilme, tarihe, kültüre adamış, ülkesine ve milletine sevdalı’ bir mesai arkadaşı ve dostu olduğunu belirten Ersoy, "Haluk hocayı anmak yalnızca geçmişi konuşmak değildir, olmamalıdır. Onu hakkıyla anmak için bizler fikirlerini, eserlerini, eylemlerini yaşatmanın, aktarmanın, sürdürmenin gayretini veriyoruz" dedi.
Dursun’un tarihi milletin hafızası, kültürü ise bu hafızanın dili olarak ele aldığını ifade eden Bakan Ersoy, bu değerlerin geleceğe ulaşmasının teminatı olarak gençlere güvendiğini söyledi. Bir insanın en büyük eserinin yetiştirdiği insanlar olduğunu kaydeden Bakan Ersoy, Ahmet Haluk Dursun’un bu noktada benzersiz bir sanatkar olduğunu belirterek, öğretmeye duyduğu tutku nedeniyle öğrenmeye asla ara vermediğini vurguladı.
Dursun’un gönül coğrafyasının ve medeniyet birikiminin bilinmesi gereken değerlerini kendi heybesinde topladığını ifade eden Ersoy, bir ömür vakfettiği birikimini öğrencilerine aktarmanın, anlatmanın ve anlamalarını sağlamanın mesaisini yürüttüğünü kaydetti. Ersoy, Kültür ve Turizm Bakanlığında üstlendiği görevlerde de ilmi birikimini devlet hizmetiyle buluşturduğunu belirtti.
FİKİRDEN ESERE KALICI BİR MİRAS
Bakan Ersoy, Ahmet Haluk Dursun’un kültürel kalkınmanın toplumun topyekun harekete geçmesiyle mümkün olacağı gerçeğine vakıf olduğunu belirterek, Ayasofya’da yürüttüğü çalışmalardan Topkapı Sarayı’nda başlattığı ‘Saray Dersleri’ne, Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığının kuruluşundan gençleri tarihin kurucu şehirleriyle buluşturan projelere kadar attığı her adımda bu gayenin gereğini yerine getirdiğini ifade etti.
Dursun’un makamların geçici, fikirden esere milletine kazandırdıklarının ise kalıcı olduğunu bildiğini kaydeden Ersoy, bu kazanımları kalıcı kılacak olanların gençler olduğuna inandığını belirtti. Bu nedenle gittiği her yerde gençlerle bir araya gelmeye, onları dinlemeye ve onlarla aynı yolda yürümeye büyük önem verdiğini vurgulayan Bakan Ersoy, "Bilgiyi kürsülerde bırakmadı; Anadolu’nun şehirlerine, üniversitelerine, müzelerine ve tarihi mekanlarına taşıdı" dedi.